İtiraf Ediyorum, Ben Bir İçedönüğüm

0
182

Bir kitap okuyarak hayatı değişenlerden misiniz?

Maalesef diye cevaplayarak yazıma başlıyorum. Hiç bir zaman bir kitap okuyarak sihirli bir değnek değmişçesine hayatı değişen insanlardan olmadım. Bunu anlatan insanlara gıpta ettiğim doğrudur, benim için geçerli olanı “Neden daha önce karşılaşmadık?” dediğim kitaplarım var başucumda. Bunlardan biri Jenn Granneman tarafından kaleme alınan “İçedönüklerin Gizli Yaşamı”.

Bu kitaba keşke 20’li yaşlarımda rastlasaymışım, aktivitelerimi ona göre planlar, kendimi çok daha iyi tanır ve akabinde daha az yargılardım. Misal siz de birkaç gün arka arkaya etkinliğe gidince enerjiniz düşüyor mu? Daha kalabalık, daha yüzeysel sosyal aktiviteler yerine daha derin ve daha yakın birkaç insanın katıldığı etkinlikleri mi tercih edersiniz? Kötü haber (şaka!) içedönüksünüz. İyi haber, dünyanın kalan %30-%50’sinin sizin gibi olduğu sanılıyor.

Üstelik bu bir nörolojik gerçek; beynin ödül merkezi olan dopaminin, dışadönüklerde dış uyaranlar karşısında daha fazla tepki verdiği tespit edilmiş. Olası ödüller (buna sosyal ödüller dahil- misal popüler olmak) karşısında bir dışadönük kadar enerji ve dolayısıyla motivasyonla dolmuyor içedönük. Bu yüzden dışadönükler- içedönüğün aksine- bitkin düşmeden yabancılarla şevkle konuşabiliyorlar.

İçedönüklerin Özellikleri

Kitabı okurken sıklıkla başımla onaylarken buluyorum kendimi:

  • En iyi tek başınayken düşünebiliyorsunuz.
  • İyi bir dinleyicisiniz.
  • Fazla derin ve gözlemci olduğunuz söylendi.
  • Düşüncelerinizi söylemekten ziyade yazmakta iyisiniz.
  • İnsanlarla bir arada olmak ve tek başınıza kalmak arasında gidip geliyorsunuz.
  • ………

İçedönüklük elbette bir tuhaflık değil, ancak yıllarca bu kavramı bilmediğimden kendimi bazı sosyal ortamlarda pek bir eğreti pek bir çaresiz hissettim. Şimdi biliyorum aynen içten yanmalı bir motor gibi, ben bir içedönüğüm.

Carl Gustav Jung

Bu tabirleri bulan ve literatüre kazandıran değerli psikolog Carl Gustav Jung’u burada anmadan geçmek olmaz. Jung’a göre insanın iki dünyası var: Nesnel dünya (kişinin çevresindeki diğer insanlar, eşyalar vb.) ve kişinin öznel dünyası dediğimiz iç dünyası (düşünceler, kavramlar vb.). Dışadönük kişi enerjisini ve algılarını çevresine yöneltirken içedönüklüklerde enerji iç süreçlere yoğunlaşır.

Bu iki tutum, bilinç düzeyinde ve aynı zaman içinde birlikte bulunamazlar. Sürekli olarak biri diğerinin yerine geçer. Ancak, bu tutumlardan yalnızca biri yaşamı boyunca kişiye egemendir. Bu bir skaladır, Jung’a göre %100 dışadönük veya %100 içedönük bir kişi yok şu dünyada, aksi taktirde sonunun akıl hastanesinde olması kaçınılmazdı.

Önemli olan, siz hayatta genel olarak hangi tutumu daha çok göstermektesiniz?

İçedönüklük Hakkında Yanlış Yargılar

İçedönüklük toplumda utangaç olmadan, asosyal olmaya veya içe kapanıklığa dair bir çok farklı kavramla özdeşleştirilmekte. Maalesef! İçe dönüklük bunlardan hiçbiri değil. Evet, bir insan hem utangaç hem içedönük olabilir veya zamanla bu iki kavram birbirini beslemiş dahi olabilir ancak bu her utangacın bir içedönük olduğunu göstermez.

Utangaç biri, insanlarla sohbet etmek zorunda kalacağı için bir yemek davetinden kaçınabilir, oysa bir içedönük evde sakin bir şekilde TV izleyerek vakit geçirmek istediği için davete katılmamayı tercih eder.

Meslekler ve Ünlüler

İçedönüklük hakkında başka bir yargı, madem bunları fazla kalabalık ortamlar ve uyaranlar yorabiliyor; bu kişilerin yazarlık, kütüphane görevlisi gibi daha izole işler yapması gerektiği yönünde. Ancak yanılıyorlar, içedönüklerin büyük bir çoğunluğu anlamlı bir iş yapıp insanlığa dokunmak istiyor. İçlerinde birçok eğitmen, hemşire, çağrı merkezi temsilcisi var.

Gelgelelim ünlülere; kimler yok ki içlerinde: Barack Obama, Lady Gaga, Meryl Streep, Frederic Chopin, Gwyneth Paltrow, Elton John, Audrey Hepburn, Steven Spielberg, Brene Brown, Mark Zuckerberg ve daha niceleri…Henüz izlemediyseniz, kendisi de bir içedönük olan ve izlenme rekoru kıran Susan Cain’in meşhur “İçedönüklerin Gücü” konuşmasına bakmanızı hararetle tavsiye ederim (TED Konuşmaları).

Son Söz

Tabii, kitapta burada detayına giremeyeceğim bir sürü alt başlık var; içedönüklüğün türlerinden tutun iş ve flört yaşamında taktiklere değin. Üstelik psikolojik ve sosyal araştırmalarla desteklenmiş ve hatta birçok içedönüğün görüşleri eşliğinde. Böylelikle yalnız hissetmediğiniz kadar, dünyanın pek çok köşesinden içedönüklerin, aynı olaya dair size bazen ilham veren bazen beyninizde ampuller yanmasına neden olan fikirlerine rastlayabiliyorsunuz.

Okumaya değer, özellikle bir içedönükseniz veya yakın çevrenizde bir içedönük varsa…

Şeyda Bodur

Önceki İçerikAwen for Us ile uyanış başlıyor!
Sonraki İçerikİyilik ve Kötülük Mücadelesinin Kitabı: Proti Adası’nın Esrarı
Şeyda Bodur ben. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunuyum. Yine aynı üniversiteden “Avrupa Çalışmaları” dalında yüksek lisans yaptım. 1996’da başladığım profesyonel iş yaşamında, yöneticilik yapıp çeşitli projeleri yönettim. 8 sene boyunca emek vermiş olduğu Eczacıbaşı Topluluğu kariyerimde önemli bir yer tutar. Uluslararası belgeli Gestalt Yaşam Koçluğu Sertifikası’na sahibim (International Coach Federation bünyesinde Professional Certified Coach). İletişim benim için elzem; su gibi, nefes gibi. Yaşamın bizzât kendisi. Burcum İletişimin de sembolü olan İkizler. 14 Haziran doğumluyum. Bunun akabinde severek yaptığım işler eğitmenlik, koçluk ve yazarlık... Mistik hikâyelere bayılırım. Nelerden hoşlanırım? Keşfetmekten...Keşfetmek benim için dünyayı gezip tozmak kadar derinleşerek yapılan içsel yolculuklarımı, hatta mahalle arasında denk gelinen eski bir yazlık sinemayı bile kapsar...Hayatın kendisi zaten dev bir ekran değil mi? Senaristi, yönetmeni ve oyuncusu bizler olduğumuz...Başka ilgi alanlarım? Dans etmek, içinde estetik olan herşey, yüzmek, kitap okumak ve samimi sohbetler... Çok iyi derecede İngilizce ve orta derecede Almanca biliyorum. “Dünyaya yeniden gelsem yine ben olmak isterim" diyebilecek coşkuda bir yaşam sürdürmeniz dileğiyle sağlıcakla kalın...