Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Abone Olun:
E-Dergi & Son Sayı

PDF formatını bu bağlantıdan indirebilirsiniz.


Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives

Okumayan Kalmasın Diye

Kitap…  Zaman ne olursa olsun değişmeyen belki de tek gerçek. Düşün Taşın Derneği kitap ve insandan yola çıkarak çok keyifli, çok faydalı bir etkinlik gerçekleştiriyor sessiz sedasız. Kitap Okuma Günleri. Kırk dokuzuncusu gerçekleşen bu etkinliğin 38. “Dünyanın En Yüksek Katılımlı Kitap Okuma Etkinliği” sloganıyla gerçekleştirildi ve yaklaşık 15.000 kişi bu etkinliğe katılarak kitap okudu. İşte bu çabanın, bu etkinliğin öyküsü…

Heyecanları tüm benliklerinde fırtınalar koparan bir grup arkadaştık önce. Bir gün sınırları aşmaya karar verdik. Tüm anlamsızlıkların ve ayrılıkların nedenlerini sorduk birbirimize çok kısık bir sesle. Sesimiz sevgi ve muhabbetle serpilip büyüdü. Sorularımız artık daha net ve daha sert olmuştu.  Tüm bu soruların amacı, anlayabilmekti hayatı. Yaşamaktı inanılmaz denileni, bilebilmekti bilinmeyeni.

Uzun günler ve gecelerce düşünüp taşındık. Cevap bulabilmek için sorularımıza sohbetler, konferanslar, seminerler ve daha birçok organizasyona katıldık.  Tüm gözlem ve incelemelerimizi serince gözler önüne, odak noktasında bir şeyin hep sabit kaldığını anladık. Etrafına ışık saçan, insanlara umut yayan, sevgiyi, hoşgörüyü aşılayan bu şey bir kitaptı. Tüm güzelliklerin başı, anladık ki okumaktı.

Biraz mahcup bir eda ile dillendirdik derdimizi, o kitabın huzurunda sorguladık kendimizi. Düzenli okumuyorduk, okuyorum diyerek kendimizi kandırıyorduk.  Daha doğrusu kitap okumak nasıl olur biz onu bilmiyorduk. Aşmak için bu eksikliğimizi başladık araştırmaya. Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için ülkemizde kim, nasıl mücadele ediyor diye. Bir büyük hayal kırıklığıyla baş başa kalmıştık. Ülkemizde herkes kitap okuma alışkanlığının azlığından şikâyet ediyor, milletimizi suçluyor fakat çözüm söz konusu olunca gözden kayboluyordu.

Üzüldük ama umudumuzu kaybetmedik. Sonra karar verdik. Bundan sonra her hafta bir kitap okuyacağız. Bundan sonra birbirimize kitap okuma noktasında hem denetleyecek hem de destekleyeceğiz dedik. Uygulama noktasında çeşitli fikirler atıldı ortaya. Kimimiz her hafta okuduğumuz kitabı sosyal medya üzerinde paylaşalım, kimimiz her hafta buluşup o hafta okuduğumuz kitabı anlatalım dedi. Nihayetinde her hafta farklı bir yerde buluşup, sohbet ederek, çay içerek ve kitap okuyarak günümüzü değerlendirelim dedik. Böylece kitap okuma günlerinin temelini atmış olduk.

İlk Kitap okuma günlerinde bizbizeydik. Dışarıdan yalnızca bir katılımcımız olmuştu. Fakat tüm arkadaşlarımızın gün sonunda son derece memnun bir şekilde ayrılması bizler için kitap okuma günlerinin her hafta istikrarlı şekilde, farklı mekânlarda yapılması için teşvik oldu. Bu etkinliğimizden haberdar olan arkadaşlarımız, ailelerimiz, öğretmenlerimiz kısaca çevremizdeki herkes bizi arayarak ya da mail yoluyla tebrik ettiler.

Her kitap okuma günlerinde sayımız gitgide arttı. Mekânlara sığmaz hale geldik. Her toplantıda yeni insanlar aramıza katıldı. Sohbet ve muhabbet halkamız günden güne genişledi. Bir büyük değişim de kişiliklerimizde oldu. Okuduğumuz her kitap sonrasında ufkumuz genişledi, hayatı yorumlama noktasında çok yol kat ettik.

Bir kulüp olarak, Düşün Taşın Kulübü olarak gerçekleştirdiğimiz etkinlikler gazetelerde, dergilerde ve televizyonlarda binlerce insana ulaşmaya başladı. Bizleri destekleyen dostlarımızın sayısı her geçen gün katlanarak arttı. Etkinliklerimiz sayesinde binlerce insan kitapla tanışırken, binlercesi de düzenli kitap okuru haline dönüştü. Çalışmalarımız eksikliği uzun yıllardır hissedilen bir oluşuma dönüşmeye hazırdı. Ülkemizde kitap okuma oranını arttırmaya çalışan bir dernek, Düşün Taşın Derneği geçtiğimiz yıl faaliyetlerine başladı.

Dernek halini almamız bize olan desteğin de katlanarak artmasına zemin hazırlamıştı. Arkamıza aldığımız bu desteği de kullanarak bir hayal gibi görünen projeler için çalışmaya başladık. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirdiğimiz 38. kitap okuma günleri etkinliğimiz “Dünyanın En Yüksek Katılımlı Kitap Okuma Etkinliği” sloganıyla gerçekleştirildi ve yaklaşık 15.000 kişi bu etkinliğe katılarak kitap okudu.

13 Şubat 2011 Pazar günü 50. kitap okuma günlerimizi gerçekleştirdik. Bugüne kadar düzenlemiş olduğumuz 49 kitap okuma etkinliği neticesinde ne elde ettik diye bir soru sorarsak eğer; eminiz ki cevabımız tüm bu gayretlere değer. Çünkü biz bu etkinliklerle yalnızca akademisyenlerin, siyasetçilerin ya da bürokratların değil bir çiftçinin, ev hanımının veya tornacı çırağının da kitap okuması gerektiğini göstermeye çalıştık.

Kitap okumanın yeri ve zamanı olmadığını otobüslerde, cafelerde, parklarda, müzelerde kısacası her yerde kitap okunabileceğini gösterdik.

Her kitabın bir hayat ve her hayatın bir kitap olduğu düşüncesinden yola çıkarak hayatı kitaplardan öğrenmeye, öğrendiklerimizle kitaplara konu olabilecek hayatları yaşamayı kendimize hedef edindik.

Biz 50. Kitap Okuma Günlerini bir kutlama olarak görüyoruz. Çünkü biz düzenlemiş olduğumuz 49 Kitap Okuma Etkinliğiyle televizyonun cazibesi, internetin pençesi, eğlencenin binlercesine rağmen Kitap okumayı on binlerce insanın hayatına sokmayı başardık. Aynı zamanda bugün bizim için yeni bir başlangıç. Çünkü bundan sonra hedefimizde milyonları kitap okuru yapmak var.

100. 250. ve hatta 1000. kitap okuma günlerinde de sizlerle birlikte olmak dileğiyle…

Selim Çavuş