Merak İnsanı Geliştirir

0
271

“Özel bir yeteneğim yok, sadece tutkuyla meraklıyım” der Albert Einstein.

2000’li yılların başında bir üniversitede konuşma yaparken, gençlerden biri, “sizce hangi özelliğiniz sizin kariyerinizde ilerlemenize destek oldu?” diye sordu. Ben de hiç düşünmeden “merak” dedim.  Ben çok meraklıyım. Ama öyle kim ne yapmış, kim kiminle imiş magazinsel merakım yok. Sadece yeni şeyler öğrenmeye, bilmediğimden tekrar yeni bir şey tetiklemeye meraklıyım. Bu cevabım üzerine hiç unutmuyorum, sağ tarafta oturan bir öğretim görevlisi “Merak insanı öldürür Ece Hanım” dedi. Bilmiyorum belki 80’lerde misfit parçasını söyleyen grubu kastetmiş olabilir. Ama çok uygun bir yer ve zamanlama değildi. Cevabım: “Beni öldürmediğine göre kimseyi öldürmez” oldu.

O zaman bu zaman hep meraklı olun derim herkese. Merak, beynimizi besliyor. Genç kalmamızı, öğrenmemizi ve hayatta kalmamızı sağlıyor aslında.

Bugün ise en önemli liderlik değerlerinden biri. Hızla değişen, dönüşen dünyada merak etmeyince ölüyoruz. Peki ne bu merak?

“Merak, statükoya meydan okuma, keşfetme ve öğrenme zihniyetidir” diyor Stefaan van Hooydonk, Global Curiosity Institute kurucusu. Ve merak 3 boyutta inceleniyor:

  • Bireysel Merak
  • Sosyal Merak
  • Global Merak

Bireysel Merak

Kendine odaklanabilme, içe dönme, kendini anlamaya çalışma.

Duygusal Çeviklik kitabında da duygusal çevikliği “Kendine merak ve şefkat ile yaklaşmak” diye tanımlar Susan David.

Sosyal Merak

Başkaları ile ilgilenme / empati.

Ama öyle kim ne yapmış diye değil, geçekten karşındakini bütünsel olarak dinlemek ve anlamaya çalışmak. Empati derken de sadece bilişsel boyutta değil ama duygusal ve şefkatli boyutlarda da empati kurabilmek.  “Seni anlıyor, hissettiğini hissediyor ve sana nasıl yardım edebilirim diye merakla soruyorum” diyebilmek.

Global Merak

Öğrendikçe öğrenme isteği.

Çevremizdeki dünyayı ve çevreyi anlamak için ilgi veya dürtüdür. Stres toleransımızın yanı sıra yenilik konusunda nasıl olduğumuzu da gösterir. Öğrenme çevikliği ve problem çözme konusunda başarılı olmamızı sağlar.

Peki neden önemli bu MERAK? Merak, insanlık için tarihi şekillendiren motor aslında. 70.000 yıl önce dünyayı dolaşmak için savanadan çıkmamızı sağladı, evreni keşfetmek için teknolojiyi yarattı, kendi kendine giden arabayı icat etti, çiçek hastalığı gibi hastalıkları ortadan kaldırdı. Merak genellikle çocuklarla dünyayı keşfetmenin ve anlamlandırmanın doğal yolu olarak ilişkilendirilirken, yetişkinler için de başarının itici gücüdür ve insanlar arasında olumlu bağlantılar oluşturan jeldir.

Peki MERAK KASIMIZI nasıl güçlendirebiliriz?

  • Yeniye yer açın, keşfedin.
  • Vakit ayırın. Farklı konuları öğrenmek için iptal etmeyeceğiniz anları planlayın.
  • Konfor alanınızdan çıkın.

        Tanımadığınız ama size ilham veren kişilerle tanışmak için adım atın.

        Yolunuzu değiştirin.

        Rutinleriniz değiştirin

        Satın almak istediğiniz kitabın yanında duran kitabı inceleyin.

        Farklı departmanlarla kahve/zoom molaları ayarlayın.

  • Alçakgönüllülüğü hayatınıza entegre edin.

        Her konuyu bilemeyeceğinizi kabullenin.

        İçinize dönün, değerlerinizi, amacınızı keşfedin

  • Bir koç / mentor ile çalışın.

Unutmayın: Merak doğuştan gelen bir şey. Hepimiz dünyaya merakla geliyoruz. Sonra ne oluyor da bu özelliğimiz köreliyorsa onu ortadan kaldırma zamanı olduğunu unutmayın. Sadece dünyaya “Neden? Nasıl?” diyerek bakın.

Bu konuda birkaç TED konuşması da merak konusunda derinleşmek isteyenlere.

Ignite Your Curiosity | Rose Cain | TEDxKanata

https://youtu.be/E9HZyIT6Z-4

How Curiosity Will Save Us | Mónica Guzmán | TEDxSeattle

https://youtu.be/PSL0zNREHAE

The Case for Curiosity: Mario Livio at TEDxMidAtlantic 2012

https://youtu.be/Z_ojyXVVFKA

Önceki İçerikLGS, Başarı ve Emek
Sonraki İçerikİBB Şehir Tiyatroları Şehir Yazarlarını Arıyor Projesi’nde Sona Gelindi
Ömür boyu gelişim için öğrenmeye düşkün, hareket etmeye tutkun ve paylaşmayı seven, zaman zaman yorucu ve zorlayıcı, yüksek enerjili Anne, İş kadını, İK aşığı , Sporcu ve hep çocuk. Doğduğundan bu yana hep seven ve de sevildiğini hissetmenin vermiş olduğu şans ile 1992 de başladığım kariyerimde sevdiğim yerde sevdiğim işi yapma şansını yakalamış olan ben, 2010 yılında hayat amacımı netleştirdikten sonra daha çok fayda yaratmak için çalışıyorum.