Tarihin İlk Büyük Fatihi: Büyük İskender (2)

0
319

Tarihte bilinen ilk fatih ve tarihin ilk büyük stratejisti Büyük İskender. Onun hakkında bilmek isteyeceğiniz her şey. Geçen sayımızdan devam ediyoruz…

Büyük İskender 23 yaşındayken Persleri tüm Akdeniz’den atmıştı. Rahata erebilecekken ideallerinden vazgeçmedi ve güneye Finike sahillerine geldi. Bölgede kendisine karşı çıkan bir ada şehri olan Tir”i kuşattı. Kuşatma 7 ay sürdü. Olağanüstü bir çaba sarf ederek, İskender’in emriyle askerler, adayı kıyıya bağlayan bir mendirek (dalgakıranla yapılmış liman) inşa etmeye başladılar. Tonlarca kaya ve ağaç kullanıldı. Mendirek inşa edilirken, düşman askerleri kuşatmayı yıkmak için saldırılara devam ediyorlardı. Fakat İskender başladığı işi bitirmeye kararlıydı ve projesinden vazgeçmedi. Sonunda mendirek inşa edildi. Ada gemilerle kuşatıldı ve şehrin duvarları mancınıklarla yıkıldı. Tir şehri 7 aylık kuşatmadan sonra M.Ö. 332 Temmuz’unda düştü. Ardından Gazze kuşatıldı, iki aylık bir kuşatmanın ardından şehir alındı ve böylelikle Makedonyalılar Doğu Akdeniz’in tümüne hâkim olmuş oldu.

Tebeşir ve arpayla tarlalara şehir planları
İskender 332’de Mısır’a girdi. İki yüzyıldır Pers egemenliği altında yaşayan Mısır halkı, yazılanlara göre, askerlerini kurtarıcı olarak gördü ve direnişle karşılaşılmadı. İskenderi Nil Nehri ağzında kendi adına bir şehir inşa edilmesini emretti; bu şehrin bir ticaret, kültür ve ekonomi merkezi olmasını istiyordu.

Şehrin sınırlarını ve önemli binalarının yerini kendisi belirledi. Yunan şehirlerine benzesin istiyordu. Tebeşir ve arpayla tarlalara şehrin planlarını çizdirdi. Ortadoğu’da burası gibi bir düzine şehre daha adını verecekti. İskenderiye ise en güzeli ve uzun ömürlüsü olacaktı. İnşaatlar sürerken, tek başına çölü geçip 450 km lik ölümcül bir yolculuk yaptı. Pers İmparatorluğu’nun anavatanını işgale karar vermişti. Fakat ordusunu tehlikeye atmadan önce tanrılara sormalıydı. Ayrıca Mısır’daki firavunluğunu tescillemek istemekteydi. 14 gün sonunda Siva adında ıssız bir vahaya vardı. Efsaneye göre Amon tapınağında ilahi bir mesaj aldığını söyledi. Rahipler artık onu tanrılar tanrısı Zeus’un oğlu olarak tanıdılar.

Mısır”da kaldığı süre boyunca Darius”la haberleşti, yazıştı. Darius, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağı’nın batısında kalan topraklarını bırakmayı ve kızını eş olarak almasını önerdi. Bu olayla ilgili olarak, İskenderun komutanı Parmenion”un “İskender”in yerinde olsam kabul ederdim” dediği, buna karşılık İskender”in de “Parmenion olsaydım, ben de kabul ederdim” biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.

331 yılının sonunda Mısır’dan ayrılarak Tir’e döndü. Burada Perslerle ve Darius ile yapacağı savaş için hazırlıklara başladı.
M.Ö. 331 yılında üçüncü defa Perslerle karşılaştı. İskender”in ordusu 40 bin asker 7000 atlı süvariden oluşuyordu. Darius’un ordusu 1 milyon civarındaydı.

Uykuda strateji
Pers Kralı, Hindistan ve Afganistan’daki askerlerini de toplayarak 300 bin kişilik dev bir ordu kurdu. İskender saldırmak için acele etmedi. İlk hamle Perslerden gelsin, o zamana kadar da askerleri hazırlansın istedi. Darius’la beraber İskender de harekete geçti. Isoss’ta aldığı dersi unutmayan Darius, Dicle Nehri yakınlarındaki Erbil’de (Gaugamela) geniş bir alan seçti.

İskender’in gözcüleri Pers ordusunun kampını gözetledi ve koskoca bir şehir görünümündeki kamp ateşleriyle çevrili askeri kamptan ürktüler. İskender’e komutanları bir gece saldırısı düzenleyerek düşmanları hazırlıksız yakalamayı önerseler de “düşmanı hazırsızlık yakalamak şerefsizliktir” yanıtını aldılar. Pers ordusunun büyüklüğünü duyan askerlerin de morali düştü. Askerlerini cesaretlendirdi. Komutanlarıyla taktikler üzerinde düşündüler. Savaş gününün sabahında 20 Eylül 331’de askerler savaşa hazırlanırken ertesi gün öleceklerine emindiler. İskender, yanına İlyada’yı alıp derin bir uykuya daldı. Uyandırıldığında ise savaşın çoktan kazanıldığını söyledi; stratejisini kurmuştu.

Darius’un sayıca üstünlüğüne karşılık İskender, kendi taktiğine güveniyordu. Persler, Makedonları tekerleklerine bıçaklar takılmış arabalarıyla biçmeyi planlamışlardı. Makedon orduları gruplara ayrıldı ve bıçaklı tekerlekli arabalardan etkilenmediler. Darius birliklerini sağa sola yaymak zorunda kaldı ve kendisi korunmasız kaldı. Askerlerine doğrudan Darius’a saldırmalarını emretti. Korkan Darius, yine savaş alanını terk etti. İskender, onun peşine düştü ama generalinden acil yardım çağrısı alınca savaş alanına geri döndü. Kralları kaçan Perslerin savaşma nedeni kalmadı ve savaşmayı bıraktılar. Zafer Makedonların oldu. Zafer haberi dünyanın dört bir yanına yayıldı. Fakat İskender hala tatmin olmamıştı ve Pers İmparatorluğu’nun içlerine girmek istedi.

Persler yeni krallarını korku ve saygıyla karşıladılar. Persopolis’te taç giyer. Bu zengin şehirden çok yüksek miktarda altın elde etti. Ganimeti ise komutanları, generalleri ve askerleriyle paylaştı. İskender, Pers başkenti Babil”e girdi ve burada gördüğü mimariden, sanattan her şeyden etkilendi. Babil”de kaldığı sürece doğunun yemekleri, kıyafetleri ve yaşantısını çok benimsemesi, komutanlarını dışlaması, ona karşı cephe alınmasına sebep oldu ve türlü münakaşalar yaşadı. Bir sürü asil arkadaşını katletti, bazılarını öldürdükten sonra çok pişman oldu. Pers geleneklerini sürdürdü. Yerel yönetimi Pers valilere bıraktı. Bunlar, kendi askerleri tarafından hoşnutsuzlukla karşılandı. Oysa İskender, yerel halklarla birlik kurmaya dayanan bir politik strateji gütmeyi seçmişti. Pers aristokrasisinin desteğini kazanmak için birçok eyalete Pers kökenli yöneticiler atadı. Kılık kıyafeti ve saray adetlerinde Pers geleneklerini sürdürdü. Makedonyalıları Pers kadınlarıyla evlenmeleri için teşvik etti. İskender’in “Doğululaşması” Makedonyalıları rahatsız etti. Hoşnutsuzluklar, kendisine yönelik slots bir suikaste neden oldu. Kendisine karşı düzenlenen suikastten sorumlu tuttuğu Parmenio ve oğlunu idam ettirdi.

Hindistan’a doğru
Daha sonra işgal etmediği daha doğudaki Hindistan”a ilerlemek üzere ordusuyla harekete geçmeye karar verdi. M.Ö. 327’de Doğu’ya doğru yola çıkacağı akşam 150 yıl önce Atina’yı yıkıp yağmalayan Perslerden son bir intikam almak ve Pers İmparatorluğu’nun yıkıldığını anlatmak için kraliyet sarayı ile birlikte bazı önemli binaları törenle yaktılar. Doğu’ya doğru yola çıkıldığı sırada Pers işbirlikçilerinin Darius’un yakalandığını haber aldı. Casuslardan edindiği bilgilerle Hazar Denizi’nin 900 km güneyine kadar iz sürdü. Vardıklarında kamp boşaltılmış ve bir giysi yığını kalmıştı. İskender, Darius’un cesedini bu giysilerin altında buldu. Onu bulduğunda, suikaste uğrayarak casino online hayatını kaybetmişti. İskender, onun için bir kraliyet cenazesi düzenledi Cesedi, Persopolis kıyısındaki kral mezarlarına götürüldü ve burada krallara layık şekilde gömüldü.

Doğuya doğru ilerlemeye devam etti, daha önce hiçbir Yunanlının gitmediği yerlere gitti. Afganistan’dan geçildi, Hindistan’a doğru ilerledi. Bu arada Hintli Porus, İndus Irmağının karşısında 200 fili ve 25 bin askeriyle İskender”i bekliyordu. Daha önce hiç fil görmemiş İskender”in askerleri korksalar da Porus”un ordusunu bozguna uğratabildiler. 327’de Pencab’ı aldı. En güçlü Hint liderlerinden Porus’u esir aldı. Esir olarak ele geçirilen hükümdara “Nasıl bir muamele görmek istiyorsun?” diye sorduğunda Poros “Krallara yakışır bir muamele” cevabını verdi.

Daha sonra Poros’u affetti ve dost oldular. Porus ve kalan ordusu daha sonra İskender”in ordusuna katıldı. İskender, fethettiği yerin idaresini daha önce yaptığı gibi kendisine bağlı kalacak şekilde Porus”a devretti. Hatta işgal ettiği yerleri de ona verdi. Bu sefer sırasında üzerinden hiç inmediği sevgili atı Bucephalus yaralandı ve öldü. Atın öldüğü yerde bir mezar yaptırdı ve mezarın etrafına da bir şehir kurdu ve bu şehre atının ismini verdi (bugünkü Bukefaleia (Jhelum) şehri, Pakistan). Daha güneye giderken yolda rastladığı Brahman rahipleri ve Hintli filozoflarla oturup uzun uzun konuştu. Onlara çok saygı gösterdi. Bu sayede yüzyıllar, bin yıllar boyunca Hindistan”da korkusuz, büyük ve iyi bir kral olarak hatırlandı.

Sadece 32 yaşındaydı
Ordusuyla birlikte ırmak boyunca ilerlerken Malli isimli çok savaşçı bir köye rastladı. Burada zırhını delip göğsünden aldığı bir ok yarasıyla ağır yaralandı. Komutanlar kendisini Babil”e geri dönmeye çok zor ikna ettiklerinde Indus”ün ağzına ulaşmışlardı. Ordu, gerisin geriye Babil”e dönüşe başladı. Susa”ya geldiklerinde büyük bir zafer şöleni tertiplediğinde biraz iyileşmişti. Kendisi de dâhil olmak üzere 80 asil arkadaşı, oranın yerlilerinden asil İranlı kızlarla evlendiler. Daha sonra da Makedonyalı savaş gazilerini serbest bırakıp ülkelerine dönmelerine izin verdi. Kontrolü olan bütün yerlerde Perslilere Makedon kültürünün öğretilmesi için bir eğitim programı başlattı. Babil”e dönüş yolunda M.Ö. 332″de sıcak iklim ve sivrisinekler yüzünden sıtmaya yakalandı. Hastalığı ve ateşi 10 gün sürdü. M.Ö. 332″de 13 Haziran”da vücudu daha fazla dayanamadı ve kendisinden sonra krallığını idare edecek ismi vermeden öldü. Öldüğünde 32 yaşındaydı.

İmparatorluğu ölümünden kısa bir süre sonra parçalandı ama varlığı Yunan sanatı, bilimi ve kültürü Ortadoğu ve Asya toplumlarının içine yüzyıllarca işlemeye devam etti. Mısır”da Yunanlı doktorlar insan anatomisini öğrettiler. Kralın kurduğu şehirlerin çoğunda Yunan şehir planlaması teknikleri uygulandı. Yunan felsefesi ve mitolojisi eski imparatorluğun sınırlarının çok ötelerine dek ulaştı.

İskender”den sonra 200 yıl boyunca varlığını korumayı başaran Makedonya krallığı, M.Ö. 2. yüzyılın ortalarına doğru iyice güçlenmeye başlayan Roma”nın karşısında gerileme sürecine girdi. Bu ezici güce dayanamayıp M.Ö. 149″da çökerek Roma”nın bir eyaleti haline geldi. Kayıtlara göre Sezar döneminde İskenderiye”de 700 bin cilt yazma bulunuyordu. Kütüphane, 4. yüzyılda yobazların çıkardığı bir ayaklanma sonucunda yakılarak yokedildi.

Tarihte ilk kez bir krala isminin önüne “büyük” sıfatı konarak “Büyük” dendi. Julius Sezar, Cleopatra, Louis XIV ve Napoleon gibi kendisinden sonra gelen pek çok lidere ilham verdi. Genç yaşta sıtmadan ölmesine karşın 12 yıl 8 ay süren hükümdarlık dönemine büyük çaplı seferleri sığdırdı.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Lütfen yazıyı paylaşın | Bilgi paylaştıkça çoğalır, paylaşmak değer katar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here