İstanbul Kış Günlüğü 1929-1954

Türkiye’nin her tarafı karla kaplı olduğu günlerdeyiz. Dünyanın en büyük şehirlerinden İstanbul da…1987 kışının manzaraları sosyal medyada yer alırken bu koca şehrin yaşadığı daha önceki kışları merak etmemek olmazdı. Bu merakı gidermenin en iyi kaynaklarından biri fotoğraf tarihçisi ve koleksiyoncusu Cengiz Kahraman’ın hazırladığı YKY Yayınları’ndan 2015 yılında çıkan “İstanbul Kış Günlüğü 1929 ve 1954” konusunun tek kitabı.

Orhan Pamuk, bu kitap için haklı olarak şöyle diyor: “Benim gibi İstanbul’un ruhunun en çok siyah beyaz kış günlerinde ortaya çıktığına inananlar için enfes bir kitap.”

Bu kitapla hakkında büyük bir kütüphane oluşturacak kadar kitap yazılan İstanbul’un binbir yüzünden biri gözler önüne seriliyor. Soğuk iklim kuşağında yer almasa da arada bir yaşadığı şiddetli kışlarla da ünlüdür İstanbul. Kış nereden geliyorsa İstanbul’a kar da ona göre olur ama Orta Avrupa’dan, Balkanlar’dan, Karadeniz’in kuzeyinden geldiği zaman hayatı çekilmez kılar. Evler, yollar kar altında kalır. Yağan karla ve Tuna’dan Karadeniz’e akan oradan da Marmara’ya geçen buzlarla Haliç’in, Boğaz’ın bile donduğu olur. Bizans ve Osmanlı tarihçileri, İstanbul’un şiddetli kışlarını şehirde yaşananları da katarak kaydetmişlerdir. Şairlerin kışa, denizin donmasına şiirle tarih düşürdükleri, yürüyerek karşı tarafa geçişlerini anlattıkları şiirleri vardır.

Yakın dönem kışları arasında hafızalardan çıkmayan ve Boğaz da dahil her yeri her şeyi donduran 1929 ve 1954 kışları da yayın organlarında olabildiğince yer almış, kişilerin ve ailelerin fotoğraf albümlerinde, fotoğraf sanatçılarının arşivlerinde ölümsüzleştirilmiştir.

CengizKahraman’ın yayın organlarını tarayarak, kendi zengin arşivi yanında bazı özel arşivlerden de yararlanarak hazırladığı “İstanbul Kış Günlüğü 1929 ve 1954”, bu şehir için yazılmış çok özel bir tarih. Şimdi bu kitabın sayfaları arasında gezinme vakti…

1929 kışında Tatavla (Kurtuluş’ta) çıkan büyük yangından bir kare

 

 

Önceki İçerikBekleyiş: Olumsuz Haber Korkusu ve Belirsizlikle Başa Çıkmak
Sonraki İçerikKızıl Çengi: Bir Cahide Sonku Romanı
Ayşe Dural
Saint Benoit mezunu. Bu okulda Fransızca ve İngilizceyi öğrendi ve çok sevdi; özellikle Fransızcayı. Sonrasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde devam etti. Çalışma hayatına Garanti Bankası Halkla İlişkiler Bölümü’nde başladı. Sonrasında dergiciliğe adım atarak Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Türkiye’nin ilk “copyright” dergisi Marie Claire’de çalıştı. Suha Arafat’tan Orhan Pamuk’a kadar pek çok kişiyle söyleşiler yaptı, kadın hakları konusunda araştırmalar yaptı, modayı yakından takip etti. AMICA, BIBA gibi dergilerde çalıştı. Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 2000-2006 yıllarında The Gate dergisinin yayın yönetmenliği yaptı. Koç Holding’in Bizden Haberler dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra PR ajanslarında Medya İlişkileri Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Böylece artık haber yapmayacak, ama haberi gazetecilerle paylaşacaktı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin medya ilişkileri yönetmenliğini üstlendi. Yasemin Sungur’la birlikte Kültür Sanat Ajansı’nı kurdular. Kitap editörlükleri yaptı. Dural, basında ve halkla ilişkiler konusunda edindiği tecrübe, bilgi ve deneyimi, danışmanlık, eğitim ve seminerler aracılığı ile yeni nesillere aktarmakta ve martidergisi.com için röportajlar yapmaktadır.