Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Yemek

1 2 3 5

Bayram Çikolatamızı Kendimiz Yaptık

Diyabetli olmam ki; yaklaşık bir yıl önce başladı, aile tablomda var olan ve genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkan hastalık değil, durum olarak görülen #benimşekerimvar olayını kabul etmek çok çok zor oldu. Bir de son iki aydır buğday alerjisi yaşamam nedeniyle (üstelik en sevdiğim şey kızarmış tereyağlı ekmek ve bildiğim tüm börek çörek çeşitleri)  bana uygun bir tatlı, şeker yapmak için çıktım yola… İki aydır yeni bir beslenme modeli öğretmeye çalışıyorum kendime. Bulduğum tariflerle deneyerek en sonunda lezzetli bir keyif verici yapmış oldum. Özellikle sade kahvenin yanında şahane oluyor. Bayramda gelen yeğenlerim ile birlikte, eğlenceli bir etkinliğe çevirip, bittiğinde de çikolata bulaşmış ellerimizle birbirimizi boyadık.

IMG_3482

Okumaya devam et

Tarçın hakkında bilmeniz gerekenler

cinnamon-stars-509268_1280

Türkiye’deki tarçın kullanımı başını alıp gidiyor. Eskiden sadece sahlep üzerinde görülürken bugünlerde farklı içecekler ve tatlılara bolca serpiliyor. Kaldı ki şifalı baharat olarak bile kullanılıyor. Peki, tarçın aslında sağlığa zararlı olduğunu biliyor muydunuz?

2006 yılında Almanya’nın Devlet Risk Değerlendirme Enstitüsü tarçın konusunda uyarıda bulunmuştu. Tarçın kumarin adlı doğal bir aroma maddesi içeriyor. Kumarin yaygın satılan Cassia grubu tarçınların içinde çok (Türkiye’de her yerde satılan ve fiyatı uygun tarçın), nadir satılan Seylon grubu tarçınlarda az oranda bulunuyor. Enstitüsünün araştırmalarına göre hayvanlar üzere yapılan deneylerde yüksek miktar kumarin tümör oluşumuna neden olduğu ve az miktarda bile karaciğere zarar verdiği tespit edilmiş. Ancak karaciğerdeki hasar kalıcı olmayıp karaciğerin genelde birkaç hafta sonra iyileştiği de görüldü.

Enstitünün hazır gıdalarda zararsız olarak gördüğü miktar vücut ağırlığı kilogram başına 0,1mg kumarindir. Açık kullanılan tarçın tozunun içerdiği kumarin miktarı değişken olduğu için çocuklarda günde 0,5gr tarçından fazla kullanılmaması tavsiye ediliyor.

Kumarin başka ürünlerde de bulunuyor.

Kozmetik ürünlerinde, özellikle vücut yağları ve kremlerinde yaygın olarak kumarin kullanılıyor. Ödemlere karşı ilaçlar da kumarin içerebiliyor. Bunun yanı sıra kumarin, tonka fasulyesi, kayısı, çilek, kiraz, lavanta, akasya gibi birçok bitkinin meyve, gövde, kabuk, dal ve yapraklarında ile yeşil çayda bulunuyor. Yani gündelik kumarin alışımızda tarçın ve tarçın içeren gıdalar sadece küçük bir rol oynuyor. Diğer ürünleri de hesaba katıldığında üst limite çok kolay ulaşılabiliyor. Bu tarz karışık hesapları sağlıklı olarak yapamayacağımızı inandığım için ya sadece Seylon tarçını ya da az miktarda Cassia tarçını kullanımalı. Çocuklara ise hiç vermemek daha iyidir.

 

Ekim Lezzetleri

turşularHava serinledi. Kış henüz sesini yükseltmedi ama fısıltısını duymaya başladık. Soğuk mevsimin sofralarımızı taçlandıran turşularını yapalım mı ne dersiniz? Karışık turşu kuralım ve bir ay sonra afiyetle tüketelim. Yanına bir de kolay pizza! Haydi başlayalım… Okumaya devam et

Ekim Lezzetleri

fotoğraf-1_1Martı Dergisi ekim sayısı için tariflerimizi tam da sonbahar ekinoksuna denk gelen günde 23 eylülde yazıyoruz. Yarından itibaren günler kısalmaya, geceler uzamaya başlıyor… Biz de bu ekinoksu tatlıyla kutlayalım, kısalan kış günleri için hazırlık yapalım istedik. İşte sizinle gül tatlısını ve kışlık bamya konservesini paylaşıyoruz. Hepinize enerjisi yüksek, sevgi ve huzur dolu günler…

 

 

Gül Tatlısı

 

Hamur için:

1 çay bardağı irmik
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
125 gr tereyağ
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Un

Şurup için:
3 su bardağı şeker
3 su bardağı su
Not: Kurabiye soğuk, şurup ılık olacak!

Hamur malzemelerinin hepsini karıştırıp aldığı kadar un ilave edelim ve karıştıralım, yoğuralım. Kulak memesi yumuşaklığına yani hamur kıvama geldikten sonra merdaneyle yarım santim kalınlığında açalım. Çay bardağı ile hamurda yuvarlak şekiller keselim. 4 yuvarlak hamur parçasını, uçları birbirinin üzerine gelicek şekilde yanyana dizelim. Uçtan başlıyarak rulo yapalım. Ruloyu ortasından keselim ve kesik tarafı fırın tepsisine gelecek şekilde yerleştirelim. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirelim. Fırından çıakrıp soğumasını bekleyelim. Çünkü şurubu güller soğuduktan sonra dökeceğiz. Sıcak ve hassas iken güllerin zarar görmesini istemeyiz değil mi?

Sonra tencerede şurubu kaynatalım.Soğuyan güllerimiz üzerine yavaş yavaş sıcak şurubu bırakalım. Gül gibi açılmasına mı, sürpriz lezzetine mi diyelim, emin olun doyamayacaksınız…

 

 

Konserve zamanı


1 kg bamya
4 domates
2 limon
Bir tutam limon tuzu
Varsa bir çay bardağı koruk suyu
Bamyaları yıkayıp temizleyelim. Domatesin kabuklarını soyup küçük küçük doğrayalım. Tencerenin altını yakıp domatesleri az pisirelim. Domateslere limon, limontuzu ekleyip bamyaları ilave edelim. Hafif sararmaya başlayınca altını kapatalım. Sıcak sıcak kavanozlara doldurup, kapağını sıkıca kapatıp ters çevirelim. Soğuyuncaya kadar ellemeyin, bu şekilde dursun. Kendi kendine vakumlu gibi olacak ve kış boyu bozulmadan dolabınızda muhazafa edebileceksiniz…

 

Sofralarınız sevgi dolsun, bereket taşsın…

 

 

Kız Çocukları

0 531 737 08 27

kizcocuklariyiz@gmail.com

facebook.com/KizCocuklari

twitter.com/KizCocuklari

instagram.com/kizcocuklari

 

Küçük Bir Kahve Molası…

 

“Dergimiz için ne yazabilirim” diye düşünürken ve tam da kahvemi yudumlarken aklıma bir fikir geldi!

Türk Kahvesi…

Türklerin dünyaya muhteşem hediyesi…

Damak tadına uygun kendine has pişirilme ve telvesi ile ikram edilen tek kahve olma özelliği taşıyan Türk Kahvesi, gerek sunuş biçimiyle gerekse kokusuyla bugün hala vazgeçilemeyen tatlar arasında yer alıyor.

Okumaya devam et

Eylül Lezzetleri

Sevgili Martı okurları, yaz nasıl geçti biz anlamadık… Ya siz? Kız Çocukları olarak olarak üçümüz de çok faaldik. Seferihisar’ı duymuşsunuzdur, son yıllar #CittaSlow olarak adımlar attı ve ünlendi. Sahil kesiminde yazlık sitelerin olduğu Akarca plajı ve deniz kenarındaki mahallesi Sığacık’taydık ve bu yazı boş geçirmedik. Çalıştık, gönüllü destek olduk, asistanlık yaptık. Ve bir tatili böyle değerlendirdik. Çalıştık, gezdik, pişirdik, fotoğraf çektik, yazdık, takılar ürettik. Pek çok yeni adımlar attık. Daha önce düşünmediğimiz, aklımıza gelmeyen işlerdi bir çoğu. Fakat anı yaşadık, emek insanı güçlendirir diyerek, fırsatları değerlendirdik, kendimize yeni yollar açtık. Okumaya devam et

Ağustos Lezzetleri

fotoğraf-700x522Yaz meyveleri nasıl güzeldir. Canlı canlı renkler, çeşit çeşit lezzetler, sulu sulu… Doğanın resim paleti gibi… Biz de düşündük ki yazın sonuna doğru bu meyvelerden tablo gibi tarifler yapalım evlerimizde… İşte başlıyoruz…

 

Meyveli tart
Hamur için:

10 corba kaşığı un
3/4 paket margarin
1 yumurta
1 paket Vanilya

Un ile margarini bıçakla kıyalım. Yumurta ve vanilyayı ilave edip hamuru yoğuralım. Tart kalıbına hamuru yerleştirip, yağlı kağıt ile kapatalim. Üzerine nohut koyalım ki hamur pişerken fazla kabarmasın. Önceden ısıtılmış 180’C fırında pişirelim.

Krema için:
1/2 lt süt
1 su bardağı şeker
3 çorba kaşığı un
1/4 paket margarin

Süt, şeker ve un ile kremayı yapalım. Ocağın altını kapattıktan sonra margarini ilave edip çırpalım. Soguduktan sonra tartın üzerine yayalım. Üzerine arzu ettiğiniz mevsim meyvelerinden döşeyelim. Yıkanmış, kurutulmuş ve isteğe göre dilimlenmiş olacak unutmayalım.

Tartımıza son dokunuşu jöle ile yapacağız. Marketlerde satılan paketli hazır jölelerden istediginiz çeşiti alabiliriz. Kutularin üzerinde yazılı tarifine göre uygulayıp meyvelerin üzerine sürelim ve buzdolabında soğutalım. Resim paleti gibi olmadı mı cidden :)

 

fotoğraf-1Kayısı reçeli

1 kg kayısı
1 kg şeker
1 limon

Kayısıların kabuklaını incecik soyalım. Temiz bir çivi yardımıyla kayısıların bütünlüğünü bozmadan çekirdeklerini çıkaralım. Akşamdan şekere yatıralım ki sabaha kadar iyice sulansın. Kayısıları ocağa alıp kaynatmaya başlayalım, üzerinde biriken köpüğü kevgirle alalım ve bir iki taşım kaynadıktan sonra limon sıkalım, ateşi kapatalım. Ilıdıktan sonra tepsiye alıp üzerine temiz bir tülbent koyalım. Bir iki gun güneşte pişirelim. Bu arada ara sıra kayısıları ön arka çevirmeyi unutmayın kıvama gelince kavanozlara koyalım. Tülbent reçele bulanırsa arılar gelir, dikkat edelim.

Ağustosta reçel yapmak güzeldir…

Sofralarınız sevgi dolsun, bereket taşsın…

 

Temmuz Lezzetleri…


mereng

Yazın ortası ve sizler yıllık izinlerinizi planlıyorsunuz büyük ihtimalle… Size öyle basit ve lezzetli tarifler vereceğiz ki bu ay tatilden dönenlere moral olacak, tatile çıkmayanlar için ise ısınma turları yerine geçecek… Tam yaz lezzetleri… İşte başlıyoruz…

 

Şeftalili Mereng

 

Malzemeler:

1 pasta tabanı (sade)

1 kg şeftali

3 yumurta beyazı

1 çay bardağı toz şeker

1 fıske tuz

1 paket vanilya

 

