İnsanın Anlam Arayışı: Sevgi

Sevgi neydi?’ diye başlar malum soru. Çokça farklı tanımın olduğu ve hiçbir tanımın tam anlamıyla yaşanamadığı bir hayat sürer gideriz.

Hayata dair kavramları düşününce ilk aklıma gelen düşünürlerden biri Halil Cibran’dır. Ermiş adlı eserinde insana dair pek çok kavram için yorumu vardır. Örneğin ebeveynlerin çocuk sevgisi için der ki Cibran:

“Onlar, sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler.

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.

Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.

Çünkü ruhlar yarındadır,

Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları

Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.”

Çocuklarımızı kendimiz gibi olmaya zorlamayı karşılıksız sevgiye bağlıyoruz. “Çocuklarımı çok seviyorum,” diyerek koruma kalkanı ile hareket alanlarını kısıtlıyoruz. Kendimiz için gerçekleştiremediğimiz hayallerimizi çocuğumuzun gerçekleştirmesi için onları zorluyoruz.

Bu ne sevgi ah,  bu ne ızdırap?

Gelelim başka bir sevgi türüne, evlilikte sevgi nedir? Yine Cibran en yalın ve her cümlesini derin düşündüren haliyle anlatıyor.

Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın,

Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun

Sevgi birbirinizin kadehini onunla doldurun ama aynı kadehe eğilip içmeyin,

Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın,

Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama ikinizin de birer Yalnız olduğunu unutmayın,

Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır,

Yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın,

Çünkü ancak Hayat’ın elidir yüreklerinizi saklayacak olan,

Hep yan yana olun, ama birbirinize fazla sokulmayın,

Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır.”

Evlilik ve ikili ilişkilerle ilgili danışmanlık yapanların bu metinleri ezber etmelerini öneririm. Çünkü metin çok önemli temel içerikleri barındırıyor.

Sevgiyi, o duyguyu hissettiğimiz şeyleri sıkı sıkıya elimizde tutmak olarak görüyoruz. Sevdiğimiz kişilerin, kendimize, değerlerimize dönüşmesini ve bu değerlerden asla kopmamasını istiyoruz. Adam kadının boğazını kesince “Tutku derecesinde aşırı seviyordum Hakim Bey’’ diye cevap veriyor. Boğazına yapışan kocası için kadın Dövüyor, hırçınlık yapıyor ama beni yürekten seviyor ben de onu diyor. Çocuğun ağzına beş kaşık yemeği aynı anda sokup çocuğun kusmasına neden olan anne ‘Ama onun iyiliği için, aç kalmasın. Her yaptığım evlat sevgisinden, evlat sevgisi gibi yüce bir duygu var mı?’ diyor.

Yaşadığımız hayatlarda sevgi olarak nitelendirdiğimiz şeyin aslında o olmadığını anladıkça, anlama dair arayışımız gerçek anlamı yaşayana kadar sürüp gidecek.

Peki sevgi neydi?

 “Sevgi hiçbir şey sunmaz, sadece kendisini,

Hiçbir şey kabul etmez, kendinde olandan gayri.

Sevgi sahip çıkmaz, sahiplenilmez de;

Çünkü sevgi, sevgi için yeterlidir, tümüyle” *

’Kendi olarak, sana gelen-

sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-

sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-

kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan- –

O, işte…’’ **

*Sevgi Üzerine, Ermiş, Halil Cibran

** Kendi olarak sana gelen, Oruç Aruoba


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikBebeklerin İlk 1000 Günü Önemli!
Sonraki İçerik2019 Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini Buldu
Didem Yeşim Pektok
“İşim: İnsan Konu: Le’biderya. Ufuk çizgisiyle arkadaşlığımda ‘İnsan’ a dair en güzel manzarayı mekan edindim. Olumlu fikir üretir, iyi paylaşım yaparım.” Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümleri mezunu Pektok, 1993 yılından beri reklam, satış, bankacılık ve eğitim alanlarında çalışmıştır. Bilişim teknolojileri alanında eğitim veren bir kurumun ortağıdır ve kurumun insan kaynağı, finansman, eğitim koordinasyon birimlerinden sorumlu yöneticisidir. Aynı alanlarda kurumsal eğitimler verir. Kadınların toplum içinde eşit haklara sahip olması için çalışan sosyal sorumluluk platformunun lideridir. 2014 yılından beri Martı Dergisi’nde insan, kadın, çocuk konularında yazar ve okuduğu kitaplarla ilgili okur gözünden yorumlarını paylaşır.