Yaşadığımız her şey tekamülümüz içindir. Tekamül; gelişmek ve olgunlaşmak demektir, olaylara takıldığımız yerden değil, tarafsızca bakabilmektir.
Başkalarında görüp de yargıladığımız ne varsa, önceden böyle bir olaya şahit olduğumuz ve onun üzerinden yeni olayı değerlendirdiğimiz içindir.
Her olayda gezer dolaşır ilk tecrübemize benzer sonuçları seçeriz. Bir danışanım küçüklüğünde tacize uğradığını ve yetişkin olduğunda da hep taciz eden insanlarla karşılaştığını söylemişti.
Kendimizi mağduriyete teslim etmek, öğrenilmiş çaresizlik seçimindendir.
Oysaki yaşanan her olay, onlarca farklı olasılık barındırır ve yaptığımız seçimle olaylara yön verebilme gücümüz vardır.
Bu farkındalığa erişmek kişisel gelişimi hızlandıracaktır.
Zaman içinde şunu da gördüm ki, anne babasını affedemeyen pek çok yetişkin, onların sadece iyi davranışlarını örnek aldığını söylese de onlarda affedemediği birçok yanlış davranışı, kendi çocuklarında uyguladıklarını sonradan fark ediyorlar ve ardından pişmanlık yaşıyorlar.
Geriye dönüş imkansızdır bu nedenle kendinle kavganın bir faydası da olmaz, ancak aynı hataları tekrar etmemek telafi sürecini başlatacaktır. Bu her konu için geçerlidir.
Kıssadan hisse, ailemiz bizi kendilerince sevip korudular, ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Bildikleri gördükleri ile sınırlıydılar.
Ailemi olduğu haliyle yeterli bulmak, onları kalbimdeki sıcacık tahtlarına geri koymak, kendimi de olduğum halimle kabul edebilmektir.
Atalarla yüzleşmek ve affetmek, gelecek nesillere bu sınavları aktarmayı da engelleyecektir.
Dünyaya gelirken tekamülümüze uygun ailelerimizi biz seçtik, ruhumuz bedenlenmeden önce bu gerçeği biliyorduk ancak dünyaya inince çoğumuz unuttuk.
Hatırlamak için buradayız.
Yalnız değiliz.
Biriz, tekiz, güvendeyiz.
Yaradan hep yanımızda, sevgiyle sarılıp sarmalanıyoruz.
Şükürler olsun.
Semra Çetin






