Pasta tabanının bir parçasını (genelde iki parçalı olarak hazır satılır) tepsiye koyalım. Üzerine kabuklarını soyup, ince dilimlediğimiz şeftalileri dizelim. Derin bir kapta yumurta beyazları, şeker, tuz, vanilyayı kar haline gelinceye kadar çırpalım. Köpük gibi oluyor ve ezmeden kaşıkla şeftalilerin üzerine koyalım. 160’C önceden ısınmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar tutalım. Çıkarınca buzdolabında dinlendirelim ve dilim dilim lezzetle buluşma vakti yaklaşsın…

 


rulo börek

Rulo Börek

 

Malzemeler:

6 adet yufka

3 yumurta

½ kg yogurt

250 gr margarin

 

Margarini eritip içine yumurta ve yoğurdu koyalım, iyice çırpalım. Birinci yufkayı serip üzerine (her tarafına dağılacak şekilde) harcını sürelim. Altı yufkayı aynı şekilde üst üste araya harcı olacak şekilde koyalım. Tabi en üstteki yufkanın üzerine sürmüyoruz

Sonra, dikkatlice rulo yapalım. Tepsiye koyalım ve derin dondurucuda muhafaza edelim. Hem dinlenmiş olur. Zaten istediğiniz zaman çıkarıp pişirebilirsiniz. Yapacağımız işlem çok basit. Buzluktan çıkarınca biraz yumuşamasını bekleyeceğiz ki bıçakla kolay kesilecek kıvama gelsin. Sonra parmak kalınlığında dilimleyip, önceden ısıtılmış 180’C fırında altı üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Mis kokulu, fos fos yumuşak börekler hazır.

 

Çocukluğumuzda annem ve arkadaşlarının günleri olurdu. Her ayın 16’sı annemim günüydü. O gün yapılan ikramlara doyamazdık biz. Bu börek de listed olurdu. Pişince rulonun kenarlarına denk gelen ufak parçaları annem tatmamız için verirdi böylece ilk biz denemiş olurduk. Bu böreği şimdi ne zaman pişirsek o günlere döneriz…

 

Sofralarınız sevgi dolsun, bereket taşsın…

 

 

Kız Çocukları

0 531 737 08 27

kizcocuklariyiz@gmail.com

facebook.com/KizCocuklari

twitter.com/KizCocuklari

instagram.com/kizcocuklari

 

 

 

 

Mayıs Lezzetleri

Baharın bedenlerimizle flörtöz dansı başladı. Çok sıcak ya da çok soğuk olup, ruhlarımızı ezmeden, baskı altına almadan keyifli bir sohbettir bahar mevsimi… Böylesi dengede iken ne yiyelim diye düşündük! Ruhlarımızın hafifliğiyle uyum içinde olacak Ege havası öneriler bulduk. Bizim oralardan ve yormayacak Ege tarifleriyle, keyifli bir mayıs ayı olsun Martı kanadında…

hardallı somon malzemeHardallı somon

Çok basit bir ana yemekle başlayalım. Soğan ve sarımsağı doğrayıp 2 yemek kaşığı sıvı yağda bir kaç kez çevrelim. Maydanozun yarısını ince kıyıp ilave edelim. Somonları küp küp doğrayalım. İtiraz yok küp küp olacak… İnce elma dilimi doğradığımız patateslerle birlikte 1 bardak su ilave ettiğimiz tencerede 10 dakika pişirelim. Bu arada boş durmayalım ve hardalı az suyla eritip içine defne yapraklarını kırıklayalım. 5 dk da böyle pişirelim. Ocağı söndürdükten sonra küp tereyağını ilave edelim ki lezzeti yerine gelsin, isterseniz tereyağından vazgeçebilirsiniz ama kırk yılda bir perhizi bozsanız bir şey olmaz. Tencerede 2 saat dinlenmeye bırakalım. Ama servis yapmadan önce ısıtmayı unutmayalım… Afiyet olsun!

çığırtmaÇığırtma
Ah anneannecimin ruhuna gitsin. Kimse O’nun gibi yapamazdı. Yazları büyük bağ evine gidilirmiş. Ben o güzel günleri hatırlamıyorum tabi annem anlatıyor. Bir şölen, seremoni olurmuş. Büyük dedem gelir atını seyislere verirmiş. Bağ kenarına ekilen sebzelikten tazecik patlıcanlar, biberler, domatesler toplatırmış. Çığırtma yapmak bir adetmiş. Gözünüzde film gibi sahneler canlandıysa şimdi tek eksiğimiz “çığırtma”yı yapmak. O zaman hemen başlayalım!
Kemer patlıcanları helezon şeklinde çizelim. Biberlerin başını ve tohumlarını alalım. Biraz canice oldu ama ne yapalım. Yağda kızartalım. Domatesleri ve sarımsakları, her ikisinin de kabuklarını soyduktan sonra elbette doğrayalım. Üzerine kızarttığımız patlıcan ve biberleri koyup ocakta tıkır tıkır pişirelim. Aman dikkat çok pirişip, haşıl etmeyin. Domatesler diri kalsın, usulü böyle… Üzerine tuz ve şekeri ilave edelim. Artık yemek için soğumasını bekler misiniz bilemeyiz! Afiyet olsun..

 

yaz tatlısı malzemeYaz tatlısı

Reklam gibi oldu ama mecburuz en güzel Eti Burçak ile yapılıyor… Siz şimdi buna çok takılmayın da devam edelim. Süt, un ve şekerle kremayı yapalım. Detay yazmadık ama herkes bunlarla nasıl krema yapılacağını biliyor değil mi? Yoksa en başa dönüp zaman kaybetmeyelim şimdi!

Sonra, ocağın altını kapatıp peyniri ilave edelim. Bu peyniri hazır alabilirsiniz ama biraz sabır aşağıda nasıl yapıldığını anlatıyoruz. Bisküviyi döverek un haline getirip servis edeceğimiz kab (kadeh, kase vs) bir kaşık koyalım. Üzerine ılımış haldeki krema, sonra bir kat bisküvi daha ve kenarlarına çilekleri dizelim. Arzunuza göre katları çoğaltmak sizin yaratıcılığınıza kalmış. İkram ederken çilek, kuru meyve, fıstık gibi malzemelerle süslemeyi unutmayın. Afiyet olsun! 

 

 

 

mascarponeMascarpone tarifi

Pahalı bir peynir olduğu için malzeme olarak kullanmaya insan acıyor. Onun yerine Labne peynir kullanıyorduk. Yapımı son derece kolay olduğunu keşfettik ve bu sırrımızı sizinle de paylaşalım.

400 gr kremayı ocakta bir göz kaynatıp alın. 1 yemek kaşığı limon suyu ilave edip karıştırın ve tencerenin ağzını havlu peçete koyup kapağını kapatın. Soğuduktan sonra peçeteyi alıp buzdolabında 1 gece bekletin. Kıvamı yoğun olmalı. Ertesi gün keseye koyup 3-4 saat suyunu süzdürün. Unutmayın taze olduğu için çabuk bozulan bir peynir, fazla bekletmeden hemen tüketin.

Sofralarınız sevgi dolsun, bereket taşsın…

 

 

Kız Çocukları

kizcocuklariyiz@gmail.com

facebook.com/KizCocuklari

twitter.com/KizCocuklari

instagram.com/kizcocuklari

 

The Ramen Girl – Büyülü Tat

Çorba içinde sunulan noodle olarak kısaca tanımlayabileceğimiz ramen, Tampopo’da olduğu gibi bu filmde de başrolde karşımıza çıkıyor. Senaryo da Karete Kid ve Kill Bill’i çağrıştırmıyor değil. The Ramen Girl’ün Abby’si (Brittany Murphy) bu filmlerin başkahramanları gibi önce eğitim alabilmek için “sensei”sini (öğretmen) ikna etmeye çalışıyor. Bu aşamayı atlattıktan sonra zorlu-aşağılayıcı bir süreçten geçerken terbiye ediliyor, en nihayetinde ramen yapmayı öğreniyor. Okumaya devam et

1 2 3 5