Kendimle Konuşmalar; Vedalaşmalar

Merhaba, geceler uykusuz ve sıkıntılı geçiyor. İlaç alerjisi olabilirmiş, haftalardır devam ediyor. Tüm bedende kuruma, küçük kırmızı döküntüler ve kaşıntı. Mayıs’ta fark ettim ilk. Hemen doktora gittim, ağızdan bir alerji ilacı ve beden için losyon verdiler. Önce hafifti ve 5 hafta önce çok şiddetlendi. Şimdi daha iyi, gündüzler iyi, geceler uykusuz. Bu da geçecek biliyorum.

Ben Yasemin. sadece yasemin…

Mis kokulu bir çiçekten almışım adımı. Pek severim adımı. Çiçeğin kokusu da, saflığı da sinmiştir ruhuma, inanırım… Aslında ‘Yasemen’ demiş annecim. Nüfus memuru Yasemin yazmış. Bir tek annem der bana Yasemen.

Hani var ya o şarkı…

Bir demet yasemen,
Aşkımın tek hatırası,

Zeki Müren ne güzel söyler… Haydi bulun bu şarkıyı dinleyin benim için. Bir de hepimizin sağlığına, hayata ve aşka kadeh kaldırın, her ne içiyorsanız…

Teşekkürlerim var. Ben olmamda emeği olan herkese şükranlarımla minnettarım. Her zaman emek veren bana şükranla sarılıyorum.

Anılarımda; her fırsatta kucağında yattığım, saçlarımı okşayarak beni okuyup üfleyen anneannem var, cebinden çıkardığı akide şekerini ağzıma kendi eliyle veren. Dilimde o şekerlerin renkli, uçuşan lezzetli tadıyla yaşattığın her şey için teşekkür ederim, olduğun yerde bana yaşattığın huzuru yaşa. O deneyimlerimin verdiği huzuru yüreğimin baş köşesine yerleştiriyorum.

Ayrılıklar var. Hep vardı, hep olacak. Kabul etmek zor oluyor, onlar gidiyor ancak biz ayrılığı içselleştirip, onlarla gerçekten vedalaşamıyoruz. Vedalaş…

Terk edilişler var. Hayatın her alanında var. Sindirmek zor oluyor. Taşımaya devam ediyoruz sırtımızda. Etme…

Bıraktıkların var.

Bıraktım diyorsun da gerçekten bıraktın mı? Nereye bıraktın?
Bekletmeye mi aldın yoksa? Yakınında bir yerlerde duruyorlar mı? Bırak ya hu…

Canım babam, sen işe ben okula gitmeden önce her sabah kahveni pişirdim, beni de Türk kahvesine yavaş yavaş daha orta okulda alıştırdın, seni en çok o kahvenin kokusuyla yaptığımız sohbetlerde sevdim. O günlerden beri her sabah ilk fırsatta sade kahvemi içtim. Şimdi 5 haftadır içemiyorum. Çok özledim be babam…

Huzurunun bende bıraktıklarına sahip çıkacağım. “Sen yapmak istediğin her şeyi yaparsın, seninle gurur duyuyorum” demiştin. Evet istediğim şeyleri yapıyorum. Gözlerin üzerimde biliyorum. Kahve kokumdasın, şimdilik sadece kokladığım kahvemdesin.

Uzak yakın zamanlarda yaşadığım kayıplar var, sonsuzluğa uğurladığım uzak yakın dostlar, arkadaşlar var. Hepinize varlığıma kattıklarınız teşekkür ederim. Her neredeyseniz huzurlu olun.

Bugün sizleri el sallayarak uğurluyorum. Anılarımdasınız. İhtiyaç duyduğumda ruhumdasınız.

Bizi yakınlardan, uzaklarsan, göklerden izlediğinize, bizlerle mutlu olup, bizlerle üzüldüğünüzü hissediyorum.

Varlığımı fark etmemi, var etmemi, çoğaltmamı sağlayan, çoğalttığımı hissettiren herkese teşekkür ederim. Nefes aldığım anları paylaştığım hayatımda olan herkes enerjimi artıyor.

Son günlerde en çok şükür doluyum. Bu da geçer…

Ve benim aşkım, İlhanım varlığımdasın…
Yunus Emre “Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler” demiş.
Dinlemeyi bilen kulaklara kalpten diliyorum, düşleriniz yolunuz olsun, gerçekten yaşamak için emek verdiğiniz sizin olsun…

Yasemin Sungur

Önceki İçerikKaybolmuş Güzelliklere Hayat Vermek
Sonraki İçerikHayat, Ölüm, Aşk ve Adalet Sergisi 
Yasemin Sungur
Hayat Öğrencisi... Aşk ile evrende hayat bir başka güzel. Şükür...