Kariyer Sohbeti: M. Şahin Özcan

0
369

Kariyer sohbetine bu ay, mesleğini ve çalışanlarını çok seven Mimar M. Şahin Özcan ile devam ediyoruz. Mono Mimarlık’ın kurucu ortaklarından olan konuğumuzla, mesleğinde başarılı olmanın sırları, hayata dair deneyimlerini ve Mimar adaylarına tavsiyeleri üzerine konuştuk.

Mesleğiniz ya da yaptığınız işi, bize kısaca tarif edebilir misiniz?
Mimarım. Mesleğime de şantiye şef yardımcısı olarak başladım, daha sonra da şantiye şefi oldum. Daha çok mağazacılık/perakende sektörüne hizmet veren şirketimizde, şu an idarecilik yapıyorum.

İş hayatına başlangıcınızı, geçirdiğiniz süreci anlatır mısınız?
Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden 1982’de mezun olunca, şantiye şef yardımcısı olarak işe başladım. Bir süre Antalya’da, sonra da İstanbul’da çalıştım. Maaş alamadığımız, iş aksaklığı yaşadığımız dönemler de oldu. Sonra, serbest çalışmaya karar verdim ki bu, hemen hemen herkesin aklında olan bir fikirdir. Eski dostum ve şantiye döneminden arkadaşım Hulusi Zeren ile 1991’de Mono Mimarlık’ı kurduk. Projecilikten ziyade, uygulamada olmak, karakterime daha uygundur, bu yüzden o gün bugündür koşturmacalı şantiye işlerini tercih ederim.

Şu an yaptığınız iş dahilinde, bir gün içerisinde neler yaparsınız?
Genellikle altıda kalkarım. Altı buçuk gibi yürüyüşe çıkarım. Caddebostan sahilinde yürürüm. Sekiz buçukta da ofiste olurum. İlk önce günlük imzalanması gereken evrak işlerimi hallederim. Günün telaşında ihaleler, bunlara yön verilmesi, bütçe çalışmaları, yeni projeler ve bunların takibi üzerine çalışırım. Diğer taraftan şantiyeleri de takip ederim. Gün içerisinde toplantı ve görüşmelerimi yaparım. Yurt dışındaki projelerle ilgili detaylar üzerinde çalışırım ve gün biter.

Çocukluğunuzda, hayalinizdeki meslek neydi? Mimar olmayı düşünüyor muydunuz?
Gençlik dönemimde, halamın kızı mimarlıkta okuyordu, bu mesleği seçmemde etkili olmuştur. Mimarlık, gençlik yıllarımdan itibaren, gönlümde yatan meslekti diyebilirim.

Peki siz nasıl bir öğrenciydiniz? Okulda, ne gibi şeylere ilgi duyardınız?
İyi bir öğrenciydim, matematikte başarılıydım. Ezber yapamazdım ama ortaokul ve lise yıllarımda oldukça başarılı bir öğrenciydim.

Sevdiğiniz dersler var mıydı?
Matematik ve Geometri.

Aldığınız eğitim, size neler kattı?
Her şeyden önce aldığım mimarlık eğitimi, planlamayı öğretti. Planlama, “hayatı planlama” ve “geleceği tasarlama”yı beraberinde getirdi. Mimarlık eğitimi, bir adım sonrasını planlamayı öğretir çünkü size.

En sevdiğiniz öğretmenlerinizi hatırlar mısınız? Hangi özellikleri dikkatinizi çekerdi?
İlkokul öğretmenim Muzaffer Hanım, beni çok etkilemiştir. Doğruluk ve dürüstlük başta olmak üzere, insani değerlerle ilgili tavsiyeleri kulağıma hep küpe olmuştur. Ayrıca bütün matematik hocalarımı da genelde sevmişimdir.

Okul hayatınızda ne gibi şeylerle ilgileniyordunuz? Ne tip etkinliklere katılıyordunuz?
80’li yıllarda üniversitede olduğumuzdan, siyasi olaylar sebebiyle çok fazla aktif olamıyorduk. Ama fotoğrafı hep sevdim, hala da çekiyorum.

Staj yaptınız mı? Nasıl bir süreçti?
72 iş günü şantiye stajı yaptım. Şantiye şefim, Şevki Omağ bey vardı. “İşi öğrenmek mi istiyorsun, kağıt üzerinde stajını mı tamamlamayı tercih ediyorsun?” diye sordu. Ben de “Öğrenmek istiyorum tabii” dedim ve beton dökmekle işe başladık. Moloz taşıdım, seramik yaptım, duvar döşedim. Bunların hepsi stajda öğrendiğim şeyler. İşçi-usta ilişkisi, aynı dili konuşmak, inşaat işçilerini anlamak… şeklinde de sıralayabilirim.

Çalışma hayatınızda, örnek aldığınız birileri oldu mu? Kimler?
Şantiyedeki iş deneyimimde, Mimar ağabeyimiz Şevki Omağ, örnek aldığım biri olmuştur. Onun hayata bakış açısı, mesleği sevmesi The online casino boss stated he happened “to maintain a distinctive business where winning and losing may be the foundation of the whole business, and so i don’t cry after i lose. ve sevdirmesi, hayat görüşü, insan ilişkileri beni çok etkilemiştir.

İş veya mesleki anlamda karşılaştığınız zorluklara örnekler verebilir misiniz?
1999-2002 yılları zor yıllardı. Bu yıllardaki ekonomik krizle sebebiyle çok ciddi sıkıntılar atlattık. Yatırım yaptığımız dönemlerdi. Deprem, iş imkanlarının azalması, yatırımların kısılmasına sebep oldu. 2002’den sonra, bu zorlu dönemi başarılı bir şekilde atlattık.

Kariyerinizde kaldıraç ve kırılma anları dediğimiz anlar oldu mu? Bahsedebilir misiniz?
Mono Mimarlık’ı kurmadan önce, şantiye stajını Hulusi Zeren ile yapmıştık. 90’lı yıllarda, Hulusi Zeren ile yeniden karşılaşmam ve bir araya gelmem, hayatımdaki en önemli kaldıraç anlarından biri olmuştur. Kader noktamızın değişmesi de diyebilirim buna. Birlikte Mono’yu kurmamız ve 2000’li yılların başından itibaren Tansaş mağazalarını yapmaya başlamamız, dikey anlamda sıçramamıza sebep olmuştur.

Bu anlattıklarınızın dışında, yaşamınızda başka rastlantılar, şanslar oldu mu?
Hulusi Zeren ile yeniden bir araya gelmenin yanı sıra, en büyük şansım, eşim Esma olmuştur. Evliliğim de benim için bir şanstır ve hayatımın dönüm noktalarından biridir.

Sizin mesleğinizi ,mimarlığı seçmek isteyen bir gence ne önerirsiniz?
Şimdi gençler her şeyin çok çabuk olmasını istiyor. Bu meslekte başarılı olmak için,önce sabır, doğruluk, dürüstlük ve çok çalışmak gerekiyor. Hele meslekteki ilk beş seneyi çalışarak geçirmek ve sebat etmek gerekir. Tavsiyem, çok sık iş değiştirmesinler. İlk etapta yüksek ücretler talep etmesinler. Ve mesleklerini çok sevsinler. Daha sonra bunun semeresini mutlaka görürler.

İş görüşmesi veya mülakat mutlaka yapmışsınızdır. Karşınızdaki adayda, ilk neye dikkat edersiniz?
Hem sempati, hem ciddiyet bir arada olmalı. Beraber aynı ortamda çalışacağımız için, sevebileceğimiz bir kişilik olmalı. İlk görüşmedeki olumlu elektirik önemli.

Kendinizde beğendiğiniz güçlü yönleriniz var mı, hangileri?
Sakin yapılıyım. Ama aynı zamanda tezcanlı ve çabuk biriyimdir. Olaylar karşısında soğukkanlıyımdır. Bir konuyu veya sorunu sakin değerlendirmeyi tercih ederim. Herkesi severim, herkesle iletişim kurarım.

İşinizde daha iyi olmak için nelere dikkat edersiniz?
Verdiğim sözleri tutmak, insanların gözlerine bakarak ne hissettiklerini anlamaya çalışmak, karşımdaki insanla mutlaka doğruyu paylaşmak.

Peki kendinizi mutlu hissetmek için ne yapıyorsunuz?
Bol bol yürüyorum. Seyahat ediyorum. Fotoğraf çekiyorum. Ve tabii seviyorum. Sevmek, kimsenin yüreğinden eksik kalmasın. Bu, insanı önce mutlu, sonra başarılı kılar.

Bize, sizi yönlendiren, bir iki kitap veya film ismi söyleyebilir misiniz?
Dr. Jivago filmi ve onun müziğini hala çok severim. Çocukken seyrettiğim ve çok etkisinde kaldığım bir filmdir. Kitap olarak da, özellikle Cumhuriyet tarihi, Kurtuluş Savaşı ile ilgili kitaplar beni çok etkiler. Nutuk, başucu kitabımdır.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Lütfen yazıyı paylaşın | Bilgi paylaştıkça çoğalır, paylaşmak değer katar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here