Kendi Ritmini Bulmak

Hayat herkes için aynı hızla akmaz. Her adım, kendi zamanı geldiğinde atılır.

Hayatın bir ritmi var. Bazen hızla akan bir nehir gibi çağlar, bazen durgun bir göl gibi sessizleşir. Her an bir hareket, bir geçiş, bir akış taşır. Bizler de bu ritmin içinde kendi adımlarımızla yürürüz. Kimimiz sabahın ilk ışıklarında uyanır, kimimiz gecenin sessizliğinde derinleşir. Kimimiz uzun adımlarla, kimimiz daha yavaş, durup düşünerek ilerler. Önemli olan, bu ritmin bize özel olduğunu hatırlamak.

Hayatın Ritmine Kulak Ver

Hayatın dayattığı değil, bizim içten gelen, bize ait olan ritim… Çünkü her insanın içinde kendine özgü bir tempo vardır. Bu tempo dış etkilerle bozulabilir, hızlanabilir ya da yavaşlayabilir ama özünde hâlâ bize aittir. Kendi ritmini bulmak, hem kendine yaklaşmak hem de yaşamla daha uyumlu bir ilişki kurmaktır.

Bir danışanım şöyle demişti: “Kış mevsiminde yazmakta zorlanıyorum, sadece okumak istiyorum.” Bu cümle, kendi içsel döngüsünü fark etmiş birinin ifadesidir. Mevsimlerin, doğanın akışı gibi bizim de ritmimiz değişkendir. Bu ritme kulak vermek, kendimizle daha uyumlu bir yaşam kurmanın ilk adımıdır.

Ritim Seninle Başlar

Ritmi başlatan biziz. Sabah nasıl kalktığımız, gün içinde hangi kararları verdiğimiz, ne zaman durup düşündüğümüz… Bunların hepsi kendi ritmimizin birer parçası. Başkalarının temposuna kapılıp yaşadığımızda iç sesimizi bastırırız. Oysa her bireyin üretken olduğu, kendini iyi hissettiği zaman dilimi farklıdır.

Kendine şu soruyu sor: “Ben hangi saatlerde kendimi daha çok ben gibi hissediyorum?” Bu sorunun cevabı seni ritmine biraz daha yaklaştıracaktır.

Uyum Değil, Özgünlük

Toplum, hep bir örnek yaşamlar sunar. Herkes aynı tempoda yürümeli, aynı anda üretmeli gibi. Ama bu, özgünlüğün en büyük düşmanıdır. Uyum değil, içten gelen ritim esastır. Bir arkadaşım, haftalık ajandasına “sessiz saatler” eklemişti. “O saatlerde hiçbir şey yapmıyorum. Duruyorum. Kendimi dinliyorum,” demişti.

Bu küçük karar, onun özgün ritmine duyduğu saygının bir ifadesiydi. Gerçek denge, herkesle aynı adımı atmak değil, herkesin adımına saygı duyarak kendi yönünde yürümektir.

Adım Adım Kendi Zamanınla

Hayat bir yarış değil, kişisel bir yürüyüştür. Herkesin adımı, yönü, hızı farklıdır. Kimi erken başlar, kimi geç. Kimi otuz yaşında ilk kitabını yazar, kimi altmışında ilk resmini yapar. Gelişim için evrensel bir takvim yoktur. Zamanlama bize özeldir. Bu nedenle, kıyaslamaya değil farkındalığa ihtiyacımız vardır.

Yazar Bahar Eriş’in sözü aklımda.
“Her çocuk kendi hızında ilerler, lütfen arkadan ittirmeyiniz.”

Aslında sadece çocuklar değil, hepimiz… Kendi hızımızda, kendi kapasitemizde, kendi zamanımızda ilerleriz. Dış sesler bizi hızlandırmak ister ama asıl dönüşüm, içimizden gelen ritme sadık kaldığımızda başlar.

Benim Ritmim de Bana Özel

Kendi ritmimi fark etme yolculuğunda, duygularımın bu ritmi doğrudan etkilediğini anladım. İçimde huzur ve açıklık varsa, adımlarım hafifliyordu. Ama kaygı, öfke ya da belirsizlik geldiğinde ritim hemen değişiyordu.

Duygularımı etkileyen neydi? Düşüncelerim. Ve hep hatırladığım söz:
“Düşüncelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin.” 

Joseph Murphy’nin şu sözü ise bana her zaman yön verdi:
“Hiçbirimiz koşullarımızın kurbanı değiliz. Aksine hepimizin kendi gerçekliğimizi yaratma ve kendi kaderimizi belirleme gücü var.”

Hayatın akışını daha net fark ediyorum artık. Ne düşündüğüme, hangi sözcüklerle iç dünyamda yankılandığına dikkat ediyorum. Çünkü; ritim düşünceden doğar ve ritmini bulan, kendi hayatının müziğini besteler.

Kendine Sor

Bugün seni gerçekten yoran neydi?
Kendi ritminin dışında kalmana sebep olan hangi alışkanlık veya beklenti seni yönlendirdi?
Ve en önemlisi: Şu an bedenin ve ruhun hangi tempoya ihtiyaç duyuyor?

Ritim Günlüğü – Uygulama Kutusu

Bu hafta kendin için küçük bir ritim günlüğü tut. Her gün şu üç soruyu yazılı olarak yanıtla:

  1. Bugün kendimi ne zaman daha enerjik, ne zaman daha yorgun hissettim?
  2. Hangi saatlerde üretken oldum, ne zaman zorlandım?
  3. Başkalarının ritmiyle mi hareket ettim, yoksa kendi iç sesimi mi dinledim?

Haftanın sonunda bu cevaplara bak ve kendi içsel ritmine dair ipuçlarını yakala. Dönüşüm farkındalıkla başlar. Ve daha büyük bakış açısıyla “Kendine İyi Gelenler” listesi yap.  Listeyi önceliklerine göre sırala, uygulamaya başla.

“Ritmini bulan, kendi hayatının müziğini besteler.”

Yasemin Sungur

Kendine İyi Gel sadece 21 dakika…

Kendine İyi Gel – Hayatın Sorumluluğunu Al

 

Önceki İçerikKendini Ne Kadar Açık İfade Ediyorsun?
Sonraki İçerikÖn Yargılarım Bana Ne Söylüyor?
Yasemin Sungur
Hayat Öğrencisi... Aşk ile evrende hayat bir başka güzel. Şükür...