Kitap ile Sohbet İzmir İkinci Sezonunu Tamamlıyor

Kitap ile Sohbet İzmir ikinci sezonunu tamamladı. Ekim 2018’de başladığımız sezon, bir de baktık ki seneyi devirmiş, kışı geçirmiş, bahar geldi geliyor derken İzmir’e yazı getirmiş.

Gelelim bu sene okuduklarımıza…

Bu senenin listesini yine Türk ve dünya edebiyatından çeşitli yazarların romanlarından oluşturduk. Edebiyatımızda çağdaş yazarlara yer verirken, klasiklerimiz arasına girmiş yazarlarımızı da okuma fırsatı bulduk. Dünya edebiyatına baktığımızda ise yine klasiklerden ve günümüzden okumalar yaptık.

Açılışımızı Melike İlgün’ün Paramparça adlı romanıyla yapmıştık. 80 dönemi, Nazım Hikmet’in hayatı ve aşklarından açılmıştı konumuz. Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına adlı romanını okurken 1950’lerde dolaşmıştık ve tabii Nazım’ı anmadan, ilk kitaba göndermeler yapmadan geçmedik bu dönemi.

Hakkari’de Bir Mevsim’i okurken birçok arkadaşımız yeni bir yazarı keşfetmenin mutluluğunu yaşadı. Yalın ve derin anlatımı ile Ferit Edgü edebiyatını masaya yatırdık. Dil konusunu konuşurken, Hakkari’nin soğuk kışlarını yaşadık bir taraftan.

Hasan Ali Toptaş’ın Gölgesizler’ini okurken bu sefer şiirsel bir anlatımı, dilin bambaşka kullanımını okumayı deneyimledik. Gölgesizler romanı birçok kitapdaşımızın aklında birçok soruya yer açtı, kitabın birlikte tartışılması ise taşları yerli yerine oturtmayı başardı.

Doppler, Erlend Loe ile Norveç’e uzandığımız bir romandı. Çağdaş bir yazarı tanıdık, güncel bir romanı okuyup Norveç’i daha iyi tanıdık. Doğa ve medeniyet yakalarında dengeyi nasıl sağlayacağımızı tartıştık.

Dönem sonuna doğru Norveç’e uzandığımız bir romanımız daha vardı; klasikleşmiş eserlerden olan Açlık, Knut Hamsun ile tanıştırdı ekibimizi. Bu etkileyici hikaye, birçok kitapdaşımızın bakış açısında değişimlere neden oldu, düşünmedikleri bir durumu düşündürttü onlara.

Oblomov, yazarı Gonçarov’un önüne geçmiş bir roman karakteri… Oblomov’u okurken Rusya’da feodalizmin çöküşüne tanık olduk, eski ve yeninin değişimini dönüşümünü konuştuk.

Oylum Yılmaz’ın Duygu Asena Roman Ödüllü romanı Gerçek Hayat’ı, Aslı Tohumcu’nun Durmadan Leyla’sı, Nermin Yıldırım’ın Dokunmadan’ı ve Murat Uyurkulak’ın Merhume’si çağdaş genç yazarlarımızdan okuduğumuz kitaplardı bu sene… Bu kitaplar bizi bazen bilmediğimiz sularda yüzdürdü, bazen konuşmadıklarımızı konuşturdu, bazen daha da derinleşmemizi sağladı.

Nam-ı Diğer Grace ile birçok kitapdaşımız Margaret Atwood’un kalemi ile tanışmış oldu. 1800’lü yıllarda işlenen bir cinayetin izinde kadın, kadınlık, cadılık ve büyücülük gibi kavramlarda gezindik.

Hüyükteki Nar Ağacı ile belki de Yaşar Kemal külliyatına hiç giriş yapmamış kitapdaşlarımızı Yaşar Kemal ile tanıştırdık. Bir yolculuk hikayesi okurken yine 1950’leri konuştuk, bu sefer siyasi ve değişen ekonomik koşulların ülkeye nasıl etki ettiğini tartışma fırsatı bulduk.

Yaşar Kemal’in isteği ve desteği ile tefrika edilerek Orhan Kemal’in tamamlama şansına eriştiği Murtaza ise bizi hem Türk sinemasında bir yolculuğa çıkardı hem de görev aşkı ve insan sevgisini konuşurken Türk edebiyatında yaratılmış en başarılı karakterlerden birini okuma fırsatımız oldu.

Merhamet de Stefan Zweig’ın belki de en az bildiğimiz ancak en güzel romanlarından biriydi. Merhamet duygusunu tüm yönleriyle düşünme imkanı sundu bize.

Kazuo Ishiguro ise Nobel ödülü almış Japon asıllı bir yazardı. Beni Asla Bırakma adlı romanıyla hem yeni bir yazar tanıdık hem de başka bir dünyadan kendi dünyamıza bakma fırsatı yakaladık.

Her Perşembe 11.00-13.00 arasında Alsancak’ta Piyano Butik Ofis’teydik. Her kitabı iki hafta boyunca konuştuk, derinlemesine tartıştık. Bakalım yeni dönemin yeni listesi bizi edebiyatın hangi sularında yüzdürecek…

Beril Erbil


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikYola Tek Başına Çık
Sonraki İçerikAdana ÇEAŞ Anadolu Lisesi Erkek Kürek Takımı Türkiye Şampiyonu Oldu
Beril Erbil
Kitap ile Sohbet İzmir lideri. 1982 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2012 yılına kadar perakende sektöründe çalıştı. Kurumsal hayata veda etmesinin ardından 2013’te Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Sosyal Bilimlerde İnsan Çalışmaları üzerine yüksek lisansa başladı. Bitirme projesini Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eserinde Yabancılaşma üzerine yaptı. 2015 yılında Yazı Çizi Çeki Atölyesi’ni hayata geçiren Beril Erbil, edebiyat atölyeleri düzenliyor, kurumsal eğitimler veriyor; editörlük, edebiyat ve öykü çalışmalarına devam ederken çeşitli dergi ve gazeteler için yazılar yazıp söyleşiler yapıyor.