Ofiste Sonbahar Temizliği

ofis2Birçoğumuz için sonbahar yeni başlangıçlar zamanıdır. Yeni iş, yeni okul, yeni sezon, futbol ligi, yeni televizyon dizileri, tiyatrolar, sinemalar ve daha pek çok şey…. Mevsimin değiştiği, kararların alındığı, iştahların açıldığı, günlerin kısalmaya başladığı bir dönemdir sonbahar… Gardıroplarımızda, mutfağımızda, kitaplıklarımızda  yaptığımız kış hazırlıkları, ofiste de yapılabilir. Nasıl mı? 

Önce işe yaz dağınıklığını ve rehavetini üzerimizden atmakla başlamalıyız. Buna karar verdikten sonra, gerisi kendiliğinden geliyor.

Çalışma ortamınız çok yoğun, masanız, dolaplarınız çok karışık ve her şey çok mu hızlı ilerliyor?  Öncelikle kendinize dağınıklığınızı toparlamak veya ‘yenilenmek’ için bir saat ayırın; ya ofise mesaiden önce gelin, ya da çıkışta daha geç çıkın. Önce işe nereden başlayacağınıza karar verin: Çekmecelerden mi, masanızdan mı, dolap içlerinizden mi?

–       Bunu sıraya koyduktan sonra; dağınıklık yaratan eşyaları kategorilere ayırarak işe başlayın. Dergileri, broşürleri, not kâğıtlarınızı, CD’leri, flash bellekleri ve diğer iç içe geçmiş her şeyi birbirinden ayırın ve kendi grubundaki malzemelerle bir araya getirin.

–       Elinize geçen her şeyi çekmecelere tıkıştırmayın. İş işten geçmeden, oturup tüm çekmecelerinizi boşaltın ve bir sonbahar temizliği yapın.
Her birini elinizi attığınızda Every form of credit card rates you carry, regardless of the amount, is an important part of your credit card rates history and can affect your credit card rates rating. bulabileceğiniz şekilde yerleştirin çekmecelere. Atmak istediklerinizi atın. Fazla şey biriktirmeyin. Sizde fazla olan malzemeleri, ihtiyacı olan mesai arkadaşlarınızla paylaşın.

–       Düzenlemelere ve yeni kararlar almak için taa Yılbaşını beklemeyin. J

–       Kullanmadığınız ama kullanma ihtimaliniz olan malzemeleri kapaklı kutulara koyup masanızdan uzak bir köşeye yerleştirirseniz, ihtiyacınız olduğunda bulmak zor olmayacaktır. Dilerseniz üzerine ufak not kâğıtları da yapıştırarak, kendinize neyin niye lazım olacağını da hatırlatabilirsiniz.

–       Masanıza ve çekmecelerinize yaptığınız sonbahar temizliğini bilgisayarınıza da uygulayın. Mesela arşiv niteliği taşıyan dosyalarınızı harici bir hafızaya kaydederek,  bilgisayarınızdan kaldırın. Masaüstünde dağınık halde bulunan dosyaları konularına göre klasörlerin içine kaydederek sıkıştırın.

–       Masanızın üzerinde size özel ne kadar çok süs eşyası, not, kâğıt, obje var öyle değil mi? Masanız bitpazarına dönüşmeden o notları ve aslında hiçbir işlevi olmayan süsleri azaltın. Masanızda sadece bilgisayarınız ve her zaman kullandığınız not defteriniz olsun. Bu, işinize odaklanmanızı kolaylaştırır. 

–       Başkalarına verilmesi gereken, imzalatılması gereken evrakları ilgili bir notla o kişinin masasına koyun.

–       Ofiste en çok ihtiyaç duyduğunuz kaynaklarınızı, (dokümanlarınız, dosyalarınız vb.) mümkün olduğunca kendinize yakın bir alana koyun. Sık kullandığınız eşyaları hep aynı yerde ve el altında tutun ki, ihtiyacınız olduğunda kolay erişesiniz.

–       Yapacaklarınızı unutuyor ya da dağınıklığınız devam ediyorsa, her gün çıkarken bir sonraki gün yapacaklarınızı yazdığınız notlarınızı masanızın üzerine bırakın veya PC’nizde hatırlatma alarmı oluşturun.

–       Bir projeyle veya dosyayla işiniz bitmediği zaman masa üzerinde bırakmayın. Devam eden işler dosyanıza not koyup, dosyayı göz önünden kaldırın.. Masanızın üzerinde günlük ihtiyaçlarınızın dışında bir şey kalmasın.

–       Kartvizitlerinizi toparlayın, telefon fihristinizi elden geçirin, aranması gereken kişileri mutlaka arayın; görüşmeniz gerekenlerle görüşün. Ertelemeyin.

–       Daha verimli olmak, hedeflediklerinize daha çok odaklanmak ve tabii zamandan daha çok kazanmak için, kendinize bir iyilik yapın. Kendiniz için bir saat fazla vakit ayırarak, düzeninizi yeniden sağlayın.

–       Karışıklıklar sizi yavaşlatır. Bu yüzden aklınızı ve çalıştığınız ortamınızı karışıklıklardan kurtarın.

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikParis’te Yahya Kemal’in İzini Sürmek
Sonraki İçerikAlman Şair ve Yazar Kurt Drawert ile Söyleşi
Zeynep Kıyak
1981 İstanbul doğumlu, İstanbul aşığı olan bir İstanbullu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halka İlişkiler ve Reklamcılık Lisans, Marmara Üniversitesi Medya Ekonomisi Yüksek Lisans mezunu. Editörlük ve kurumsal iletişim alanlarında üç yıl çalıştıktan sonra, insan kaynaklarına yöneldi, 12 yıldır profesyonel anlamda bu alanda çalışıyor. Çok klişe olacak belki ama “Çocukluğundan beri yazıyor” Ortaokul ve lise yıllarında yazıyla ilgili tüm il düzeyi yarışmalarda önemli dereceler kazandı. Üniversitede TÜHİD’in düzenlediği sosyal sorumluluk temalı yarışmada ekip arkadaşlarıyla “Genç İletişimciler” dalında Altın Pusula ödülünü aldı. Yazmayı bırakmadı. Sabah, Akşam gibi gazetelerde belirli dönemlerde yazıları; Kariyer.net’in blog sayfasında makaleleri yayımlandı. 2011’de Yasemin Sungur ile yolları kesiştiğinden beri Martı’da “Alternatif İK Sözlüğü”nü hazırlıyor. Bunun yanı sıra gündemle ilgili haber yazıları, röportajlar, farklı yazı dizileri üzerine yazmaya devam ediyor. MARTIDAŞ olmayı çok seviyor. Yeni projesi için yakında harekete geçecek ve bu yüzden çok heyecanlı…