Sosyal Medya Sevimsizleri…

Hayatımızda artık sosyal medya var. Peki bu ortamda nasıl davranmalı, takip edilen biri olmak için neler yapmalı?

Sosyal medyada başarı için zeka, strateji, yazma yeteneği gibi beceriler çok yararlı.  Ancak asıl önemli olan kişilik.

Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medyada da bizi birilerinin takip etmesi, beğenmesi kişisel özelliklerimize bağlı.

Nasıl gerçek yaşamda ortak ilgi alanlarımıza, hobilerimize göre arkadaş seçiyorsak, online ortamda da aynısı oluyor.  Ortak paydada, faydada buluşabileceğimiz kişilerle kalabalıklaşmaya, gruplaşmaya çalışıyoruz.  Aynen normal hayattaki gibi, sosyal alemde de sevimsizlere, kişilik bozuklukları olan figürlere, hatalı-uygunsuz kullanımlara bolca rastlanıyor. İşte en çok dikkat çekenlerden bazıları:

Diva Sendromlular

Bunlar her daim palavra sıkar, ne kadar zeki, cömert, güzel, hayranlık uyandıran müstesna kişilikler olduklarından bahsederler veya ima ederler.  Adeta ellerinde megafonla dolaşır, en fenası da haklarında yapılan olumlu yorumları, övgüleri retweet’lerler.

Sosyal Benciller

Bunlar herkesin bilgilerini, haberlerini emip, depolarlar ve hiçbir şey paylaşmazlar. Her şeyi kendilerine saklamak isterler. Karşılık almadan vermek istemezler ve sosyal ağların ruhuna, özgürlüğüne, paylaşımcılığına tamamen aykırı, bilgi dağlarının tepesinde oturan sosyal bencilleri oluştururlar.

Duvar Seyircileri

Nasıl bütün gün okulun bahçe duvarına oturup, sadece etrafı süzen, seyreden birini kimse fark etmez, hatta tedirgin olunursa sosyal medyada da yalnızca duvarları, tweetleri okuyanlardan casino online da kimsenin haberi olmaz. Öylelerinden haz edilmez!

Yapışkan Satıcılar

Sürekli ‘’beni takip ettiğin için teşekkür ederim, şuna bakarsan bunu kazanacaksın, buraya tıklarsan ilave şunu-bunu alacaksın’’ gibi promosyon mesajları verirler. Her tıkında satış yapmaya çalışır, ‘’facebook’umda beni like et, beğen, kitabımı donwload et’’ vb derler. Bunların her post’u ve tweet’i satış amaçlıdır, bir anlamda yeni nesil, sosyal medya spam’cileri olarak anılırlar.

Kurum Sözcüleri

Sosyal medyanın ruhuna aykırı kurumsal jargon ve söylemlerle, her daim şirket misyonunu yansıtmaya çalışanlardır. Yapılandırılmış cümlelerle, ‘’katma değer, sinerji’’ gibi kelimeleriyle dolu tweet ve postlar yazarlar. Sempati ve ilgi toplayacaklarına, antipati toplarlar, çünkü sosyal medyada kimse resmiyetten, kalıplardan hoşlanmaz!

Müzevirler

Kötü hizmet, ürün, deneyim bilgilerimizi arkadaşlarımıza bildirmek tabii ki yapılması gereken bir şey. Ancak her daim şikayetçi, her şeye kulp takan, hata bulan, sürekli kötüleyen, olumsuz profillerin etraflarında bağlılık yaratması da zorlaşır. Bunlar genellikle “aman bulaşmayayım” dedirten tipler haline gelirler.

Sosyal Zalimler

Bunlar kaba, cadı, acımasız ve her daim sağa sola taş atan, kavgacı tiplerdir. Adeta mesele çıkarmak için bahane ararlar ve dillerinin kemiği, ellerinin ayarı yoktur.  Sevilmezler ama “yine ne saçmalıyor, ne mesele çıkarıyor” tadında takip edilirler, seyredilirler. Onlar da bundan beslenirler, tıpkı gerçek hayattaki Dunning-Kruger sendromlular gibi cesaret alırlar, azdıkça azarlar.

Oysa sosyal medyada arızalı, sevimsiz profil haline dönmemek, hatta sevilen, takip edilen olmak için şunlar yeterli ve gerekli:

– Kendiniz olun, sahici davranın, parıldayın.
– Yardımcı olun. Deneyimlerinizi, bilgileri paylaşın. Çekingen olmayın. Kendinize odaklanmayın.
– Girişken olun. Yeni kişiler tanıyın. Değişik gruplara katılın. Canlı, keyifli iletişim kurun.
– Sevgi saçın. Beğendiğiniz şeyleri retweetleyin. Cesaret verin, kucaklayın, paylaşın.
– Yanıtlayın. Sizinle aynı fikirde olunmasa dahi iletişimi sürdürün. Demek ki dikkate alınıyor, önemseniyorsunuz.

Ufuk Tarhan


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: