Hayaller ile Gerçekler Arasında Bir Yerde

Ne yöne baksam hayallerim…

Dolu duvarların ardında, aksesuarla süslenmiş sehpalarımın üzerinde, mutfak tezgahımın üzerinde kendime sunduklarımdan daha fazlasını görüyorum.

Ne dün aldığım taze meyveler ile dolu sepetin görüntüsü, ne de akşamdan kalmış, son parçasından yeniden çalmaya başlayan müzik setindeki Buika’nın şarkısı, hayallerime engel olamıyor. İçimden taşan görüntüler, bütün duvarları, koltukları, masaları süslüyor.

Bazen yaşlı bir kadın oturur koltuklarımdan birinde, bazen bir ömrü geçirmişlikle sevgi ile baktığım dostlarımın yaşlanmış halleri. Mesela zaman… Çok çabuk geçiyor. Bugün yok gibi görünenler çok yakında var hale gelecekler. Keyifli geçirmeli zamanı. Keyifle paylaşmalı. Keyfini çıkarmaya fırsat yaratmalı.

Hayaller ile süslenmiş yaşamak aşkından bahsetmek için Feng Shui nefis bir bahane. Hayallerimizle, kaçırdıklarımızla, ertelediklerimizle, zamanında yetiştiklerimizle, içine yaşam kurduğumuz odalar zaman zaman yaşamak aşkını unutturuyor bizlere. Çoktan değişim geçirmiş olan şeylerin geçmişteki fotoğraflarına bakar gibi, bazen yaşadığımız evi kocaman bir ömrün duraklatılmış bir sahnesi gibi algılayabiliyoruz.

Bu hissi, bu algıyı bu şekilde tanımlamasak da, sık sık bu halin içine düşüveriyoruz. Bir şeyler yürümüyor, gitmiyor gibi hissedip çevremizi değiştirmeye çalışıyoruz, değişimi çevreden başlatmayı tercih ediyoruz. Haklıyız. Değişime en çok onlar direnmiyorlar !

Hayaller ile süslenmiş yaşamak aşkından bahsetmek için Feng Shui nefis bir bahane. Hayallerimizle, kaçırdıklarımızla, ertelediklerimizle, zamanında yetiştiklerimizle, içine yaşam kurduğumuz odalar zaman zaman yaşamak aşkını unutturuyor bizlere. Çoktan değişim geçirmiş olan şeylerin geçmişteki fotoğraflarına bakar gibi, bazen yaşadığımız evi kocaman bir ömrün duraklatılmış bir sahnesi gibi algılayabiliyoruz. Bu hissi, bu algıyı bu şekilde tanımlamasak da, sık sık bu halin içine düşüveriyoruz. Bir şeyler yürümüyor, gitmiyor gibi hissedip çevremizi değiştirmeye çalışıyoruz, değişimi çevreden başlatmayı tercih ediyoruz. Haklıyız. Değişime en çok onlar direnmiyorlar !

İnsanın tabiatındaki güçlü direniş mekanizmaları nedeni ile, mutluluk kapısı karşınızda aralansa ve içinden olanca güzelliği ile ışık sızsa bile bazen bir adım atmaya cesaretimiz olamayabiliyor. Hayaller de olmasa bir yere gideceğimiz yok. Kendimizi hep aynı kelimeler ile tarif ede ede, değişim rüzgarı ile gelen yeni kelimelere yer açamıyoruz. Ama eşyalar değişmeye direnmiyorlar. Sözümüz kredi kartlarındaki sayılara geçiyor.

Evlerini ziyarete gittiğim ve ben gelene kadar özenle saklanmış olan pek çok giz ortaya salıveriliyor. Eşyalar başka şeylere de direnemiyorlar. Bütün kayıtları açıkta adeta. Neyi seçtiğiniz sizi eleveriyor.

Uçmayı hatırlamak için Martı, yaşamın coşkusu için müzik, sevişmenin tutkusu için nefis bir yatak odası, susayan bedenlere mis kokulu meyveleri getiren zarif bardaklar satın alıyoruz. Beklemeyi öğrenmek için koltuk, sarılmayı hatırlatmak için mis kokular, yıllara direnmek için aynalar. Gün geliyor, eşyalar hiç birşey söylemez zannediyoruz. Oysa, üzerinden yıllar geçmiş olanları da, olmayanları da o kadar çok şey fısıldıyor ki…

Değişmeyip hatırlayan eşyalar arasında, unutmaya meyilli bir hayat sürmeden, anıların yük değil, geleceğin bastonu olacak güçleri ile, yaşamak aşkına tutkuda kalmak için satın almalı. Odaların hayallere sığmayacak düşsel eşyalar ile dolu olduğunu unutmadan bağımlı olmalı, her günün bir sonraki günün müjdecisi olduğunu unutarak yeniye davetkar, boşluğun sakladıklarını görmek için gönül gözünüz açık olmalı.

Demem şu ki, hayaller ile gerçekler arasında bir yerde, dilimiz döndüğünce, gönlümüz gördüğünce, gücümüz yettiğince yaşamalardayız. Duvarların, eşyaların arasından bir yerden bize fısıldayan öteki bize kulak vermeli bazen.

Diyeceklerinde, gelecekteki biz saklıyız…

Funda Ceyhan


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: