İlham Veren Bir Yaşam Öyküsü – Kelebek ve Dalgıç, Jean-Dominique Bauby

Milyonlarca satan bir derginin başarılı editörüydü. Geçirdiği beyin kanaması sonucu bütün bedensel fonksiyonlarını kaybetti. Gözlerini açtığında, derin bir karanlığın içine hapsedilmiş gibi hissetti. Doktorun kendisine “Adınız ne?” dediğini duyuyordu. Cevap da veriyordu aslında : “Adım, Jean Dominuque Bauby.” Ama doktor onu duymuyor gibiydi, hiç durmadan sorusunu tekrar ediyordu: “Adınız ne, bana adınızı söyleyebilir misiniz?”

İlham Veren Bir Yaşam Öyküsü - Kelebek ve Dalgıç, Jean-Dominique Bauby

Dünyanın en çok satan dergilerinden biri olan Elle’in Fransa baskısının başarılı ve karizmatik editörü Jean Dominuque Bauby, o an başına korkunç ve beklenmedik bir şey geldiğini fark etti. Beyin kanaması geçirmişti ve sol gözü dışında bedeninin hiçbir yerini kullanamıyordu. Felaketin ardından ona kalan tek şey beyni ve işitme duyusuydu. Jean Dominuque Bauby, sadece 43 yaşındaydı.

Bir Tek Hayal Gücü Ölmedi…

jean--dominique-bauby

Yaşadığı ilk şokun ardından hayattan kolay kolay vazgeçemeyeceğini de ortaya koydu. Terapistinin hazırladığı özel bir alfabe ve sekreterinin de yardımıyla sadece sol göz kapağını hareket ettirerek anılarını anlatan ve hayal gücüne dayanan bir kitap yazdı.

kelebek ve dalgıç kitap

Bauby’nin “Kelebek ve Dalgıç Giysisi” (Le Scaphandre et le Papillon) adını verdiği bu kitap, Türkçe dahil birçok dile çevrildi ve satış rekorları kırdı. 1995 yılında 8 Aralık günü geçirdiği beyin kanaması sonucunda bütün hayatı değişen Jean-Dominique Bauby, 2 yıl sonra 9 Mart 1997’de hayata veda etti.

kelebek ve dalgıç the-diving-bell-and-the-butterfly-kelebek-ve-dalgic

Jean-Dominique Bauby’nin imkânsızı başararak yazdığı kitabı, sinemacılığının yanı sıra bir ressam da olan Julian Schnabel tarafından beyazperdeye uyarlandı. Altın Küre ödüllerinde daha önce çektiği “Basquiat” ve “Karanlıktan Önce” (Before The Night Falls) gibi filmleriyle tanınan Julian Schnabel’e en iyi yönetmen dalında bir ödül getirdi. Aynı zamanda yabancı dilde en iyi film ödülünü de kazandı.

Özgür bir kelebek olmak ya da?

Nerede hapsolduğunuzu biliyor musunuz?

Bazen bir bedende hapis olabilir insan!

Yasemin Sungur

Kariyerim Gelecek mi kitabıma almıştım bu satırları, bugün filmi tekrar izledim ve yazımı sizlerle paylaşmak istedim. Kitabını okuyun ve filmini seyredin…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikKadın, Bu Dünyaya Aittir
Sonraki İçerikSevgililer Günü
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...