Zapping

En Büyük Bebek Evi İstanbul Oyuncak Müzesi’nde!

İstanbul Oyuncak Müzesi 6. yaşına girerken pek çok yeni eseri de müzeye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor… Dünyadaki oyuncak müzelerinde bulunmayan nice nadide eser İstanbul Oyuncak Müzesi’ni alanında en üst sıralara taşıyor. Oyuncak Müzeleri’nde sergilenen eserler arasında en değerli olanlardan biri, “dollhouse” olarak adlandırılan bebek evleridir. Avrupadaki şatoların, konakların odalarını süsleyen eşyaların minyatürlerinden oluşan bebek evlerinin yapımında, genellikle ahşap malzeme kullanılır. Hayranlık uyandıran ayrıntıları ve kırılgan yapıları nedeniyle bu oyuncakların günümüze kadar sağlam kalmaları adeta bir mucizedir. İstanbul Oyuncak Müzesi bebek evlerinin en büyük ve en zengin örneklerinden birini ziyaretçilere sunuyor!.. 1890 yılında Almanya’da yapılan bu bebek evi 1.75 boyundadır. 4 kat ve 8 odadan oluşan bebek evi duvar kağıtları, kartonpiyerleri, mobilyaları ve eşyalarıyla tek başına bir müze gibi görenleri büyülüyor.

 

www.istanbuloyuncakmuzesi.com

BKG’nin Yeni Koleksiyonu: İstanbul

Türkiye’nin kültürel tanıtımına ve ülke turizminin gelişimine katkı sağlamak amacıyla toplumsal sorumluluk bilinciyle müze mağazalarını hayata geçiren BKG,  kültürel varlıkların korunması ve tanıtılması amacıyla da çeşitli projelere imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda; “İstanbul Koleksiyonu”nu şehir koleksiyonlarının ilki olarak hayata geçiren BKG, geçmişten günümüze İstanbul’la özdeşleşen tarihi ve kültürel öğeleri tasarım ürünlerine dönüştürerek İstanbulseverlerle buluşturuyor. İstanbul’un eşsiz siluetinin modern bir tasarımla bir araya getirildiği İstanbul Koleksiyonu birbirinden ilginç 99 farklı hatıra ürününü içeriyor. Hayata geçirdiği tüm projelerde gençlere istihdam imkanı da yaratmayı amaçlayan BKG, bu koleksiyonda da genç tasarımcılarla işbirliği yaptı. Ceyda Önal’ın yarattığı illüstrasyonlar, Zeynep Yılmaz, Fatih Tanrıverdi ve Şafak Kayadelen tarafından ürünlere uygulandı. Tasarımlar, ciddi bir koordinasyon ve ekip çalışması sayesinde porselen, tekstil ve cam gibi farklı materyaller üzerinde aynı kalitede uygulanarak ürünlere dönüştü. Bu süreç, tasarımların gerçeğe dönüşmesini görme anlamında tüm ekibe eşi bulunmaz bir deneyim yaşattı. Koleksiyon ürünleri, Türkiye genelindeki müze mağazalarının yanı sıra www.bkg.com.tr adresinde de satışa sunuluyor.

BKG İstanbul Koleksiyonu
http://www.bkg.com.tr/shop/categories/79/İstanbul Koleksiyonu

Sagalassos’a Ödül

Aygaz “Sagalassos’un Uyandırılması” adlı projesiyle TÜHİD Halkla İlişkiler Derneği tarafından bu yıl onuncusu gerçekleştirilen Altın Pusula Ödülleri’nde ‘Etkinlik Yönetimi’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Sagalassos’taki “Antoninler Çeşmesi 1800 yıl aradan sonra suyla buluştu.  Antik kentin politik merkezi olan Yukarı Agora’ya sosyal ve estetik bir bütünlük kazandırmak amacıyla inşa edilen Antoninler Çeşmesi M.S. 161–180 yılları arasında Roma İmparatoru Marcus Aurelius dönemine dayanıyor. 28 m boyunda, 9 m yüksekliğindeki anıtsal çeşme, 7 farklı taş türünün kullanıldığı mimarisi, zengin dekoratif bezemeleri, Burdur Müzesi’nde sergilenen heykelleri, 4,5 m yükseklikten akan şelalesi ve önündeki havuzuyla görkemli bir görünüme sahip. Restorasyon ekibi tarihi çeşmeyi yeniden hayata döndürmek için 3500 parçayı tek tek bir araya getirdi. Antoninler Çeşmesi’nin depreme karşı güçlendirme çalışmaları 2008 yılından bu yana devam etmekteydi.

Mitolojik Kahramanlar Ve Efsaneler Ahmet Güneştekin’in Kilim Tasarımları İle Hayat Buluyor

Ressam Ahmet Güneştekin,  tuvaline yansıttığı mitolojik kahramanları ve efsaneleri şimdi de halı ve kilim tasarımları ile gündelik hayatımıza taşıyor. Mezopotamya’nın büyülü masal kuşu Zümrüd-ü Anka ile ölümsüzlük tanrıçası Şahmaran, Ahmet Güneştekin’in tasarımları ile evlerimize özgürlüğü, bereketi ve sağlığı getiriyor. Güneştekin, Troya serisi ile ise Paris ve Helen’in ölümsüz aşkına hayat veriyor.  Ahmet Güneştekin, “Şahmaran” ve “Zümrüd-ü Anka” konseptli halı ve kilimlerinde kullandığı renk ve desenleri dişi olarak tanımlıyor. Sanatçı bunun nedenini de şöyle açıklıyor: “Tarihte erkek egemen toplumda, kadın söylemek istediği ama söyleyemediği her şeyi,  halıya, kilime işler. Modern dünyanın içinde bir araya getiremeyeceğimiz renkler, orada esrarengiz bir ahenkle yan yana, iç içe varolabilir. Bu da Anadolu ve Mezopotamya’nın güçlü kültürel mozaiğinin sanatla buluşan estetiğidir.” Ahmet Güneştekin’in “Şahmaran” ve “Zümrüd-ü Anka” serisi halı ve kilimleri, Balıkesir, Manisa ve Konya’da köy evlerinde, kök boya ile üretiliyor. Birbirinin benzeri olmayan halı ve kilimler,  Güneştekin Sanat Merkezi’nde 2000 ile 5000 Euro fiyat aralığında satışa sunuluyor.

Yenilenen TÜRGÖK Web Sitesi İle Sesli Kitaplara Ulaşmak Artık Çok Kolay

BUCA Rotaract Kulübü’nün destekleri ile Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı’na (TÜEGÖK) ait Web Sitesi yenilenerek, görme özürlülerin sesli kitapları şifreleri ile indirerek kolayca dinleyebilecekleri bir yapıya kavuşturuldu. Uzun soluklu ve yoğun bir çalışmadan sonra içeriği, tasarımı ve alt yapısı yenilenen; TÜRGÖK kitaplık hizmetinden faydalanan görme özürlülerin aradıklarını kolaylıkla bulmalarını sağlayacak olan site, yayına başladı. Yeni site, Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı’nı hiç tanımayan kişilere de detaylı olarak projeleri ve faaliyetlerini tanıtır bir şekilde tasarlandı. Kitaplığa üye olan görme özürlüler şifreleri ile giriş yaparak TÜRGÖK arşivinde bulunan 3069 sesli kitaba site üzerinden ulaşabilecekler.

“Rainbow Box” Işık Yerleştirmesi

Fransız sanatçı Bertrand Ivanoff’un yeni ışık enstalasyonu “Rainbow Box”, Üsküdar’daki eski Tütün Deposu’nda gökkuşağı renkleriyle, barışı ve İstanbul’un çokkültürlü zenginliğini simgeliyor. 19. yüzyılın başında İstanbul’dan Bulgaristan’a, daha sonra da Fransa’ya göçen bir ailenin üçüncü nesil üyesi olan sanatçının büyükbabası da Üsküdarlı… Eğer görmek isterseniz Üsküdar’da, rıhtım yakınında, sadece dört cephe duvarı ayakta kalmış olan eski bir tütün antreposunda 20 Mayıs’a kadar izleyebilirsiniz.

Ayşe Dural


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikSanatçı, Şair ve Öğretmen Bir Aydınımız: Bedri Rahmi Eyüboğlu
Sonraki İçerikDaha İyi Bir Dünyaya Duyulan Özlem
Ayşe Dural
Saint Benoit mezunu. Bu okulda Fransızca ve İngilizceyi öğrendi ve çok sevdi; özellikle Fransızcayı. Sonrasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde devam etti. Çalışma hayatına Garanti Bankası Halkla İlişkiler Bölümü’nde başladı. Sonrasında dergiciliğe adım atarak Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Türkiye’nin ilk “copyright” dergisi Marie Claire’de çalıştı. Suha Arafat’tan Orhan Pamuk’a kadar pek çok kişiyle söyleşiler yaptı, kadın hakları konusunda araştırmalar yaptı, modayı yakından takip etti. AMICA, BIBA gibi dergilerde çalıştı. Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 2000-2006 yıllarında The Gate dergisinin yayın yönetmenliği yaptı. Koç Holding’in Bizden Haberler dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra PR ajanslarında Medya İlişkileri Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Böylece artık haber yapmayacak, ama haberi gazetecilerle paylaşacaktı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin medya ilişkileri yönetmenliğini üstlendi. Yasemin Sungur’la birlikte Kültür Sanat Ajansı’nı kurdular. Kitap editörlükleri yaptı. Dural, basında ve halkla ilişkiler konusunda edindiği tecrübe, bilgi ve deneyimi, danışmanlık, eğitim ve seminerler aracılığı ile yeni nesillere aktarmakta ve martidergisi.com için röportajlar yapmaktadır.