Okurun Gözünden: Bu Yaz Tatilde Ne Okuyalım? – II

Bu Yaz Tatilde Ne Okuyalım? – I için tıklayınız. 

Yaz sezonu bitmeden yazının ikinci bölümünü sizlere yetiştirdim. Yine ‘Dinlendiren, ezber ettiğimiz birkaç konuyu farklı bakış açıları ve anlatımlarla dile getiren, her yerde rahatça elinize alıp okuyabileceğiniz ve kendinize notlar çıkarabileceğiniz, zihin açıcı ve tatilde moral depolayıp, yeni hedeflerinizi destekleyici kitaplar’ merkeziyle paylaşıma devam ediyorum.

Hayatta Kalmak İçin Küçük Felsefe Seti- Alexandra Ahouandjinou- Sel Yayıncılık- 91 Sayfa

Kitapların kapaklarını inceler misiniz? Benim kitaplarda ilk incelediğim kapaklardır. Kitabı alıp almayacağıma kapağa bakarak karar vermem ama kapağın estetiği ve uyumu benim için önemlidir. Kitabın kapağı için, sade ve anlamlı bir grafik tasarım yapılmış. Grafik Tasarımcı Gülay Tunç’ u kutlarım. O kim mi? Siz bir kitapta sadece kitap ismine, yazara bakıp ilk sayfaları ve önsözü aşarak konuya ulaşmıyorsunuz değil mi? Bu kitabı kim Türkçe’ ye çevirdi, kim bastı, kim editörlüğünü yaptı, kapak tasarımı kimindir? Bunlar bir kitabı tanımak için önemli öğelerdir, değerli emeklerdir. Örneğin; zaman içinde karşılaştıkça, bunu Gülay Tunç tasarlamıştır güzelliğini yaşatır. Bir ilk yardım çantasında kitaplar dizilmiş. Zaten 91 sayfada felsefe tarihini komple özetlemiyor bize Ahouandjinou, öyle bir iddiası yok. Kitapta değindiği konular gündelik hayatın saldırılarına karşı koymak ile ilgili. Bu nasıl bir tanım diyorsanız yazarı tanıyalım biraz. Alexandra Ahouandjinou Fransa’da kung-fu şampiyonluğu olan bir öz savunma sporcusu ve antrenörü. Kitaptaki derlemesi felsefe ile öz savunmayı bir araya getirmek.

İlk sayfada yazar şiddeti, ‘Bir kişi ya da bir grup tarafından birisine boyun eğdirmek, onu bir şeye zorlamak ya da bir şey elde etmek için uygulanan güç’ olarak tanımlıyor. Ve devamında tokat atmanın Levinas’ın tanımına göre etkilerinden bahsediyor: “Yüz, insani niteliklerimizin izini taşır; zira asla şeyleştirilmeyi kabul etmez. Öyleyse bana tokat atmak, kim olduğuma zarar vermek beni yadsımaya çalışmaktır. Şiddet fiziksel açıdan hafif olsa da psikolojik, ahlaki ve felsefi sonuçları ağırdır.”

Süpermarkette önünüze mi geçiliyor? Bu konuyu Jean-Jacques Rousseau’nun toplum sözleşmesi ve Hobbes’in yurttaş sözleşmesi ile açıklıyor Ahouandjinou.  ‘Beni sıkıştırıyorlar, beni manipüle ediyorlar’ gibi sorunların hepsinin imdadına yetişen bir düşünür var. Korkularımız için Spinoza ve Descartes yanımızda. Okura hayat konusundaki açmazlarla ilgili önemli bir bakış açısı kazandıracak nitelikte, başarılı bir derleme.

Ikigai- Hector Garcia&Francesc Miralles –İndigo Kitap- 171Sayfa

Üniversitedeyken Ekonomi okuyordum ve işletmelerde yeni yeni keşfedilen Japon yönetim sistemiyle ilgili kitaplar okuyordum. Okuduğum kitapların yazarlarının hiçbiri Japon değildi. İkigai’nin de yazarları İspanyol. Hector Garcia 14 yıldır Japonya’da yaşıyor ve Japonya konusunda blog yazıları paylaşıyor. Francesc Miralles ise İspanyol bir müzisyen ve çevirmen. Japonlar öyle kendi halinde bir yaşam kurmuş sürdürüyorken, henüz bireysel ve toplumsal ergenliğini aşıp rüştünü ispat edememiş toplumlar olarak bizler onların yaşamlarını ilginç buluyor, türlü dersler çıkarıyor ve bunları tanımlamalara alıyoruz. Eğitim sektörünün çokça beslendiği bir kültür olan Japon Kültürüne bakınca aklıma Mevlana ve Yunus Emre gibi düşünürler ve onların bize bıraktığı miraslar geliyor. Ne kadar farkındayız?

Gelelim İkigai’ye. Türkiye’de de dünyada olduğu gibi aylardır çok satanlar listesinde. Neden? Hala hayatta neyi nasıl oturtalım da şu hayatı nasıl en iyi şekliyle yaşayalım, olmadı bir de bunu deneyelim durumumuzdan. Kendimizi keşfettiğimiz an aslında bu soruların hepsinin cevaplarına ulaşacağız ve hayat yolumuzu çizeceğiz. İkigai, Japonya’daki Ogimi kasabasındaki halkın doğal yaşam döngüsünün bir modellemesidir. Köyün halkının yaşam şekilleri bir yaşam modeli oluşturur. Arada sosyal medyada sıkça rastladığınız İkigai Tablosu bu yaşamın bir özet kümesidir. Bireysel hayat kurgusundan sosyal yaşama, uzun yaşam için yapılacak beden egzersizlerinden yemek düzenine kadar pek çok öneride bulunan kitabın kendime altın harflerle aldığım önerisi ilk sayfalarda:

‘Ne yaparsanız yapın, emekli olmayın!’

Her tatil zihin ve beden dinlenmesidir. Yeni yerler yeni hayatlar keşfetme imkanıdır. Hayatınız tatil tadında olsun istiyorsanız, istediğiniz meslekte çalışın, istediğiniz insanlarla yaşayın, istemediğiniz şeylerin düzelmesi için sosyal sorumluluk alın. Tatiliniz keyifli geçsin.

Didem Yeşim


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikNesin Matematik Köyü Macerası
Sonraki İçerikYaşayanların Dilinden Son Yüzyılın Hikayesi Eyüp
Didem Yeşim Pektok
“İşim: İnsan Konu: Le’biderya. Ufuk çizgisiyle arkadaşlığımda ‘İnsan’ a dair en güzel manzarayı mekan edindim. Olumlu fikir üretir, iyi paylaşım yaparım.” Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümleri mezunu Pektok, 1993 yılından beri reklam, satış, bankacılık ve eğitim alanlarında çalışmıştır. Bilişim teknolojileri alanında eğitim veren bir kurumun ortağıdır ve kurumun insan kaynağı, finansman, eğitim koordinasyon birimlerinden sorumlu yöneticisidir. Aynı alanlarda kurumsal eğitimler verir. Kadınların toplum içinde eşit haklara sahip olması için çalışan sosyal sorumluluk platformunun lideridir. 2014 yılından beri Martı Dergisi’nde insan, kadın, çocuk konularında yazar ve okuduğu kitaplarla ilgili okur gözünden yorumlarını paylaşır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here