İskoçya’da Maltın Peşinde

Yemyeşil doğasını, masal gibi mimarisini hep merak ettiğim İskoçya’ya nihayet gitmek için tüm hazırlıklar tamam. Önceden hazırlanmak gerekiyor çünkü klasik tarihi ve turistik yerlere değil, İskoçya deyince ilk akla gelen ürünlerden birinin peşine düşüyoruz: Viski üretiminin…

Yaklaşık dört saatlik bir uçuşun ardından Edinburgh’a varıyoruz. Havaalanından bizi alan aracımızla, üç saatlik bir yol daha bizi bekliyor. Ama doğa o kadar bozulmamış ve güzel ki, sonbaharın tüm renklerini görerek ilerliyoruz. Zaman hızla geçiyor bu sayede. Hava kararırken Speyside bölgesine varıyoruz. Bu bölge İskoçya’nın en ünlü ve köklü damıtım evlerinin bulunduğu bir yer. Etraftaki köyler ve kasabalar, sonsuz bir yeşilliğin ortasında, birbirinden şirin, küçük, tipik İskoç evlerinden oluşuyor. Gördüğümüz her yeşil alandaysa, koyunlar ve aslan yelesini andıran tüyleriyle sevimli İskoç inekleri var.

İskoçya-4

Ertesi gün kahvaltının ardından vakit kaybetmeden damıtım evi gezisi için yola koyuluyoruz. Ziyaret edeceğimiz Glenfiddich ve Balvenie damıtım evleri İskoçya’nın en eski ve köklülerinden. Hala klasik yöntemlere bağlı kalması ve bu yöntemleri yeni teknolojiye adapte etmesiyle ünlüler. Ve en önemlisi hala aynı ailenin yönetiminde. 1887’de William Grant ve ailesi buradaki ilk binayı, 750 bin taş kullanarak, 371 günde elleriyle inşa etmiş. Şimdiyse günde 100 ton arpanın işlendiği dev bir tesis ama, o orijinal bina da hala ayakta.

İskoçya-1

Tesisleri gezmeye tonlarca arpanın yerde filizlendirilip, tahta küreklerle savrularak havalandırıldığı ve sonrasında kurutulduğu büyük salonlarla başlıyoruz. Hatta tahta kürekleri elimize alıp, savurma işlemini kendimiz deniyor, ne kadar zor ve yorucu olduğunu bizzat test ediyoruz. Sırasıyla; maltlama, mayşeleme, fermantasyon, distillasyon, olgunlaştırma işlemlerinin yapıldığı bölümleri tek tek dolaşıyor, nasıl yapıldığı konusunda ayrıntılı bilgi alıyoruz. Distillasyon işleminin yapıldığı imbikleri, çaydanlık ısıtır gibi doğrudan ateşle ısıtıyor, artan arpa posalarını ise ineklere veriyorlar. İçerisinde 30-40 yıllık viskilerin de bulunduğu olgunlaştırma bölümünde, toplam değeri 40 milyon doları bulan 12 meşe fıçı günün yıldızları oluyor.

İskoçya-2

Damıtım evi gezisinin en keyifli kısmı son bölüm. Çünkü hediyelik eşyaların satıldığı bu bölümde 15 yıllık Glenfiddich viskisini kendi ellerinizle şişeye doldurup, kapatıp, etiketleyerek, kendi adınıza bir viski şişesinin sahibi oluyorsunuz. Son derece şık bir kutuyla çocuklar gibi şen çıkıyoruz bu hayranlık uyandıran tesisten.

iskoçya-3

Speyside Bölgesi’ni gezerken yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri de, bu harikulade doğanın ortasında vahşi kuşları yakından görüp, elinizde tutmak. Edinburgh’a dönmeden biz de kendimizi baykuşlar ve kartalları sevip, fotoğraf çektirirken buluyoruz. Baykuşların gözlerine yakından bakarken etkilenmemek ve kartalın asaletine hayran olmamak mümkün değil! Tam da zevkten dört köşe olmuşken yolda yağmaya başlayan kar üstüne kaymak gibi geliyor. Kışın ilk karına İskoçya tepelerinde dokunuyoruz.

İskoçya-5

Edinburgh’a varır varmaz Edinburgh Kalesi tüm heybetiyle karşılıyor bizi. Ama biz soluğu, gezi amacımıza uygun olarak Whisky Experience Center’da alıyoruz. Bu kez tüm İskoçya’nın viski tarihçesi önümüzde uzanıyor. Konuyla yakından ilgilenenler için bir nevi cennet. Çıkışta Old Town ve New Town’ın insanı Ortaçağ’a götüren sokaklarına dalıyoruz. Bu ara sokaklarda, vintage dükkânlar, kilt satan mağazalar, her yerden fırlayan müzecikler ve İskoçların hınca hınç doldurduğu keyifli barlar var. Hepsine girip çıkmak istiyoruz. Ve gezebildiğimiz kadarını kaçırmıyoruz.

İskoçya-6

Yeşilin hiç görmediğim renklerine eklenen sonbaharın tüm tonları, muhteşem doğası ve hayvanları, gotik mimarinin birbirinden güzel tarihi örnekleri, edindiğimiz yeni arkadaşları, artık bir kültür haline gelen malt içecekleri ve eğlence mekânlarıyla gönlümüzü fetheden Edinburgh’a istemeyerek veda ediyoruz. Peşine düştüğümüz amacı gerçekleştirmenin mutluluğu ve en kısa sürede yeniden gelme kararlılığıyla…

İskoçya-9

İskoçya-7

İskoçya-8


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: