Hugh Jackman Mart’ı Isıttı

İnsan hayatında kaç kere “dünyanın en seksi erkeğiyle” karşı karşıya gelir ki? Onu anılarını anlatıp, şarkı söyleyip, dans ederken izleyebilir? Mart ayı, işte bu şansı yakaladığım ay oldu. 2008’de People dergisinin “yaşayan en seksi erkek” seçtiği, 2009’da Oscar ödül gecesindeki performansı unutulmayan, ünlü oyuncu Hugh Jackman İstanbul’a geldi! Bir Hollywood yıldızı olmadan önce, Broadway’deki başarısıyla dikkat çeken oyuncu için beklenti yüksekti.

image (2)

Daha gösterisi için sahneye çıkmadan bir gün önce, basın toplantısında başladı kalpleri fethetmeye. Karşımızda sadece çok yakışıklı değil; cana yakın, neşeli, enerjik, mütevazı ve pozitif bir adam vardı. Sorulara verdiği içten cevaplar, anlattığı neşeli hikâyeler içeriden, dışarı yansıyan bir güzelliğin kanıtıydı. 19 yıl önce, eşiyle İstanbul’a geldiklerinde geceliği 25 dolar olan bir otelde kaldıklarından bahsetti: “O zaman da mutluyduk, şimdi geldiğimiz çok farklı şartlarda da mutluyuz. Mutluluğun şöhretle, parayla bir ilgisi yok” diyerek, kadınların O’nu sadece fiziği için beğenmediğini ortaya koydu. Dedesinin Sakız Adası’nda doğup, büyümüş olması ve Türk kahvesine bayılması bu topraklarla bağıydı. Bizi kırmayıp acapella söylediği şarkı da, ertesi akşam izleyeceğimiz şovunun tadımlık kısmı oldu. Böylece daha bir heyecanla başladık gösteriyi beklemeye…

 

17 Mart  akşamı Zorlu PSM’ye gelenler ne kadar şanslı olduklarından habersizdi. Çünkü bu Hugh Jackman’ın İstanbul’daki ilk ve tek gösterisi olacaktı! Ses tellerinde yaşadığı sorun sebebiyle, sonraki üç gösterisi gerçekleşemeyecekti. “An Evening With Hugh Jackman” adlı şovu, “What a Beautiful Day” şarkısıyla başladı. Ardından, Türkçe “Merhaba İstanbul”,  “Nasılsınız?” sözleriyle selamladı hepimizi. İstanbul’da olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Jackman, muhteşem bir gece olacağını ve nazara karşı nazar boncuğu taktığını belirtti. (Ama ne yazık ki, bu boncuk onu şanssızlıklardan koruyamayacaktı.) 19 yıl önce geldiği İstanbul’un ne kadar değişmiş olduğundan bahsetti. Salonda bulunan eşi için söylediği şarkı boyunca, sahnedeki dev ekranda eşinin fotoğrafları vardı. Şarkının sonunda sahneden inip, eşinin yanına giderek sarıldı ve öptü. O sırada salondaki kadınların durumunu tahmin edersiniz…
Gecenin bir başka şanslı kişisiyse, Fatoş isimli hayranı oldu. Sahneden inip, yanına aldığı bu hayranıyla şakalaştı, kur yaptı, dans edip, sarılarak uğurladı. Gösteri boyunca, hayatından kesitler sundu, ailesini, kariyerini, unutamadığı anılarını anlattı. “Singing in the rain”, “Guys and Dolls” gibi şarkılarıysa, retro fotoğraflar, Hollywood stüdyolarının ünlü jenerikleri, film görüntüleri ve dansçılarıyla birlikte dans ederek seslendirdi. Şarkıları bağırmadan söylemesi, abartısız dansı, muzip duruşu ve samimiyeti seyirciyi en etkileyen yanlar oldu. Ülkesi Avustralya ve sahneye çağırdığı Aborjin müzisyenlere ayırdığı bölümse duygu doluydu. Hugh Jackman şovunda ayrıca, gittiği ülkenin bir sanatçısını sahneye çıkararak birlikte şarkı söylüyor. Bu uygulamada Türkiye’de şans genç şarkıcı Bora Uzer’e güldü. Birlikte düet yaptılar.

 

Yaklaşık iki buçuk saatlik şovun sonunda sanatçı ayakta alkışlandı. Bu ilgiyi karşılıksız bırakmayarak tekrar sahneye geldi. Ama ne yazık ki ertesi gün beklenildiği gibi aynı sahneye çıkamadı. İyileşince tekrar gelmeye söz vererek ayrıldı İstanbul’dan…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: