Peaceful Warrior

0
2324

Film seyretmeyi seviyorum. Geçtiğimiz yıl her gün bir sinema filmi hedefi koymuştum kendime. Çok yararlı oldu. Gelişimdeyiz çalışmalarımda Film ile Sohbet adında filmlerden yola çıkarak yaptığım bir etkinlik de var.

Dingin Savaşçı, ilham veren fimlerden. Gerçek bir hikayeden esinlenilmiş. Dan Millman’ın Way of the Peaceful Warrior romanından beyazperdeye uyarlanan Dingin Savaşçı filmi olimpiyatlara hazırlanan genç sporcu Dan’in hikayesini işliyor. Filmin konusu ve kurgusu çok rahat izlememizi sağlıyor. Dan’in başına gelen bir kaza ve yaşadığı olağanüstü deneyim beni çok etkiledi.

Yaşadığın anın farkında olmak, anda olmak ancak bu kadar etkileyici anlatılabilir. Genç oyuncu Paul Wesley, usta oyuncu Nick Nolte ile filmin ana karakterleri. Oyunculuğunu severim kendisinin. Pek çok filmini severek izlemişimdir. Bu filmde de Nick Nolte’n canlandırdığı karaktere hayran kaldım. Sürprizli bir karakter. İzleyin ve keşfedin.

Filmde altı çizilecek o kadar çok cümle var ki…

“Aptallar tepki verir, cesurlar harekete geçer.”

“Sevilmesi en zor olanlar sevilmeye en çok ihtiyacı olanlardır.”

“Ölüm nedir ki bazıları hiç yaşamıyor.”

“Tek yapman gereken seçimlerin konusunda bilinçli ve eylemlerinden sorumlu olmak.”

Ve en çok etkilendiğim, tekrar tekrar seyrettiğim sahne…

“Nerdesin Dany?

Burada

Saat kaç?

Şimdi

Nesin sen?

Şu an…”

Son sözüm; bu filmi izleyin.
“Yolculuğun kendi bizi mutlu eder, varılacak yer değil.” 

Filmden sizin seçtiğiniz cümleleri merak ettim şimdiden, yazın bana…

Yasemin Sungur

ben@yaseminsungur.com 

Önceki İçerikMartı Dükkânı’nda Martılar Uçuyor
Sonraki İçerikGümüşlük Akademi’de Yaz(ı) Kampı Var!
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben hayatın tutkulu bir öğrencisi ve seçip aldıkları, özünden kattıkları ile sen izin verirsen ben bir rehber. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakmadım. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri enerjimle uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla, evrende hayat bir başka güzel. Şükür...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz