Kahrolsun Çatırdayan Parkeler

Hayatında bir gün bile bebek sorumluluğunu almamış bazıları şöyle düşünebilir: “Günde ortalama on sekiz saat uyuyan bebek anne için neden zorlayıcı olsun ki? Bebeğin uyanık olduğu o dört saate mi tahammül edemiyor? Beslenme, bez değişimi, banyo dört saatte bitebilir, kalan zaman diliminde bebeğini öpüp koklayıp, başka şeyler yapabilir.” Böyleleri belki şanslıdır henüz böylesine bir girdaba girmemiş olduğundan. Belki de şanssızdır deneyimsizliğiyle girdabın dibini sıyıracağı koca koca yılları olacak tıpkı benim gibi.

Gerçek şu ki, ilk günlerini yaşayan primatlar on sekiz saat uyusalar da on sekiz dakika geçmeden ihtiyaç molası verebilirler. “Sağda inecek var” der gibi ağlama krizlerine girip yüz seksen dakika kadar yeri göğü inletebilirler. Sonra hiçbir şey olmamış gibi kanatlarını takıp daldıkları uykularda masumca gülümseyebilirler. Fakat bu kâbus dolu anlar arasında anne nihai sonuca yani bebeğinin huzurla uyuduğuna ikna olsa da kendi gözlerini kapatamaz. Yıllardır sessizlikte, ışıksız ve gece uyuyan bir yetişkine söylemeyin “Bebeğin uyuduğunda sen de uyu” sözlerini. Zaten üzerindeki kusmuk ve dışkı kokusuyla girebiliyorsa banyo, giremiyorsa üst değişimi derken karnının gurultuları lohusa depresyonunu depreştirir. Hele ikiz annesi, uyuyan bebekler sessizliği eşliğinde odadan geri geri süzülürken, son adımda çıkan parke sesiyle müteahhitten başlayıp neden kadın olduğuna dair sorgularken bulur kendini.

“Sese, ışığa, her ortamda uyumaya alışsınlar” dedim. İki yılın sonunda, durum şu ki, seslerinden dolayı ayırdığım odalarında perdelerden biri koyu gri, diğeri lacivert. Yazın pervaneyle nefes alıp veriyoruz ki dışarıdaki seslerden etkilenmeyelim. Her ortamda uyuma testini deneme cesaretini kendimde bulamıyorum henüz. Evet tek amaç huzurlu bir uyku!

Altı temiz, karnı tok, gazı olmayan her bebek uyur. Sorunsa, bu kısır döngü sürekli tekrarlanır. İkiz bebeklerdeyse bu döngü çok sıktır. Az önce beslenmiş bir bebekten diğerine geçiş çok kısadır. Ne zaman canı meme istese ulaşabilen bir bebeğe göre rekabet hat safhadadır. Anneyse vicdanıyla baş başa kalırken şanslıysa biri gelir ve açlıktan ağlayan bebeğine mama verir.

On dakika daha fazla uyku için koyu perde taktırın, bebeğiniz için evin en sessiz odasını seçin. Odanın özellikle kapıya doğru olan parkeleri üzerinde zıplayın. Güvenli parkelere elektrik bandı yapıştırın. İki sene sonra yapacaklarınızı bugün yapmanızı tavsiye ederim. Uyuduğunuz fazladan dakikalar size sabır, enerji ve mutluluk olarak geri dönecektir.

Ayrıca bebeklerin uyuduğu ortamın sıcaklığına çok dikkat edin. Pamuklu kıyafetlerle uyutun. Meme rahatlatıcı bir icattır. Sallama eyleminin sürekliliğini ve bağımlılığını düşünün derim. Beni sorarsanız ben şu sıra kendi isteğimle uyanacağım sabahların hayalini kurarken, tüm uykusuz gecelerin ve gündüzlerin sarhoşluğuyla salonun ortasındaki kırmızı yeşil kaydırağa dalıp gitmekle meşgulüm.

Berna Aksu


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: