Kariyer Planlama ve Hayat

Kariyer Planlama, üniversiteye hazırlanırken, üniversiteden mezun olunca, iş dünyasına merhaba dediğimizde, iş değiştirmeyi düşündüğümüzde, karşımıza çıkan kavramlardan biridir.Aslında, çocuk yaştan itibaren yakamızı bir türlü bırakmaz bu kavram. “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla başlar; büyürüz, “Nasıl bir kariyer planınız var?” ile devam eder.

Kariyer Nedir ?
Kariyer, bir insanın yaşamı boyunca süren işle ilgili deneyimlerinin tümü olarak ifade edilebilir.
a
Kariyer Planı Nedir?
Kişinin bilgi, beceri, ilgi, değer yargıları ve güçlü ve güçsüz yönlerini değerlendirmesi, organizasyon içi ve dışı kariyer olanaklarını tanımlaması, kendisi için kısa, orta, uzun dönemli hedefler saptaması, eylem planlarını hazırlaması ve bunları uygulaması sürecidir.

Sözlükteki anlamlarının dışında, bir değişiklik yapıp, ‘hayat’taki anlamına da bakmak istedim bu kez ben. Kariyer Planı, gerçekten bizim için ne ifade ediyor?

Ülkemizdeki eğitim sisteminde, hala ne yazık ki, bir mesleğe doğru yönlendirme, tam olarak oturmuş değil. Böyle olunca da, çoğu üniversite mezununun bile, mezun olduktan sonra, kafasını karıştıran bir kavram Kariyer Planı. Hatta bir çok şirkette ya da kuruluşta bile tam olarak çalışanlar için net bir Kariyer Planı kavramı yok.

“Beş yıl sonra, kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?”
Yapılan on iş görüşmesinin belki de altısında, bu soru sorulur genellikle. Ve karşılığında da, hemen hemen her yerde yazan, hazır kalıp cevaplar verilir: “Kısa vadede çalıştığım yere faydalı olmak, uzun vadede ise yönetici olmak istiyorum” gibi cümleler kurulur iş arayan adaylar tarafından.

Buradaki birinci sorun; sorulan sorudur. Çünkü hiç kimse kendisinin beş yıl sonra nelerle karşılaşacağını bilemez. Tabii ki adayın kafasında yarattığı gelecek beklentisini öğrenmek için sorulur bu gibi sorular ama adayı doğru yönlendirme konusunda başarılı değildir. İkinci sorun ise, verilen cevaptadır, çünkü yönetici olmak, ayrı bri meziyet işidir, beş sene sonra, herkes yönetici olabiliyorsa ya da böyle bir cevap veriyorsa, ortada bir karmaşa var demektir.

Daha önce muratyesildere.com’un sayfasında ve daha sonra Habertürk’te de okuduğum köşesinde, Kariyer Planlama hakkındaki söylediklerini burada da sizlerle paylaşmak istiyorum :

“Kariyer, ‘carrera’ kelimesinden geliyor. Ve bu kelimenin asıl anlamı, yarış. Peki şöyle soralım: Yarışın planı yapılır mı? Yarışmaya başlamadan önce mutlaka bir hazırlığınız, donanımınız, bilgi birikiminiz, enerjiniz vs.vardır ama önceden bir plan yapmak mümkün müdür? Bence değildir.
“Derin nefes alayım da, önce 3 no’lu atleti geçeyim, sonra depar atayım, sonra kenarda dinleneyim, sonra ben öndekine yetişirim” diye plan yapmaz hiçbir atlet. Değil mi?
Çünkü yarışa hazırlanılır, mücadele edilir, sabredilir, emek sarfedilir, gayret edilir. Önceden basamak basamak, devre devre hesaplanmaz. Yalnız burada planlamak ile hazırlık yapmayı birbirine karıştırmamak gerekir. İyi hazırlanıldığı zaman, beklenmedik gelişmelere karşı da neler yapabileceğinizi bilmelisiniz. Bu yolla da doğru adımlarla ilerlemek mümkün.
Kariyer dediğimiz şeyi yönetmek veya bunun planını yapmak, atacağımız adımları planlamak, ileride oluşabilecek hayal kırıklıklarının şiddetini arttırmaktan başka bir işe yaramıyor.”

Bu bir bakış açısı, konuyu bu tarafından da düşünmek önemli tabii ki.

Mediacat 2010 yılında, Johnny Bungo’nun Maceraları başlığı altında, “Daha Önce Kimseden Duymadığınız 6 Kariyer Sırrı” adında bir kitap çıkardı. Daniel Pink’in yazdığı kitapta, Johnny Bungo adında bir çizgi roman karakterine ve onun iş hayatında başına gelenlere yer veriyor. Manga olarak bilinen çizgi roman formatında hazırlanmış ilk iş kitabı olması bakımından da önem taşıyor. Kitabın kahramanı Johnny Bungo, kendisine söylenen hemen hemen herşeyi uyguluyor; danışmanlarını, öğretmenlerini, çevresini dinliyor ama bir yerden sonra işin içinden çıkamaz hale geliyor. Daha sonra tanışacağı Dinana, ona bazı tavsiyelerde bulunuyor; 6 hayati dersi anlatıyor. Bu dersleri şöyle sıralayabilirim:

Bir kariyer planı yoktur, çünkü hayat çok değişkendir ve ne olacağı tam olarak kontrol edilemeyen bir süreçtir. Gelecekte başınıza ne geleceğinizi, ne isteyeceğinizi, neleri sevip, nelerden vazgeçeceğinizi, koşulların ne olacağını asla bilemezsiniz. Bu yüzden, yapılması gereken, o anda, size uygun ve değerli gelen ne ise, onu yapmanız.Sadece yapmak istediğiniz şeye yoğunlaşın ve onu gerçekten istiyorsanız, sizin için o an artıları olacaksa, yapın. Bu işin gelecekte ne getirip, ne getirmeyeceğini hesaplamakla çok uğraşmayın.

Güçsüz yanlarınıza değil, güçlü yanlarınıza yoğunlaşın. Güçsüz kısımlarınızı güçlendirmek için uğraşacağınıza, güçlü taraflarınızı daha iyi hale getirin. Neyi sürekli olarak yapıyorsunuz, neyi yapmak size iyi geliyor, neyin devamını getirmek size daha fazla güç veriyor, ne sizi motive ediyor, ne olunca mutlu oluyorsunuz; bunları düşünün ve geliştirin.

Tek önemli şey siz değilsiniz tabii ki. Başkalarını da düşünün, empati kurum. Başkalarının gelişimi için de biraz uğraşın. Kendiniz dışındaki şeylere yoğunlaştıkça, daha çok geliştiğinizi göreceksiniz.

Yaptığınız işin arkasında durun. Israrlı olun. Bir işi sadece para veya terfi için yapmayın. Sadece bunlar için yaparsanız, içsel motivasyonunuzu kolay elde edersiniz. Ama doğru işi bulduğunuza ya da yaptığınıza inanıyorsanız, o konuda tutkulu ve ısrarlı olmak, mutlaka başarıyı getirecektir.

Hata yapmaktan korkmayın. Daha doğrusu, ‘Acaba böyle yapsam, yanlış mı olur’ düşüncesine fazla girmeden, inandığınız yolda, büyük işler başarmak için risk alabilin. Hedef uğruna risk almayıp, hata yapmayı önlemeye çalışmak, sizi bir yere götürmez.

Hepsinden önemlisi, yaşamınızın, kendi hayatınızın amacını düşünmek. Yaşlandığınız zaman, geriye dönüp baktığınızda gurur duyabileceğiniz güzel şeyler yapmak için uğraşın. Hayat sonsuz değil. İşe yarayan, fark yaratmış bir yaşam için uğraşın.

Evet, kitap bunları söylüyor özetlemek gerekirse. Tüm bunlar, bir Kariyer Planı değil; sizin hazırlık yapmanızı sağlayacak ipuçları.

“Çünkü, hayat, siz plan yaparken, başınıza gelenlerdir.” – John Lennon

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikKapadokya Zamanı
Sonraki İçerikEkim Ayında Gökyüzü
Zeynep Kıyak
1981 İstanbul doğumlu, İstanbul aşığı olan bir İstanbullu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halka İlişkiler ve Reklamcılık Lisans, Marmara Üniversitesi Medya Ekonomisi Yüksek Lisans mezunu. Editörlük ve kurumsal iletişim alanlarında üç yıl çalıştıktan sonra, insan kaynaklarına yöneldi, 12 yıldır profesyonel anlamda bu alanda çalışıyor. Çok klişe olacak belki ama “Çocukluğundan beri yazıyor” Ortaokul ve lise yıllarında yazıyla ilgili tüm il düzeyi yarışmalarda önemli dereceler kazandı. Üniversitede TÜHİD’in düzenlediği sosyal sorumluluk temalı yarışmada ekip arkadaşlarıyla “Genç İletişimciler” dalında Altın Pusula ödülünü aldı. Yazmayı bırakmadı. Sabah, Akşam gibi gazetelerde belirli dönemlerde yazıları; Kariyer.net’in blog sayfasında makaleleri yayımlandı. 2011’de Yasemin Sungur ile yolları kesiştiğinden beri Martı’da “Alternatif İK Sözlüğü”nü hazırlıyor. Bunun yanı sıra gündemle ilgili haber yazıları, röportajlar, farklı yazı dizileri üzerine yazmaya devam ediyor. MARTIDAŞ olmayı çok seviyor. Yeni projesi için yakında harekete geçecek ve bu yüzden çok heyecanlı…