Şiddetsiz İletişimin Hediyesi Nedir?

Bugün benim doğum günüm. Şu anda oğlumun kreşe başladığı 4. günde, okulun yan sokağındaki bir ağacın altındayım. Okulun kapısından uzaklaşıp yol alırken, içimi pek çoğunuzun bildiği o özgürlük duygusu ve beraberinde gelen suçluluk kapladı. Nasıl yani, ben bu durumdan memnun muydum? (Evet.)

Arabamı park edip, biraz düşünmeye başladım. Suçluluk duygusu, savunma mekanizmasını devreye soktu ve beni tüm yaz yaşadığım koşturmacanın hafızamdaki anlarına götürdü; yeni düzen, yeni bir şehirde, ev kurmanın, tatil planlarının, çocuk bakımının, hastalıkların, işlerin, dünyanın başına gelenlerin izlerini bıraktığı kısa-uzun, tatilli-yorucu, hiçbir şeye tam olarak yetemediğimi hissettiğim bir dönemdi. Güzel tatil anılarının yanında, ellerin ve bazen sinirlerin harap olduğu bir dönem aynı zamanda.

‘Fakat harap olmaktan niye gamlanayım? Harabenin altında Padişah hazinesi var.’ demiş Mevlâna.

Hazine midir bilinmez ama bu harabe halimden çıkmanın en iyileştirici yolu ve benim için en büyük ihtiyaç sakin bir alanda tek başınalık ve yazmak (üretim ve yaratıcılık ihtiyacımın karşılanması).

Arabayı marketin kapısının önüne sürdüm. Reyondan aldığım ilk şey çizgili, pembe kaplı bir defter ve bir de fosforlu kalemler.

Arka koltuktaki minik cepler için, kırmızı bir oyuncak araba ve sağlıklı bir de çikolata aldıysam, oğlum okuldan çıkana kadar, minik hediyeleri de onu beklerken, yazabilirim. Yeterince tek başına ve sakinsek konuya başlayalım.

Konumuz Şiddetsiz İletişim. Bir süredir eğitimlerini aldığım, kitaplarını okuyup, grup pratiklerine katıldığım, hayatıma almaya niyet ettiğim Şiddetsiz İletişim felsefesinden bahsedeceğim.

Şiddetsiz İletişim

  • Yaşamlarımızı birer hediye olarak görüp kendimizle ve insanlarla yürekten bağ kurmak için
  • Kendi değerlerimizden ödün vermeden doğamızda var olan şefkati ortaya çıkaran
  • Karşımızdakini empati ile anlayarak çevremizdeki insanlarla aramızda derin bir sevgi, saygı ve anlayış zemini oluşturarak
  • Karşımızdakini suçlamadan gerçek duygu ve ihtiyaçlarımızı açık yürekli bir dürüstlükle ifade etmeye yardım eden, herkesin ihtiyaçlarının gözetilmesini sağlayan
  • İlişkilerimizin niteliğini temelinden düzeltmemize katkıda bulunan 4 adımda etkin bir yöntem sunan bir yaşam dilidir.

Şiddetsiz iletişimin (Şİ) temelinde bazı pratikler yatıyor ve ‘Tüm insanlar aynı ihtiyaçları paylaşır’ diyor Şİ kabulleri. Kabul ihtiyacı, şefkat ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacı, duygusal güvenlik ihtiyacı, maddi güvenlik ihtiyacı, düzen ihtiyacı, huzur ihtiyacı, etkinlik ihtiyacı, eğlence ihtiyacı, sevgi ihtiyacı, gözetmek-gözetilmek ihtiyacı, yakınlık ihtiyacı, alan ihtiyacı, dürüstlük ihtiyacı, eşdeğerlilik ihtiyacı, anlayış ihtiyacı , kendini ifade etme ihtiyacı, şakalaşma-mizah ihtiyacı, gülme ihtiyacı, dinlenme ihtiyacı, cinselliğin ifadesi, dokunma, temas ihtiyacı ve daha pek çok ihtiyaç hepimizin bu hayattaki gerçeği. Yaşamımızda var oluşları ve bu ihtiyaçlarımızı karşılama yöntemlerimiz farklı olsa da hepimiz bu ihtiyaçlar ile yaşıyor ve etkileşim kuruyoruz. Ve tüm davranışlarımız ihtiyaçlarımızı karşılama girişimlerimiz aslında.

Kızgınlık, öfke, suçluluk, utanç, neşe, hüzün ve tüm duygular, karşılanmayan ihtiyaçlarımızı işaret ediyorlar.

Peki, bu yazıyı okurken içinize dönüp baktığınızda fark ettiğiniz karşılanan ve karşılanmayan ihtiyaçlarınız neler? Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında hangi duyguları hissediyorsunuz? Mahzun, üzgün, kederli mi? Hevesi kırılmış, incinmiş, bıkkın, yılmış, gönülsüz mü?  Ya da memnun, mutlu, enerjik mi? Ya da huzurlu, dingin, şefkatli mi? Ve hatta gururlu, dingin, güvenli mi?

İhtiyaçlarımız karşılandığında mutlu, tatmin olmuş, huzurlu vb. hissediyor; ihtiyaçlarımız karşılanmadığında üzgün, korkmuş, hayal kırıklığına uğramış vb. hissediyoruz. Peki huzura giden en kısa yol nedir? Duygu ve davranışlarımızı gözlemleyerek, onların sorumluluğunu alarak, karşılanmayan ihtiyaçlarımızla barışık olarak, tüm kalbimizle yaşamaya niyetli ve tüm mevcudiyetimizle karşımızdakinin duygu ve ihtiyaçlarını dinlemeye hazır olarak.

Çok sayıda eğitim ve grup pratiğine katılma fırsatı bulduğum, Türkiye’deki sınırlı sayıdaki Şİ eğitmenlerinden Şükrü Bozkurt hocamın söylediğini hatırlamam gerekirse; ‘Mevcudiyetiniz karşınızdaki kişi için en büyük hediyedir.’

Peki Şiddetsiz İletişim nasıl gerçekleşir, nasıl hayat bulur?

  • Yargılarımızdan bağımsız gözlem yapmak
  • Doğrudan yüreğimizdeki duyguları fark etmek (Üzerine çokça çalışılması gereken bir konu)
  • Değer ve özlemlerimizi ifade ederek ihtiyaçlarımızı dile getirmek (Hasır altı edilmemesi gereken bir konu)
  • Net ve olumlu eylem dilinde ricalarda bulunmak (Hayır’ı duymaya hazır olarak.)

Peki Şiddetsiz İletişim’i bilenler, kullananlar, bu yolda yürüyenler, hiç sinirli, öfkeli, üzgün, mutsuz, değersiz, yalnız, çaresiz hissetmez mi kendini? Tabi ki hissederler. Bu insan olmanın doğasıdır. Tüm duyguların ve ihtiyaçların kabulüyle, güzelliğiyle buluşup, yukarıda saydığım 4 adımı hayatlarının bir parçası haline getirirler.

Şiddetsiz İletişim bir yaşam yolculuğu, ben de bu yolda yürüyorum, yol uzun. Birkaç adımda sizin de derinleşebilmeniz adına ilham kaynaklarım:

* Şiddetsiz İletişim-Bir Yaşam Dili, Marshall Rosenberg

* Kızgınlık, Suçluluk & Utanç, Live Larsson

* Duygular Listesi https://ca97876e-8ad4-4ea5-8192-40b26e771ce8.filesusr.com/ugd/e0f8cd_362ea69323744055b5b7dc2c9ddfbf3a.pdf

* İhtiyaçlar Listesi https://ca97876e-8ad4-4ea5-8192-40b26e771ce8.filesusr.com/ugd/e0f8cd_aac8e98660f94f2ab76aa6a74a440658.pdf

* https://www.siddetsiziletisim.com/

* https://www.siddetsiziletisim.com/sukrubozkurt

Sevgi ve ilhamla dolu bir gün olsun.

Gülçin Gürses Eroğlu

Önceki İçerikİBB Şehir Tiyatroları’nın Merakla Beklenen Oyunu Yaftalı Tabut Prömiyer Yaptı
Sonraki İçerikAhmet Güneştekin Sergisi Diyarbakır Keçi Burcu’nda Açılıyor
Gülçin Gürses Eroğlu 1985, Ankara doğumlu. Evli ve bir çocuk annesi. Müzik sever, okur, yazar-çizer-boyar, derinleşme telaşında. Bilgisayar Mühendisi, Pazarlama İletişimcisi. İtalya'da Leadership üzerine eğitim aldı. “Dünya için Geleceğin Liderleri” bursunu kazanan sayılı kişilerden biridir. 11 yıllık iş hayatı süresince birçok farklı sektörde teknoloji, inovasyon, iş geliştirme, ürün geliştirme ve proje yönetimi alanlarında çalıştı. Çalıştığı kurumlarda inovasyon öncülüğü yapmış ve çok sayıda ödül almıştır; halen kurum içi inovasyon, iletişim, motivasyon odaklı çalışmalara katkı sağlamaktadır. Hayalini kurduğu;insanların hayatında mutluluk ve enerji yayabileceği bir hareket için Joimove topluluğuna katıldı. UNESCO ve CID'in desteklediği, sertifikalı Joimove Bebeklerle Dans eğitmenidir. Halen bir teknoloji şirketinde kurumsal çalışma hayatına devam etmektedir, ürün yönetimi eğitmeni olarak; zamanının çoğunu yeni ürünler üretmek üzerine çalışırken ve ekiplere ürün yönetimi eğitimleri verirken geçiriyor. Martıdergisi'nde hayata,liderliğe, pazarlamaya, iletişime, marka iletişimine ve inovasyona dair yazılar kaleme alıyor.