25 Şubat Haftası Kültür Sanat Ajandası

Opus Amadeus bu sene 8 yaşında!

8. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali 11 Mart’a kadar devam ediyor. İstanbul’un tarihi mekanlarının konserlere ev sahipliği yaptığı festivalde, 28 Şubat’ta Saint Esprit Kilisesi’nde Leyla Pınar org konserini, 6 Mart’ta Yeldeğirmeni Sanat’ta Trio Passacaglia’yı ve 11 Mart’ta Eşkanazi Sinagog’unda Silva Quartet’i izlenebilir. Festival her sene oda müziğinin derinliğine ve büyüsüne bağlı duygularla hazırlanmış programlardan oluşan konserleri İstanbullularla buluşturuyor.

Narmanlı Apartmanı’nda bir vaha

Bilge Alkor Koleksiyon Evi, ressam ve koleksiyoner Bilge Alkor tarafından kurulmuş. Alkor, sanata alan sağlayarak Aliye Berger, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi sanatçıların üretim yaptığı Narmanlı Han’ın kültürel mirasını devam ettirmek ister. Sanatçı, Müze-Ev’in her odasını sanat hayatı süresince üzerine çalıştığı farklı kavramlar çerçevesinde tasarlamış. Hem kendi eserlerini hem de obje koleksiyonlarını diyaloga sokarak izleyiciye sanatçının üretim sürecine ve iç dünyasına işaret eden ipuçları bırakıyor.

Narmanlı Sanat, çeşitli teorik atölyeler, workshop’lar, sergiler, okumalar, gösterimler, dinletiler, geziler ve daha nice etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Sanatı konuşmayı, anlamayı ve tartışmayı, dinamik ve genç bir kitleye de erişilebilir kılmayı  hedefliyor. 6-27 Mart arası her Çarşamba 19.00-21.00 arası Cem Güventürk ile Yaratıcılık atölyesi, 7-28 Mart arası her Perşembe 19.00-21.00 arası “ Önce siz ateş edin Mösyö burjuvazi: Devrimler ve sanat” konulu ve Osman Erden’in konuşmacı olduğu atölyeye katılabilirsiniz. Bunlar ve benzeri atölyeler katılmasanız bile mutlaka bu koleksiyon evini ziyaret edin.

Ben gezmek için gittiğimde Bilge Hanım karşıladı ve gezdirdi. Eşi şair Can Alkor’un Kuşlar Suresi şiirinden esinlenerek yaptığı tablolar, Shakespeare’nin Bir yaz Gecesi Rüyası’nın tabloları, Lucifer, dünyanın çeşitli yerleri den topladığı masklar ve dairenin bir bölümünde yer alan genç sanatçıların ışlerine yer veren Alkor’un kurduğu galeri Ariel Sanat. Vaha gibi…

Adres: Maçka Caddesi 24, Narmanlı Apartmanı Kat 2 Daire 4, Teşvikiye

Uzun Perşembe

Bu yılın ilk Uzun Perşembe’sinde SALT Beyoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nün Türkiye’den genç besteciler ile uluslararası oda müziği topluluklarını bir araya getiren BİLGİ Yeni Müzik Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Açık Sinema’da onuncusu gerçekleştirilecek festivalde, 2007’de Atina’da kurulan müzik topluluğu ENSEMBLE ARTéfacts, dokuz bestecinin eserlerinin yanı sıra kendi repertuvarından parçalar seslendirecek.  Deniz Can Barış, İpek Ektaş, Kristina Golubkova, Aslıhan Kabukçu, Aslı Kobaner, Can Memişoğulları, Emir Can Pehlivan, Ceren Şepçi ve Anıl Berk Zamandar’ın bestelerinin icra edileceği program herkesin katılımına açık ve ücretsiz.
Uzun Perşembe’de, SALT Beyoğlu’ndaki Makbul Tarihin Tutsakları sergisi ve birinci katta yer alan Robinson Crusoe 389 kitabevi ile SALT Galata yapısı saat 22.00’ye kadar açık olacak. Tarih: 28 Şubat 

Adres: Salt Galata  BANKALAR CADDESİ 11 KARAKÖY

Yüzler ve Yerler

Akbank Sanat’ta Theo Eshetu’nun “Yüzler ve Yerler” isimli sergisi 9 Mart’a kadar gezilebilir. Sergi broşüründe şunlar yazıyor: “Kültürel kimlikler hiçbir zaman sabit ve tanımlı olmamış, politik gelecek tasarıları tarafından oluşturulmuş ve biçimlendirilmiş, tarihsel olaylar tarafından inşa edilmiş ve yıkılmış, kültürel nesnelerin yerlerinden edilmesiyle ve nüfusların göç etmesiyle dalgalanmalar göstermiştir; bunların hepsi de zamanın akışı içinde kimlikleri sabitlemenin olanaksızlığına işaret eder gibi görünmektedir, çünkü kimlikler doğaları gereği sürekli değişim içerisindedir. Bizim tek tanımlayabileceğimiz şimdiki zamandır; şimdiki zaman da grotesk ve değişkendir ve sırtında geçmişin hayaletlerinin getirdiği bir yükü taşımaktadır. Bununla birlikte, şimdiki zamanın belli bir güzelliği de vardır; yeni adalet yargılarının oluşabilmesi yönünde bir diriliğe, yeni uyum arayışlarına ve yüzeysel ve göstermelik politik eğilimlerin aksine, henüz var olmayan melez durumlara yönelik bir kabul ve heves içerir.” Theo Eshetu sergide iki video enstalasyon sunuyor; bunlar, bir portre fotoğrafları serisinin eşlik ettiği Atlas Fractured (2017) ve The Slave Ship (2015) adlı çalışmalardır.

Adres: İstanbul, Şehit Muhtar Mahallesi

Yine ve daima Damdaki Kemancı

Broadway’in en uzun soluklu 15 eserinden biri: Damdaki Kemancı, Zorlu PSM prodüksiyonuyla sezon boyunca Turkcell Platinum Sahnesi’nde.   Olaylar Rusya’da, 1905 yılının buhranlı Çarlık döneminde, gelenek ve devrim arasına sıkışmış küçük bir köy olan Anatevka’da geçiyor. Kişisel ve siyasal çatışmalar, hem Sütçü Tevye ve ailesini, hem de köyün yerlilerini derinden etkiliyor. İzleyicileri yoğun duygulara sürükleyen bu durumlar, Sholem Aleichem’in esere ilham veren öykülerindeki gibi, esprili bir dille anlatılıyor.  Damdaki Kemancı, Broadway’de ilk kez 1964 yılında sahneye kondu ve aralıksız 8 yıl boyunca, 3 bin 300 kez perde açtı. 9 Tony ödülüyle taçlanan yapım, sonrasında 4 kez daha Broadway’e dönerken, 4 kez de West End’e taşındı. 1971 yılında ise çekilen filmiyle sinema tarihine de adını yazdırdı.

Oyuncular: TEVYE, Sütçü: Mehmet Ali Kaptanlar GOLDE, Karısı: Binnur Kaya, TZEITEL, Kızı: Defne Koldaş, HODEL, Kızı: Ceren Gündoğdu, CHAVA, Kızı: Derman Çinkılıç, SHPRINTZE, Kızı: Ayşe Nur Köksal,.BIELKE, Kızı: Sidel Mizrahi. 28 Şubat ve 1 Mart’ta Zorlu PSM Turkcell sahnesinde izlenebilir.

İyi düşün iyi olsun

Baran Kamiloğlu’nun İyi Düşün İyi Olsun” isimli sergisi Ankara’da Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde 17 Mart’a kadar gezilebilir. “İyi düşün iyi olsun”, toplumda ortaya çıkan kanıksama halinin yansımalarını işaret etme çabasıdır. Kamiloğlu sergi hakkında şunları söylüyor: “Çalışmalarda ele alınan kimi imgeler, olaylar ironik ve olağan dışıdır. Bu olağan dışı durumlar, kanıksamaya dair bir farkındalık yaratması için abartılmıştır. Bu bağlamda serginin amacı, yaygınlaşmakta olan kanıksama haline dikkat çekmektir.

Adres: Ziyabey Caddesi No 25 Balgat

Bir öneri: İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi

Bu hafta bir müze önerelim: Türkiye’nin İlk Çağdaş Özgün Baskı Resim Müzesi, IMOGA

IMOGA, Anadolu yakasında, Acıbadem ile Göztepe arasında, Çamlıca tepesinin eteklerinde konumlanan bir muhitte, gelişmekte olan Ünalan mevkiinde ana üretim ve sunum binası olarak yapılandı. 2000 m2 kapalı alana sahip binanın çeşitli etkinlik ve amaçlara hizmet etmek üzere kurgulanmış altı katı bulunuyor. Giriş ve altındaki iki kat ile beraber toplam 1100 m2 sergileme alanı olarak tasarlanan bölümde, sürekli koleksiyondaki eserler dönüşümlü olarak sanatseverlere sunuluyor. Binanın birinci katında Artess, Süleyman Saim Tekcan Özgün Baskı Atölyesi üretim ve çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. İkinci katta Heykeltıraş Ali Teoman Germaner’in heykel atölyesi sanatseverleri karşılıyor.

Müze Salı-Cumartesi: 09:00 -12:00 ve 13:00 – 18:00 arası açık.

Adres: Ünalan Mah. Keban Cad. No:20 Tel: 0216-472 9296 https://imoga.org/

Kuklayla Daha İyi Bir Dünya

28 Şubat – 17 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek 13. İzmir Uluslararası Kukla Günleri bu yıl 24 ülkeden festivale katılan yüzlerce kukla sanatçısı ve 42 kukla tiyatrosu topluluğu ile tüm İzmir’i bir kez daha kocaman bir sahneye dönüştürüyor. 47 kapalı ve açık gösteri mekânında 44 gösteriyi 174 kez sergileyecek olan kukla tiyatrosu grupları İzmir’i görkemli bir renk cümbüşüne çevirecek. İzmir’in en önemli kültürel markası olan festivalin bu yılki sloganı “Kuklayla Daha İyi Bir Dünya”.

Kuklayı her yönüyle bir bütün olarak ele almayı amaçlayan festival, sergi, atölye çalışmaları ve daha birçok etkinlikle İzmirlilerin karşısına çıkıyor. Festival kapsamında her yaştan izleyiciye uygun etkinlikler bulunuyor. İzmir’in birçok ilçesi dahil olmak üzere her yanına yayılmış bir şekilde gerçekleşecek festivalin programı kapsamında düzenlenen 5. Kipa Kukla Şenliği birbirinden güzel kukla gösterileri ve atölye çalışmaları ile küçük, büyük herkes için tam bir eğlence atmosferi oluşturacak.

Hem ücretli hem ücretsiz etkinliklerden oluşan festival programına www.izmirkuklagunleri.com adresinden kolaylıkla ulaşılabilir.

Ayşe Dural


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikTakıntılı Mıyım?
Sonraki İçerikÇocuklar ve Oyuncaklar
Ayşe Dural
Saint Benoit mezunu. Bu okulda Fransızca ve İngilizceyi öğrendi ve çok sevdi; özellikle Fransızcayı. Sonrasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde devam etti. Çalışma hayatına Garanti Bankası Halkla İlişkiler Bölümü’nde başladı. Sonrasında dergiciliğe adım atarak Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Türkiye’nin ilk “copyright” dergisi Marie Claire’de çalıştı. Suha Arafat’tan Orhan Pamuk’a kadar pek çok kişiyle söyleşiler yaptı, kadın hakları konusunda araştırmalar yaptı, modayı yakından takip etti. AMICA, BIBA gibi dergilerde çalıştı. Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 2000-2006 yıllarında The Gate dergisinin yayın yönetmenliği yaptı. Koç Holding’in Bizden Haberler dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra PR ajanslarında Medya İlişkileri Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Böylece artık haber yapmayacak, ama haberi gazetecilerle paylaşacaktı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin medya ilişkileri yönetmenliğini üstlendi. Yasemin Sungur’la birlikte Kültür Sanat Ajansı’nı kurdular. Kitap editörlükleri yaptı. Dural, basında ve halkla ilişkiler konusunda edindiği tecrübe, bilgi ve deneyimi, danışmanlık, eğitim ve seminerler aracılığı ile yeni nesillere aktarmakta ve martidergisi.com için röportajlar yapmaktadır.