Harekete Geç, Hareketi Seç!

Yarın yaparım… Sunumumu henüz hazırlamadım, teslim etmem gereken raporun yarın son günü… Bu hafta diyete başlayacağım, şu kilolardan bir türlü kurtulamadım… Bu ay kesin yabancı dil çalışmaya başlıyorum…

Daha birçok örnek verebiliriz hayatımızda kendimiz ve çevremiz ile ilgi ertelediklerimize. Ertelemek çağımızın sarsıcı hastalığı geleceğimizi ve zamanımızı çalmaya devam ediyor. Peki, kurtulmak mümkün mü? Cevabım Evet hem de kesinlikle… Bu konu ile ilgili yıllardır çalışıyorum eğitimlerimde ve terapilerimde temel çalıştığımız konular arasındadır. Siz burada paylaştığım pratik bilgi ile öğrendiğiniz tekniği kullanırken harekete geçmek artık daha kolay olacak…

Harekete geçmek anda olabilmektir. Yargısızca içinde bulunduğun anı yaşamaktır. Başarılı kendine güvenen, mücadeleci yönümüzle tüm olacaklara hazır olabilmektir çünkü hayat devamlılık gerektirir. Devamlılık ise içimizdeki gücü doğru kullandığımızda mümkün olur. Bu güç kendini yenilemeli ve ihtiyaç duyulan her kaynağa aktarılmalıdır. Yargılamaya başladığınızda ve anda olamadığınızda geçmiş ve gelecekte kaynağınızı boşa harcarsınız.

Tutku ile kendinize inanmak ve harekete geçmek geleceği inşa etmenin tek yoldur. Oyunda şevkle, eğlenceyle gayret ve hevesle kalmalıyız. Hayata proaktif bir yaklaşımla bakabilmektir hemen harekete geçebilmek…

Karşılaşılan sorunlar hayatı zorlaştırmaz tam tersi gerçekten yaşadığımızı hissettirir çünkü sorun yoksa hayatta yoktur aslında. Mücadele ettikçe zor görülen sorunların nasıl kolay çözüldüğünü zaman içinde küçüldüğünü görürüz.

Korkularımızın üstüne gitmeliyiz. Onlardan kaçmak kısa sürede rahatlatsa da uzun vadede sorunu büyütmekten başka bir işe yaramazlar. Korkunuzu yanınıza aldığınız kadar güçlü hissedersiniz. Kendinize olan güveniniz artar.

Kendine güven olmadan ilerlemek harekete geçmek mümkün değildir.

Harekete geçmenin önünde iki engel vardır. Birincisi korkularımız ikincisi ise öz denetim eksikliğimiz. Birincisi geçmişte yaşadıklarımızdan ve kaçınma davranışlarımızdan dolayı gelişir ve büyür bizi esir eder etkisi altına alır hayatımız korkularımız kadar kısıtlanmıştır. Başarılarımız ve kendimiz gibi olmak çok zordur artık

Korkularımızla baş etmek için de 2 basamaklı bir süreç vardır.

  1. Basamak korkularımızı fark etmektir bunu yapabildiğimizde bir adım yaklaşmışızdır harekete geçmeye,
  2. Adım ise korkularımızla yüzleşip onları kabul etmektir ancak ondan sonra artık hazırızdır harekete geçmeye…

Ancak yüzleşmek onları kabul etmek o kadar kolay değil. Bir değişim yoludur bu, içindeki kaygı ve acı ile adım adım ilerlemek gerekir bu yolda atılacak hızlı bir adım acıyı dayanılmaz kılar ve her şey berbat olabilir, o yüzden her adım planlanmalı çıkılan seviyede acı ve kaygı azalınca diğer zorlayıcı seviyeye geçmeli sabır ve istek ise en önemli değerlerinizdir. Onlar olmadan olmaz… Yazımın sonunda korkulardan kurtulmaya yarayan çalışmaya örnek vereceğim.

İkincisi ise çocukluk ortamından başlayarak serbest bir ortamda büyütülmüşüzdür. Kendimize sınır koymak istemediğimizde bir işin başına geçmek imkânsızdır. Örneğin ders çalışmamız gerekirken kendimizi arkadaşlarla birlikte veya bilgisayar başında bulabiliriz. Çağımızda beklide en çok yaşanan sorunlar arasındadır bu birçok aileyi etkiliyor. Dürtüsel tarafımız ile başa çıkmak. İstek gelir ve kişi eyleme geçer ama bu istenmeyen eylemi kontrol edemez. Tokken canımız bir şey çektiğinde yemek gibi…

İstek ile eylem arasına 1-2 saniyelik durak koymak ve neden yaptığımızı sormak etkili bir başa çıkma yoludur. Müzikte es vermek gibi…

Dur ve ihtiyacın var mı sorgula.

Yemeğe ihtiyacın var mı şu an, eğlenceye veya o ayakkabıya gerçekten ihtiyacın var mı?

İrade kullandıkça gelişen bir özelliktir. İradenizi zayıf bulabilirsiniz ama bunu geliştirmek sizin elinizdedir.

Harekete geçememek her geçen gün insanları ve toplumları etkisi altına alıyor.

Ve korkularımız… Korkularımızın içeriği çok farklı olabilir. Kimimiz hata yapmaktan kimimiz eleştirilmekten, reddedilmekten, terk edilmekten yâda dünyayı siyah beyaz gördüğümüzden yani mükemmeliyetçi olduğumuzdan bu korkularımız ortaya çıkabilir. Bazen de başarılı olmaktan korkabiliriz.

Bilinçaltında var olan korkularla yüzleşmek ve başa çıkmak kolay değildir. Ama imkânsızda değildir öncelikle hangi durumlarda kaçınıyorsunuz harekete geçmekten bunu tespit etmeniz gerekir sonra sizi korkutan durumun ne olduğunu belirlemeniz, sonra ne mi yapmalıyız? Sıkı durun size kolay ama çok etkili bir yöntem veriyorum.

Bir örnek ile anlatayım: Harekete geçemediğiniz yer iş yerinde patrondan zam istemek olsun. Bu konuşmayı yapmak çok zor olabilir. Şimdi “En kötüsü ne olur?” Sorusunun cevabını verin. İşten atılmak mı? İşte tekniğimiz; kendinizi işten atılmış olarak zihninizde canlandırmanız gerekiyor gerçekten bu canlandırmayı yapabilirseniz birkaç tekrardan sonra işten atılmak sizin için aslında bilinçaltınız için korku olmaktan çıkacak ve kontrollü bir şekilde yapmak istediklerinizi yapmaya başlayacaksınız. Sonuçlarına şaşırmaya hazır olun.

Bu arada felaketleştirdiğiniz senaryoların hiçte sizin düşündüğünüz gibi bitmediğini göreceksiniz.

Son bir hatırlatma korkularınız ile başa çıkamıyorsanız bir uzman desteği ile rahatlıkla aşabilirsiniz. Hayatı daha fazla bekletmeyin ve harekete geçin…

Sevgi ile kalın görüşmek üzere…

Cenk Kahvecioğlu

Uzman Klinik Psikolog


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: