“Ben” Yapabilirim!

Duygusal Zeka – EQ (Emotional Quotient) ile ilgili bilmediğimiz önemli noktalar neler? Neleri yaparsak veya neleri yapmazsak, zekamızı daha etkin ve verimli kullanabiliriz? İşte önemli ipuçları…

Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan gölgeden çık.”

Konfüçyüs

Çok konuşulan ve bireysel gelişimimiz açısından çok önemli olan bu kavram hakkında yazmak istiyordum ne zamandır. İşte duygusal zeka ile ilgili en anlaşılır ve benim en sevdiğim tanım:

Duygusal zeka, bireyin çevresindeki sorunlarla, beklentilerle ve baskılarla başa çıkmasını sağlayan yetenek, yeterlilik ve ustalıktır.”

Kendi iç dünyamızda mutlu, huzurlu ve anlamlı bir ömür yaşamak için duygusal zeka yeteneklerine ihtiyacımız var. Duygusal zekamızı etkin kullanmak için iki önemli bakış açısı geliştirelim: Esnek olmak ve uyum sağlamak.
Eğer duygusal zekamız gelişmiş ve kullanıyorsak, yaşamda tam istediklerimizi elde ederiz, kendimizi yeterli hissederiz.

Duygusal zekasını geliştiren ve kullanan birey:

Kendini iyi tanıyor,
Kendine güveniyor,
Ne istediğini biliyor,
Değerlerinin farkında,
Hedef belirleme becerisine sahip,
Başarmak için azimli,
Çözüm odaklı,
İyimser,
Zorluklarla baş ediyor,
Duygularını tanımlıyor ve yönetiyor,
Sağlıklı iletişim kuruyor,
Keyif alacak aktiviteler bulur ve yapar,
Seçim yapar ve karar verir,
Esnek düşünür,
Hızla uyum sağlar,

Duygusal Zekamızı Neler Geliştirir?

Kendinizle ilgili kişisel özelliklerinizi, güçlü yanlarınızı, farklılıklarınızı gözlemleyin, notlar alın, testler, envanterler ve SWOT çalışması yapın. Neleri sevdiğinizi, neler yaparken daha mutlu olduğunuzu yazın tek tek. Hangi özelliklerinizi daha çok sevdiğinizi fark edin. Kendiniz hakkında sevdiklerinizden görüş alın. Güçlü yanlarınızı kullanın, neleri geliştirmek ve değiştirmek istediğinizi belirleyin ve adım adım uygulayın.

Kendiniz hakkında net düşünceler oluştukça, zihninizdeki “ben” net bir fotoğraf gibi oluştukça kendinize olan güveniniz de artacaktır.

Pişmanlık düşüncelerinden vazgeçip, keşke ile başlayan cümleler yerine “İyi ki” ile başlayan cümleler kurun yaşadığınız deneyimlerle ilgili.

Sahip olduğunuz güçlü yanlar ve sevdiğiniz özellikleriniz ile gurur duyun. Yaşadığımız ve memnun olduğumuz olaylar için iyi ki yaşadım deyin.

Yaptığınız, becerdiğiniz, başardığınız her iş, hobi vb. konular için kendinizi kutlayın, verdiğiniz emeği fark edin.

Yaşadığınız olaylarla ilgili duygularınızı tanımlayın, ne hissettiğinizi, hissettiğiniz bu duygunun nedenlerini anlamaya çalışın, adını koyun ve bu duygunun size neler yaptırdığını gözlemleyin.

‘Ben yapamam’ cümlesi yerine ‘Ben yapabilirim’ cümlesini kullanın. ‘Ben yapabilirim’ dediğimiz an bile beynimiz bu mesajı alır ve bizi güçlendirmeye başlar.

Sahip olduğumuz güçlü ve zayıf özelliklerimizle kendimizi olduğumuz kabul edelim. İstersek güçlü yanlarımızı daha güçlendirebilir, daha çok kullanabilir ve zayıf yanlarımızı geliştirebiliriz.

Hep birlikte duygusal zekamızı geliştirmek ve daha etkin kullanmak için çalışalım ve aklımıza geldikçe.

“……….. olsam bile, kendimi seviyorum” diyelim mi?

Sevgiyle…

Yasemin Sungur


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikMartı…
Sonraki İçerikDeğişmeyen Tek Şey
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...