Yine Yollardayım

Öndeki arabayla mesafemi korurken, yüz elli metre ötedeki trafik ışıklarını takip ediyorum. Yolun sağından solundan kaldırımdan yola inecek yolculara dikkat ederken, en az dört araba önümdekinin fren yaptığını fark ediyorum.  Dikiz aynasıyla arkayı kontrol ederken, yan aynalardan da yanıma yaklaşan motosikletlere dikkat ediyorum. Bir ayağım zaman zaman debriyajda diğeri gazda ama frene basmak için tetikte…  Bu arada radyoda çalan müziğe tempo tutarken, arabadaki yolcularla sohbet ediyorum fakat tek sorun bunların hepsini aynı anda saniyeler belki saliseler içerisinde fark etmem, takip etmem, görmem, dinlemem ve yönetmem   gerekiyor.

Hayat işte…

İşte tam da böyle bir şey hayat yolculuğu diyorum kendime, tıpkı bir arabayı kullanır gibi…

Hedefine ulaşmak için seçtiğin araba, gittiğin yol, sana eşlik eden yolcular, dostların, ailen, yol boyunca yaşadığın maceralar hepsi ama hepsi hayat yolculuğunun bir parçası.

Yollarda, dikkatli özenli, diken üstünde ama güvenle aşkla nefesinin kesildiği anlarla, mutlulukla yol almaktır yaşamak. Peki bir günümüz diğerinden farklı değilse, bu hayat yolculuğunda otomatik pilota bağlamış gidiyorsak. Her sabah uyanmak için bir nedenimiz ya da yaşam amacımız yoksa, paylaşmadan, içimizdeki yetenekleri keşfedemeden sıradan yaşamlarla oradan oraya savrularak yaşıyorsak o günün diğer sıkıcı sıradan günlerden ne farkı kalır?

Eğer, hayat bir yolculuksa bu yolculuğu eğlenceli hale getirmek, insanın aşkla yaptığı hedeflediği hayat amacı ile mümkün olabilir mi?

Her sabah “İyi ki yaşıyorum!” , “İyi ki bu hayattayım!”  dedirtecek cinsten bir yaşam amacı…

Bir yıl daha bitti.

Hedefsiz, nedensiz ve mutsuz mu?

Farkındalıkla, hedefe doğru bir adım daha umutla mı?

Seçim bizim.

Yaşam bize öyle oyunlar oynar ki her seferinde yine yeniden devam etmek için bir sebep, bir amaç buluruz kendimize…

Bulmalıyız da.  Bu saatten sonra demeden, azimle, tutkuyla…

Arabayla bir taşın üstünden geçer gibi sarsılarak, her düştüğümüzde yeniden ayağa kalkarak.

Yeni bir yıl daha geliyor

Sağlıkla, neşeyle, anlam yüklü, adım adım mutlulukla<

Yeni bir yıl daha…

Her yeni yıl, yeni umutlar demek, hiç bitmeyen düşler demek. Mucizelerin gerçek olması demek, yaşadığını hissetmek demek…

Yeni yılda heyecan dolu kalbinizin hep atması, aşkla nefesinizin kesilmesi dileğiyle…

Hayat yolunuz açık olsun…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerik“Estetik ve İçgüdü” IMOGA Art Space’de
Sonraki İçerikHayattan Öğrendiklerim- I
Hüma Oktay
Bir işletme bölümü mezunu olarak kurumsal hayattaki misyonumu tamamlayıp artık özüme döndüm. Yazarak yaşamaya... Hayat boyu bitmeyen bir öğrenme arzusu çok kitap okumaya ve kitapların yayına hazırlanması sırasında işin mutfağında olmaya yöneltti beni. Bazen görme engelliler için kitaplara ses verdim, bazen basılmadan önce kitapları çocuklarla birlikte irdeledim. Böylece çocuklar için eğlenceli kitaplar yazma serüvenim başlamış oldu. Her kitap yaşamımda bir iz bıraktı. Kafka’nın Dönüşüm’ü beni Prag’a sürükledi, Gülşah Elinkbank’ın Yalancılar ve Sevgililer’i Romanya’ya... Antoine de Saint-Exupéry’in Küçük Prens’i beni koleksiyoner yaptı, Orhan Veli’nin Şiirleri benim de duygularımı şiir ile ifade etmeme vesile oldu. Kitaplar ve seyahatler yeni şehirleri, yeni kültürleri ve yeni yazıları da beraberinde getirdi. Bu seyahatlerdeki yol arkadaşım kardeşim Baobab ve ben Albatros 2013 den bu yana kendi web sitemizde yazmaya başladık. Etkilendiğim kitaplar, doğal yaşam, geri dönüşüm, çocuklarla iletişim, çocuklarla hayata dair kaleme aldığım konuları 2015’den bu yana Martı Dergisi’nde paylaşıyorum. Dünyanın geleceğini bugünden görmek isterseniz bir eliniz çocuklara bir eliniz toprağa dokunur olsun... Sevgiyle kalın daima... Hüma Oktay