Sanal Profilin, Senin Kişisel Markan

Herkesin bir sanal profili var artık. Yeni doğacak olan bebeklerin bile ebeveynleri tarafından oluşturulmuş birer Facebook hesapları var. Hem de doğduklarında yüzlerce arkadaşları hazır halde bekleyen bir hesap…

Bebekliğimiz kadar eski olmasa da, bizim de bir hesabımız var.Bebeğimiz gibi oldu neredeyse. Onunla yatıp onla kalkıyoruz. Kimlik gibi bir şey esasında. Tüm bilgilerimiz orada.

Paylaşımda sınır tanımayanlar için derya deniz bir dolu içerik alanı da cabası. Ekledikçe ekliyorsun. Paylaştıkça paylaşıyorsun. Mutlu oluyorsun…
Hani vardır ya, bazılarının masaları dağınık olur, bazılarının ise derli toplu. Bazı kişiler sanat kokar; bazılarının da paçasından moda akar…

Türlü türlü kişileriz. Birbirimızden çok farklı özelliklerimiz var. Bazen ön plana çıkabilen bir özelliğimiz bile olamayabiliyor. Detaylı bir karakter analizi yaparsak buluruz esasında. Biraz kafa yormalı.

Şimdi şu sanal profillere geri dönelim.

Sanal kimliklerimiz var. Dünyanın her yerinden ulaşılabilen sanal profillerimiz var. Tüm bu kişisel bilgilerimiz ve paylaştıklarımız bizim kişiliklerimiz. Ve alsında bu profiler bizim markalarımız. Facebook hesabımız, freindfeed sayfamız, twitlerimiz.

Hepsinin ortak bir amacı var. Hepsi de bizim tanıtım materyallerimiz. Artık kız istemeye giderken bile kaynananın ilk baktığı yer Facebook hesabı. Arkadaşlarından tut da, yazdıklarına kadar her şeyin çok çok önemli. Hamamda kız görmeler bitti. Facebook hesabındaki bikinili resimlerin yeter.

İş mülakatından önce, sanal profillerine bakılıyor. Her yerde ulaşılabilen sanal portfolyon aslında tüm kabiliyetlerinin birer yansıması.

Google’de arattırdığında hakkında çıkan her şey de aslında ‘istesen de istemesen de’ bizzat sensin. Onları iyi yönet. Kişi markana sahip çık. Unutma; kişi markana sahip çıkmak için, önce kişiliğini bilmen gerek.
Haydi, bir yerden başlayalım.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: