Dedemin İnsanları

Yönetmen ve Senarist : Çağan Irmak
Oyuncular: Çetin Tekindor, Sacide Taşaner, Yiğit Özşener, Gökçe Bahadır, Durukan Çelikkaya, Hümeyra, Zafer Algöz, Ezgi Mola, Mert Fırat
Türk Yapımı, 2011

Çağan Irmak’ın filmlerini izlemekle kalmıyorum yaşıyorum da. Mehmet Amca’nın dükkânına giderken geçtiği sokaklardan esen hafif yaz esintisi, yüzüme vuruyor. Ozan, bağ evinin kapısını açtığında etrafa yayılan toz bulutu elbiseme yapışıyor, bir de üstüne hapşırıyorum. Nihal’i plaja giderken annesinin kucağından alıyorum, yumuşacık yanaklarına öpücük konduruyorum.

Çağan Irmak’ı çok kıskanıyorum. Film karakterlerini yaratıp canlandırdığından, onlarla bir süre yaşayabildiğinden ötürü. O karakterlerin gerçek olmasını, onlarla komşu, dost, ahbap olmayı, aynı sofrada yemek yiyip kadeh kaldırmayı, menemene hep birlikte ekmek bandırmayı istiyorum.

Irmak, bu kez yaşanmış hikâyenin yaşamış insanlarına rol veriyor, dedesi Mehmet Yavaş anısına sunuyor “Dedemin İnsanları” filmini. 1923 mübadelesiyle Girit’ten İzmir’e göç eden Mehmet Bey’in, eşi, kızı, damadı ve iki torunundan oluşan ailesinin ve arkadaşlarının, 80 öncesi ve sonrası yaşamlarına tanık oluyoruz filmde. Mübadele, göçmenlik meselesi, ötekileşme bir çocuğun gözünden aktarılıyor.

Ege’de küçük bir sahil kasabasında yaşıyorlar. Göçmen Mehmet Bey nedeniyle arkadaşları Ozan’la “gâvur” diye alay ediyor. Bundan etkilenip içlenen Ozan, ailesine “Biz Türk’üz!” diyerek kafa tutuyor.

Mehmet Bey, takım elbisesi, kravatı, fötr şapkasıyla janti, hoşgörülü, kasaba halkına kol kanat geren, saygın bir eşraf. En büyük arzusu, ölmeden önce doğduğu toprakları, beyaz boyalı, yakındaki tavernadan Gülbahar şarkısının duyulduğu evlerini tekrar görebilmek.

İçindeki özlemi, mektuplara yazıp şişeye koyuyor, Ege’nin sularına atıyor. Umudu; göçtükleri gemide tifodan ölen, denize atmak zorunda kaldıkları “deniz çocuk” olarak andığı kardeşinin şişeyi önüne katıp karşı sahile ulaştırması. Mehmet Bey evine ulaşmak için elbette birkaç kez girişimde bulunuyor. Ancak Kıbrıs Barış Harekâtına ve 80 darbesine denk geliyor, sonuçsuz kalıyor.

Ortak noktada buluşmayan umutlarıyla Bayram ve Greta Garbo Peruzat, aşkları yüzlerinden okunan kızı ve damadı, nereye giderlerse gitsinler, bir yere ait olamayan göçmen arkadaşları ve tabii Ozan… Mehmet Dede’nin insanları.

Mehmet Bey’i canlandıran Çetin Tekindor, eşi Nadire karakterindeki Sacide Taşaner, Yiğit Özşener-baba İbrahim, ilk sinema filmi olan Gökçe Bahadır-anne Nurdan, çocuk oyuncu Durukan Çelikkaya-Ozan, Hümeyra-Peruzat, son olarak Mor Menekşeler dizisindeki oyunculuğuyla aklımda yer eden Zafer Algöz-Belediye Başkanı, Mehmet Bey’in anne ve babasını oynayan Ezgi Mola ve Mert Fırat, olağanüstü toplu oyun performansına imza atan isimler.

Bu kez de Çağan Irmak’ın tercih ettiği çekim mekânlarını merak ettim. Hani o yaz esintisinin yüzüme vurduğu, Mehmet Dede’nin mefruşat dükkânına giden sokaklar var ya, eski Milas’ta. Dostları bir araya getiren, mütevazı sofraların kurulduğu bağ evi, Gümüşlük ile Kadı Kalesi arasında. Gökçeada, göç gemisi Gülcemal’in beklendiği koyun olduğu yer. Dedesinin dileğini yerine getiren Ozan’a sürekli kahve ikram edilen Rum kahveleri ise tam yerinde, Girit’te.

Dedemin İnsanları filminde kurulan sofralara, masaya konanlardan çok etrafında toplanan kişilerden dolayı özendim. Hele o bağ evindeki akşamlar… Konu komşu evde karınca kararınca çeşitler pişirip koyuyor sofraya. Sonunda da karpuz ve kavun oldu mu, ikram tamam.

Mehmet Dede, gâvur diyen arkadaşlarına içlenen torununa, işin aslını astarını anlatmak için yine bağ evinde toplanılmış akşamlardan birini seçiyor. Girit’teki evi anlatarak gözünü uzaklara daldırdığında sofrada hem zeytinyağlı yaprak sarması, hem de biber dolması var. Eşi Nadire Hanım’ın dolmaları pek lezzetli. İlgiden belli, konuşma bittiğinde masayı tekrar gördüğümüzde biber dolmalarından bir kaçının eksildiğine tanık oluyoruz.

Zeytinyağlı Biber Dolması tarifi için tıklayınız. 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: