2018’in En Çok Okunan Kitapları

100 kitapsevere sorduk. Ama önce onlarca kitap evinin internet sitelerini listeledik. Piyasadaki en bilinmiş kitapevinin sitesinden başlayarak sırayla sitelere giriş yaptık; arama butonlarına sorumuzu sorduk. Sonuçları temiz bir kâğıda yazdık. Yeterli gelmedi; ticari kaygıyla yapılanlardan uzaklaştık. Aklımıza geldi, en iyi onlar bilir düşüncesiyle yazarlara sorduk. Sanki kendi aralarında önceden anlaşmışlar gibi hepsi “Çok okuyanlara sorun onlar bilir” yanıtını verdiler. Bu güzel öneriyi değerlendirdik, etrafımızda en çok okuyan 100 kitapsever Martıdaş’a, “2018 yılının sizce en çok okunan kitaplar nelerdir?” diye sorduk. Yanıtları alt alta yazdık, değerlendirdik ve çok okunan ilk on kitabın ne olduğunu sizin için tespit ettik. 

İşte 2018’in en çok okunan kitapları. 

Mustafa Kemal – Yılmaz Özdil 

Bu kitapta, Mustafa Kemal’in çocukluğundan Kuvayı Milliye ruhuna, idam fermanından Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’in kuruluşundan Mustafa Kemal’in kişisel özelliklerine, hizmetlileri ile olan diyaloglarından gece hayatına ve hayatında iz bırakan yakınlarına kadar pek çok detayı bulacaksınız.

 

Fahrenheit 451 – Ray Bradbury

Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı. Hiç sorgulamamıştı insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek… Montag’ın hayatındaki bütün yanlışlar, doğrularla yer değiştirir o andan sonra. İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları, onu asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter. Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.

Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşama Sırrı – Hector Garcia & Francesc Miralles

Uluslararası çok satan bir rehber olan Ikigai’yle her gününüz bir anlam kazansın. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. İlham verici ve rahatlatıcı bu kitap sizlere kendi ikigainizi keşfetmeniz için gerekli tüm bilgileri veriyor. Aceleci davranmamanızı, hayat gayenizi keşfetmenizi, ilişkilerinizi canlandırmanızı ve kendinizi tutkularınıza adamanızı sağlıyor.

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı – Mark Manson

Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir bakış açısı var ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir. Her şeyi iyi tarafından görmek gibi bir şey iyi gibi görünse de gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir.”

 

Kırlangıç Çığlığı – Ahmet Ümit 

Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm

 

 

Bazı Yollar Yalnız Yürünür – Özgür Bacaksız

Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.

Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur.

Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.

Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig 

Böylesine bir aşk gerçek olabilir mi? 1920’lerin ilk yarısında Stefan Zweig tarafından kaleme alınan bu kitapta yaşamı boyunca delicesine sevdiği, ancak kadının varlığından haberi bile olmayan, yazar R.’ye yazılan uzun bir mektup yer alır. Kadının, iç dünyasında yaşadığı duygulardan yola çıkılarak aşkın çözümlemesi yapılır.

 

Hayvan Çiftliği – George Orwell

Eser, alegorik açıdan zengin bir eserdir ve Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası gibi totaliter rejimleri mizahî bir dille eleştirmektedir. Hayvan Çiftliği, özet olarak Stalinizmi yerden yere vururken Sovyetler’in kuruluşundan bu yana gerçekleşen olayları hicveder.

Hayvan Çiftliği eserinde adı geçen karakterlerin büyük bir kısmı domuz, kuzgun, köpek gibi hayvanlardır ve bu hayvanlar Stalin, Lenin, Marx gibi tarihî kişilerin alegorisi niteliğindedir.

Şeker Portakalı – Jose Mauro De Vasconcelos  

Şeker Portakalı, “günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü”dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze’nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı “yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını” söyler.

Kul – Seray Şahiner

Kul, sayfalardan çıkacakmışçasına canlı bir karakterle tanıştırıyor bizi… Bu karakterle birlikte İstanbul’u bir umut haritası eşliğinde yeniden keşfediyoruz. Arnavut kaldırımlardan havalanıp cemevlerine, camilere, kiliselere varan; dilek ağaçlarına bağlanmış çaputlarla rüzgâra salınmış umutlar… İnsan eliyle kurulmuş çelişkilerin ancak Tanrı eliyle değişebileceğine inananlar, dayanacak kimsesi olmayınca ayakta duramayanlar, dünyaya gölgesinden başka kök salamayanlar, ölülerden başka can yoldaşı bulamayanlar konuşuyor Kul’da. Görülmeden yaşayan bir insanın gördüklerinden bir yaşam kurma özlemi…

 Oktay Valunya 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: