İş Hayatında Psikolojik Güvenlik

Bundan 10 yıl kadar önce çalıştığım şirkette yeni fikirlerin üretildiği bir grup çalışmasında, o zamanlar Türkiye’de şirketler arasında çok fazla uygulanmayan, koşarak bağış toplama konusunu açmış, çalışanların da dahil olacağı ve şirketin de üzerine koyacağı bir plan ile anlamlı bir çalışma yapabileceğimizi iletmiştim. En az 30 kişinin önünde bu fikrimin ne kadar anlamsız ve aşağılayıcı olduğu bana söylenmişti. Çok şaşırıp acaba yanlış mı düşünüyorum diye kendimi sorgulamıştım. Ve de bu yaklaşıma sahip üst düzey yöneticimizin söyleyiş tarzı beni oldukça üzmüştü. Aslında, hiçbir zaman kendisinin yanında, onun fikirleri dışında fikirlerimizi beyan etmek kolay değildi ama o zamanlar buna psikolojik güvenlik dendiğini bilmiyordum. Bugün, iş dünyasında gitgide daha fazla konuşulmaya başlanan bir konu haline geldi. Ve maalesef sadece Türkiye’de değil ancak Türkiye’de çok yoğun yaşanmakta.

Peki, ne demek psikolojik güvenlik?

Psikologlara göre, bireyin, kendi fikir ve sorularını, utanmadan, sıkılmadan güvenle söyleyebilmesine, psikolojik güvenlik deniyor. İş yerinde ise herhangi bir ekip üyesinin, sorularından, hatalarından ya da fikirlerini açıkça beyan etmesinden dolayı aşağılanmaması, cezalandırılmaması ya da dışlanmaması anlamına geliyor.

Bu konuda neredeyiz? diye sorarsanız maalesef yolumuz uzun! Ancak, çalışanların, fikir ve görüşlerini söylemekten çekinmedikleri, hataların tolere edildiği ortamlarda verimliliğin ve performansın beklentinin üzerinde gerçekleştiğini de biliyoruz.

Psikolojik olarak güvenli bir işyeri, aidiyet duygusu ile başlıyor. 

Maslow’un ihtiyaçlar piramidinden de hatırlayacağınız üzere, çalışanlar kendilerini gerçekleştirmeden yani tüm potansiyellerini göstermeden önce, organizasyona, ekibe ait olduklarını hissetmek istiyorlar.

The 4 Stages of Psychological Safety: Defining the Path to Inclusion and Innovation, kitabının yazarı Dr. Timothy Clark’a göre, çalışanların yeni fikirler üretebilmesi, var olan fikirleri sorgulayıp, inovatif yaklaşımlar sunabilmesi için 4 aşama var:

  1. Aşama: Dahiliyet Güvenliği- Inclusion Safety

Çalışanın, ekip arkadaşları ve yöneticisi ile endişe etmeden bağ kurduğu, kendini ekibe ait hissettiği aşama. Bu dönemde, kişi olduğu gibi davranmaktan korkmaz, utanmaz ve çekinmez. Var olan tüm kendine has özellikleri ile ekip arkadaşları tarafından kabul görür.

  1. Aşama: Öğrenme Güvenliği- Learner Safety

Öğrenme güvenliği, kişinin gelişim ihtiyaçlarının karşılandığı dönemdir. Korkmadan soru sorma, deneyimleme ve hata yaptığı bu aşamada çalışan ne kadar kendini desteklenmiş hissederse bir sonraki adıma o kadar rahat geçebilir. İşi öğrenme, kutunun dışında düşünebilme için temel adımlar öğrenme güvenliği aşamasında atılır.

  1. Aşama: Katkı Güvenliği- Contributor Safety

Fark yaratma ihtiyacının adreslendiği bu aşamada, çalışan, anlamlı katkılar koyabilmek için kendi yetkinliklerini kullanmakta özgür ve güvenli hissetmelidir.

  1. Aşama: Meydan Okuma Güvenliği- Challenger Safety

İşleri daha ileri götürebilme, rekabette öne çıkabilme için farklı uygulamaların konuşulacağı aşamadır. Her türlü farklı fikri söylemek için çalışan konuştuğu zaman cezalandırılmayacağını, aşağılanmayacağını ve dışlanmayacağını bilmelidir.

Center for Creative leadership COO’su David Altman bu konuda liderlerin sorumluluk alması gerektiğini söylüyor.

Psikolojik güvenliği desteklemek, inovasyonu da getireceğinden liderler ekip üyeleri ile birlikte bir kaç soruya cevap vermeli.

  • İşler yolunda gitmediğinden ekip bu konudaki endişelerini nasıl dile getirmeli?
  • Liderin başarısızlığa, kötü haberlere tepkisi nasıl?
  • Ekibin çatışma yönetimi kültürü / normları nasıl?
  • Bir lider olarak, kutunun dışındaki fikirlere, yaratıcı ve farklı bakış açılarına, ya da süreç olarak tamamlanmamış yeni fikirlere tepkiniz nasıl?
  • Ekibin de olduğu bir ortamda bu soruların cevaplanması tüm ekibe psikolojik güvenlik konusunda bir yol çizecektir.

Bu arada, yine Altman’a göre, uzaktan/zoom üzerinden çalışma her ne kadar iletişimde bağlantı kurmayı zorlaştırıyor olsa da psikolojik güvenlik konusunda olumlu bir adım attırabiliyor. Bazı kültürlerde, hiyerarşik olarak sizden yukarıda birinin gözüne 30 saniye aralıksız bakmak saygısızlık olarak algılanmakta, ya da bundan çekinen biri, zoom toplantısında nereye baktığı tam anlaşılmadan fikrini ifade edebiliyor. Hatta bazen kamera kapalı iken de fikrini beyan edebiliyor. CEO’ların görkemli odalarından herkes gibi küçücük kutucuklara sığdığı bundan dönem, psikolojik güvenlikten olumlu adımlar atılacak bir dönem olarak değerlendirilmekte.

Ece Sueren Ok