Çocuklarımız Başarı mı Yoksa Öğrenme Odaklı mı Çalışmalı?

Anne babalar ve öğretmenler, çocuklara ödül ve başarı odaklı öğrenmeyi mi teşvik ediyor? Doğrusu bu mu? 

Yoksa doğrudan öğrenmeyi amaçlayan çalışmalar yapmak daha mı etkilidir?

Gelişen ve değişen dünyada yeni çağın çocuklarına “öğrenmeyi öğretmek” önemli.

Hem haz alarak hem de eğlenerek öğrenmelerini sağlamak zor değil. Bunu zorlaştıran bizleriz. 

Öğrenciler, yıl boyunca yeni bilgiler öğrenirken, bir taraftan öğrendikleri bilgileri,  sınavda bilgi değeri olarak gördüler.  Yarıl yıl tatilini hak ettiler çünkü  hem aileler hem de öğrenciler 5 ay boyunca oldukça yoruldular. Karnelerini büyük bir mutlulukla aldılar. Tabii buradaki önemli ve hassas nokta şu: Birkaç derste karne notlarının düşük olması. Aslında bu  onların başarısız olduğunu göstermez.

Hemen aklıma gelen soruyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Başarı odaklı mı yoksa öğrenme odaklı mı çalışmalıyız?”

Okulda ya da güncel yaşamda öğrendiğimiz yeni bilgileri sadece iyi not almak için mi öğreniyoruz?

Okullarda ve ev yaşamında çocuğa öğrenmeyi öğretmek gerekir. Çocuk ya da yetişkin bir şeyi öğrenirken bir ödül alacağı yada cezalandırılacağı için öğrenmemelidir.

Okulda ya da evde çocuğun yaptığı her davranışı ödüllendirmek onun bir sonraki aşamada ödül olmaksızın öğrenmesini sağlayacaktır. Bu durum ileride yapması gereken davranışın yerleşmesinde sıkıntıları da beraberinde getirir:

cift

Çocuk, her iyi bir davranışı için kendisine bir tür ödeme yapılacağı beklentisine girer.  
Okuldaki not sisteminin zararlı etkilerinden birisi de, bazı öğrencilerin bilgilerini ve  becerilerini geliştirip onları motive etmekten çok “NOT ARSIZI” yapmasıdır.

Burada öğrenci aslında not için çalışmaktadır. Öğrenci çalışmanın ve öğrenmenin verdiği zevk ve doyumu almak yerine, yüksek not almak için çalışır.

Hatta not almak için çalışma öyle bir noktaya gelir ki, öğrenci kopya çekmeye, arkadaşlarının ödevlerini aşırmaya ve sınavdan az süre önce çalışmaya kadar bir kaç farklı davranışı beraberinde getirir.

Lego ile oynayan çocukları izlerken onların bu işi yaparken nasıl haz aldıklarını birbirlerine göstererek kendi kendilerine yaptıkları çalışmaları değerlendirdiklerini görüyorum. Fakat diğer bir taraftan her yaptığı çalışmayı anne-babasına yada öğretmenine onaylatmadan bir sonraki aşamaya geçemeyen çocuklar var, işte bu durumda çocuğun değerlendirme kaynağı genelde büyükler olmaktadır.

Övgü dış ödül olarak çocuk üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Sık övgü almak için  çocuklar, anne ve babalarını mutlu eden şeyleri yapmaya başlayıp, mutsuz eden şeylerden kaçınmaya başlarlar. Bu çocuklar zamanla öğrenmeyi ve yaratıcılığı kaybederek,  kendi çizdiği çemberin içinde  not odaklı yada ödül odaklı çalışmak için dönüp dururlar.  Kendi olmaya çalışıp, öğrenmeyi öğrenmek için bir çaba harcamazlar.

Bu yüzden çocukların kendi içinden gelen motivasyonlarını baskılamak istemiyorsanız onları ne not odaklı ne de ödül odaklı yetiştirin.  

  • Merak ettiği her şeyi araştırması için onlara fırsat verin.
    Sorunlarının üstesinden gelemediklerinde ve yardım istediklerinde yardım edin.
    Öğrendiği her konuda onu dinleyin .
    Bir konuda sonuç odaklı olması, onu başarı odaklı olmasıından daha çok sorumluluk sahibi yapacaktır.
    Öğrenmeye odaklı çalışmak  bilmediğimiz bir konuda bize nasıl ve ne ile çalışacağımızı öğretmekle kalmayıp, özgüven duygumuzu da geliştirmektedir.

“Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.
Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir.
Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir.”
Francis Bacon


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikMutluluk yolculuğun kendisidir…
Sonraki İçerikMychiatry – Maykiatri
Zeliha Dağhan
Barış Manço’nun “Dağlar Dağlar” şarkısının çıktığı zaman diliminde dünyaya "Merhaba" demişim. Okumayı, yazmayı, şarkı söylemeyi ve gerçek yaşam hikayelerini izlemeyi çok seviyorum. Genç görünmek ve gençlerle birlikte olmak bana Öğrenci ve Kariyer Koçluğu yolunu açtı ve mesleğimde keyifle çalışmaya devam ediyorum. Yazar değilim fakat bildiklerimi yazarak paylaşıyorum.“İnsan insanın merhemi olur” öğretisiyle yaşamdan aldıklarımı sevgiyle size veriyorum.