Dilin Canımı Acıtıyor Lütfen Beni İncitmeden Konuş!

Kalbimi acıtan, hayallerimi yıkan, beni gözyaşlarıyla baş başa bırakan; halin, tavrın, bakışın, sözün, davranışın bütünü şiddettir.

Şiddetsiz iletişim ise çatışma halindeki insanların birbirlerini dinleyerek anlaması ve bu yolla bağ kurarak herkes için çözüm üretebilmesidir.

İsteklerimizi dile getiremiyoruz, tartışmaları çatışma zannediyoruz ve ihtiyaçlarımızı ya erteleyip kaçıyoruz ya da karşımızdakine çok güvenmediğimiz için ciddi kavgalar çıkartıyoruz. Ne yazık ki anlaşabilmek için bazı anlaşmazlıkların içinden kendimizi incitmeden bir yol bulmak gerektiğini bilmiyoruz. Ya susarak kan kusmayı ya da güç yetiyorsa avazı çıktığı kadar bağırmayı normal sanıyoruz. Oysa tüm anlaşmazlıklarda hepimizi kucaklayacak, birbirimizle şefkat dolu bağlantıda kalacak bir sürü yollar ve çözümlerin varlığını göremiyoruz.

               Şiddetsiz İletişim Kurmak Tam Olarak Nedir ve Nasıl Olur?

1. Karşımızdaki kişiye tüm ön yargılardan uzak bir şekilde şefkatle muamele etmeye niyet etmeliyiz.

*Sahip olduğumuz önyargılar karşımızdaki kişiyi daha kolay ve kısa yoldan anlamamızı zorlaştırır. Ve unutmayalım önyargılar genellikle iyi sonuçlar getirmez.

2. Kalbimizden geçeni önce kendimiz fark etmeli daha sonra en hakiki hâli ile karşımızdakine sunmalıyız.

*Bunu yaparken kalbimizin en derininde ihtiyacımız olan şeyi bulmalı, kelimeler ağzımızdan dökülmeden önce kalbimizi iyice dinlemeli, sonra şefkatle konuşmak için azami gayret ederek kendi benliğimize, karşıdakine şefkatle muamele etmek için söz vermeliyiz.

3. Davranışlarımızdan sadece kendimizin sorumlu olduğunu bilerek ve şiddet dili için bahanelere, “ama”lara, “fakat”lara sığınmamalıyız.

*Benim dilim ve bedenim sadece benim kontrolümde olan şeylerdir. Karşıdakinin şiddet dili bizim şiddet dili kullanmamız için tutunduğumuz bir dayanak olmamalıdır. Çünkü herkes kendi davranışından sorumludur.

4. Haklı ve haksız, doğru ve yanlış mücadelesi vermeden sadece o an iletişim halinde olduğumuz kişiyle kalabilmek için daima gayret etmeliyiz.

* Eğer iletişim kurarken haklı olmak benliğimize hâkimse kendimizi haksız duruma düşürmemek için her zaman sakinliğimizi korumamız gerektiğini bilmeliyiz. Eğer konuşmayı haklı haksız mücadelesi olarak görürsek bir savaşın içine girmiş olduğumuzu kabul etmeliyiz ve unutmamalıyız ki savaşların hiçbir zaman kazananı olmaz, savaşlarda kazanmış olanların bile birçok kaybı vardır.

5. Olumsuz hâl, hareket ve söylemlerimizin olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya kalacağımızın bilincinde olmalıyız.

*Kim ne yaparsa yapsın biz ancak kendi yaptıklarımızla yargılanırız kimse bizim süreçteki halimizle ilgilenmez, unutmamalıyız ki herkes sonuca yani bizim davranışlarımıza ve söylemlerimize bakar. Eğer şiddet dili kullanırsak kimse bizi tetikleyenlere, kışkırtanlara atıfta bulunmaz, sonunda herkes dönüp bizi davranışlarımızla yargılar.

6. Sahip olduğumuz gücün farkında olarak, bunu sadece olumlu ve faydalı olarak kullanmalıyız.

*Sahip olduklarımız bizi güçlü kılabilir, bunu asla olumsuzluklara ve kötülüklere sebebiyet vermek için kullanmamalıyız. Unutmalıyız ki karşımızdakiler bizim rakiplerimiz değil ailemiz, dostlarımız, akrabalarımız, komşularımız, yurttaşlarımız aynı dünyada nefes aldığımız yoldaşlarımızdır. Hem kendimiz hem de karşıdaki için her zaman iyi olanı istemeli ve yapmalıyız, çünkü dünya hepimiz için dönüyor.

 

Aysun ERKAN

Psikolog

Önceki İçerikBabamın Adı
Sonraki İçerikToplum Anneleri Sevmiyor