Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Yaşam

Emzirmek ve Doğum Yöntemi Kimin Kararı Olmalı?

Bedeninin kontrolü sende mi?

Zaman zaman lohusa kadınlarda gözlemlediğim bir durumdu bu. Çokça duyduğum ifadelerden birkaçı: “Aslında ben normal doğum yapmak istemiştim… Aslında emzirmeyi çok istedim ama emziremedim…” Kimse emzirmek istemedim diyemiyordu çünkü etrafındakiler tarafından yargılanmak istemiyorlardı. Ama bu ifadelerin altında da kadının suçluluk psikolojisinde olduğunu ve emzirmemesi ya da normal doğum yapmaması konusunda bir bahaneye sığınma ihtiyacında olduklarını sezinliyordum. Kaldı ki hormonal ya da anatomik bozukluklardan kaynaklı bazı tıbbi durumlarda bebeğin emzirme yanında yapay beslenmeye de ihtiyacı olabiliyor. Böyle bir durumda olan bir annenin çok yakın bir zamanda bana şu ifadeyi kullandığını hatırlıyorum: “İnternette okuduğum onca blogtan sonra sütüm yetmediğinden mama vermek zorunda kaldığım için kendimi iğrenç hissediyorum”. Emzirmenin güzel yanlarının vurgulandığı çoğu yazı tabii ki anneleri teşvik için çok uygun araçlar ancak tıbbi durumlardan kaynaklı, emzirememenin bir seçim olmadığı durumlarda ise annenin psikolojisini çökerten ve annelik özgüvenini sarsan araçlar olabiliyor bazen.

emzirmek-ve-dogum-yontemi-kimin-karari-olmali

Okumaya devam et

Yeni Yıl Dilekleri, Düşlerimiz

Merhaba, 7 yıldır sizlere bilgimizi, deneyimlerimizi, önerilerimizi yazarak ulaşıyoruz. Bizi okuduğunuz için teşekkür ederiz. Biz kendi aramızda #martıdaş diyoruz birbirimize. Şimdi martıdaşlar olarak her birimiz sizlerle yeni yıl dileklerimizi paylaşıyoruz. Sevgiyle paylaşmaya devam edelim. #MartıdaşYasemin

Arzu Savaş

Her yılbaşı başlangıçlar için mükemmel bir şans…

31 Aralık saat 23.59, heyecan dorukta. Yepyeni bir bebek doğacak bir dakika sonra.

Adı, Umut…

Kalbi ile dinlesin ve kalbi ile konuşsun bu bebek. İnancının tam olduğu kocaman düşleri olsun, kendine çok iyi davransın; yemeğini, bilgisini, kitabını hep paylaşsın; koşulsuz sevsin, insanları da doğayı da, hayvanları da… Çimlerde çıplak ayak dolaşsın, toprak kokusunu içine çeksin, denizde taş sektirsin ve öyle bir gülsün ki yüzünde güneş doğsun, ışık saçsın etrafına… 2016 ya inat…

2017-tebrik

Alev Türkkan

Umut Bulaşıcı Olsun! Dünyada, ülkemizde, kişisel hayatımızda çok zor geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Acıları, üzüntüleri ve karşı karşıya kaldığımız kötü olayları elbette unutmayacağız. Yapılanları bağışlamayacağız. Fakat tüm bu kötü olayları da omuzlarımıza yükleyip, yeni başlangıçları müjdeleyen yeni yıla da taşımayacağız.

En çok korktuğum “umudu” kaybetme. Umudumuzu kaybetmeyeceğiz! Karanlığın bitip güneşle birlikte yeni günün başlaması gibi biz de yeni yıla yeni umutlarla girelim. Cesur olalım, yılmayalım. Umudumuzu çevremize bulaştıralım. Umut bulaşıcı olsun…

Nasıl yapacağımıza gelince; ne yapıyorsak onu en iyi şekilde yapalım, merak edelim, okuyalım, sorgulayalım, bilgiyle hareket edip kendimizi yenileyelim, geliştirelim, değişime izin verelim.

Savaşsız; iyiliğin, merhametin, vicdanın tekrar hatırlandığı; kayıpsız, güzelliklerin olduğu; anlamlı, huzurlu, sağlıklı, mutlu yıllar… Sevgiyle,

inciler kumsalda bulunmaz

Didem Yeşim Pektok

Yılbaşı dediğimiz nedir ki sadece biten 365 günün yerini yeni bir güne ve başlayan bir yıla bırakmasıdır. Bizim için farkı ise; gelecek olana iyi dileklerimizi ve umudumuzu bağlamamızdır.

Bitti dediğinizde yenisi başlar. Olmaz dediğinizde hayat akmaya devam eder başka bir şey gelişir ve olur.

İyilik, sağlık, mutluluk, neşe, bol para ve huzur dileriz.

İyilik, iyilik halimizin sürekliliği ile oluşur.

Sağlık, vücudumuzu iyi dinlememiz ve onun için yapmamız gerekenleri yapmakla mümkün.

Mutluluk, kendimizi koşullandırmadan anın tadına vararak mümkün.

Neşe, ne zaman istersen seninle.

Bol para, bolunu bilmem ama para çalışmakla mümkün.

Huzur, hissettiğin anda seninle.

‘Allahım bu soğukta dışarıdaki insanlara yardım et ‘ diye kombisi 40 derecede yanan bir evden dua etmek vicdanımızı ferahlatıyorsa olsun varsın bu duaya devam edelim.

Sadece dua etmek dışarıdaki insanları ısıtmıyor.

Dilediğimiz onca şeyi her sene dilemeye devam edelim.

Bir gün gelir belki bir mucize olur ve tüm insanlık bir anda iyiliğe kavuşur ne dersiniz?

Dileğim; elimizden gelen tüm iyiliklere sahip çıkarak gerçekleştirebileceğimiz ve yaşanan kötülüklere neden olanlara söylenmeyi bırakıp kişisel potansiyelimizle mücadele edebileceğimizi bildiğimiz ve herşeyden önemlisi yaptığımız iyiliğin kimin için yaptığımızın bilincinde olduğumuz yeni bir yıl dilerim.

Önemli Not: ‘iyilik bilinci’ önemli bir kavram. Belli insani duygularımızın çıkar çevreleri tarafından sömürülmesine izin vermemek önemli. İyiliğimizin değerini bilelim ve bu değeri doğru yerlerde kullanalım. Dikkatli olalım.

Hüma Oktay

Bir yıl düşlüyorum, yıllarca devam edecek.

Düşümde, etik değerlere sahip, ahlaklı politikacılar ve yöneticiler var, ülkemde dürüst oylarla gelmiş. Doğaya ve insana, sanatçıya ve sanata saygı duyan vicdanlı sevgi dolu bireyler yetiştiren ebeveynler ve okullar var bu düşümde. Ve birde mutlu sağlıklı çocuklar var o okulların bahçesinde oynayan. Düş kurmaya ve düş’ümde kalmaya devam ediyorum sevgi ve barış dolu bir dünya için.

Oktay Valunya

Bizi mutlu edebilecek şeylerle iç içe yaşıyoruz aslında; ihtiyacımız olan tek şey etrafımızdakilerin farkına varmak.

#Martı #Nişan #Terk #Oruç #İş #Balayı #Öpmek #Terfi #Doğum #Emeklilik #Aşk #Kitap #Kaçış #Nikah

#Allah #Para #Anne #Kavuşma #Çocuk #Bağış #Varış #İnanç #Köpek #Şiir #Özlem #İçmek #Dua #Spor #Aile

#Yazma #Şans #Kadın #Çalışma #Sevgili #Alışveriş #Baba #Uyku #Güneş #Yemek #Doğa #Kedi #Ağlama #Barış

#Şöhret #Erkek #Namaz #Yalnızlık #Rekabet #Sağlık #İkram #Kuaför #Paylaşma #Yemek #Davet #Yıldızlar #Eş #Sevgili

#Dans #Rakı #Deniz #Seks #Şampiyonluk #Seyahat #Kardeş #Temizlik #Arkadaş ve niceleri… Nice mutlu yıllara.

Lale Celepoğlu

2017”de   İlk önce 2016 diye bir yıl olduğunu hatırlamamak istiyorum. Eternal Sunshine of The Spotless Mind gerçek olsun mesela.

Bazı kavramların tanımının, değiştiğini hayal ediyorum. Hayat bir kavga olmaktan çıkmış, güzel anıların toplamı olarak ifade edilir olmuş örneğin. Akıl her durumda üstün olmuş, barış artık bir dilek olmaktan öteye geçmiş gerçekleşmiş, dünyaya iyilik hakim olmuş… 2017 de kendim ve ailem için ne istiyorsam, tüm insanlar için de onu diliyorum. Herkes iyi değilken, iyi olmanın hiç keyfi yok.

Moonlight Sonata dinlemek kadar keyifli olsun 2017…

Ayşe Zeliha Yılmaz

2017 de öncelikle kendim, etrafımdaki çemberde yer alanlara ve ülkem insanlarına sevginin hakim olduğu bir ortam düşlüyorum. Çünkü sevgi varsa korkunun da acının da üstesinden gelineceğine inanıyorum. Bu nedenle de Halil Cibran ‘Ermiş’ ten

“Sevgi hiçbir şey sunmaz, sadece kendisini, hiçbir şey kabul etmez, kendinden olandan gayri…

Sevgi sahip çıkmaz, sahiplenilmez de; çünkü sevgi, sevgi için yeterlidir, tümüyle sevdiğinizde, ‘Tanrı benim kalbimde’, yerine, şöyle deyin, ‘Ben kalbindeyim Tanrı’nın…’

Ve sanmayın yön verebilirsiniz sevginin akışına, çünkü sevgi, yolunu kendi çizer, sizi değer bulduğunda…

Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka…

Fakat seviyorsanız ve ihtiyaçların arzuları varsa, bırakın bunlar sizin de arzularınız olsun…

Şafak vakti kanatlanmış bir gönülle uyanmak, ve bir sevgi gününe daha, teşekkürle uzanmak…

Sessizce çekilmek öğle vakti, sevginin vecdini duymak, akşamın çöküşüyle de, eve huzurla dönmek…

Ve uyumak, kalbinde sevgiyle bir dua, ve dudaklarında bir şükür şarkısıyla…”

Şeyda Bodur

UMUŞ

“Bütün iyi kitapların sonunda

bütün gündüzlerin,

bütün gecelerin sonunda

meltemi senden esen

soluğu sende olan,

yeni bir başlangıç vardır…”

“Umut” için “Umuş” demiş ya Edip Cansever, yüzümde kocaman bir gülümseme. Ne yaratıcı. Daha bir ısındım, daha bir sevecen yaptı beni bu kelime.

Umuş diyeceğim ben de bundan böyle, yaşamak icap eder herşeye rağmen; içimizdeki aydınlık kısımda kalabilmek, “iyi”ye inanmak, sevmek icap eder dostum, her bir şeyi hem de, öyle zamanım yok gibisinden değil, doya doya, birbirimizi sanki her seferinde son defa görüyormuşçasına. Yaşamı kutsamak gerek, karanlığa rağmen başucumuzda…

Bol kitaplı bir yıl diliyorum, umuş yüreğinizden, tebessüm yüzünüzden eksik olmasın.

Deniz Öztaş

Bir çok olayın yaşandığı bir yılı geride bırakırken, tüm olayların ötesine bakmak, bakış açımızı değiştirecektir. Evrende her şey bir bütünde toplanır. Parçalar bize eksik gibi gözükebilir ancak parçalar bütünlüğe bir zarar vermez. Bedenimiz ve zihnimiz de, bütünün bir parçası olduğundan, yapabileceğimiz ancak kendi evimizin önünü süpürmek olacaktır. Unutmayalım ki, dış dünya bizlerin iç dünyasının yansımasıdır.

Yeni yılda, hedefler, varsayımlar, endişeler yerine anda kalıp, sevgi ile yaratıcı tarafımızın faaliyette olmasına izin verelim. Sevgilerimle.

christmas-wallpapers-shimmering-pictures-green

Yasemin Sungur

Yine bir yılı geride bıraktık, hatıralarımızda son yaşadığımız yıl en canlı olarak yer alıyor her zaman. Yaşadığımız anılar tek tek gözümüzden geçiyor, özellikle bizi üzen yaralayan kötü anılar tekrar canımızı yakarak kendini hatırlatıyor. Dileklerimiz her şeyin en iyisini yaşamak. Geniş bakış açısı ile dileklerimizi sıralıyoruz.

İnandığım neyi yaşamak istiyorsam, sadece onun için yaşamak. Her dileğimi düşümün içinde detaylandırmak. Düşüme engel olacak tek bir kırıntıyı bile içeri almamak.

Stefano D’Anna, Tanrılar Okulu kitabında şöyle der;

“Dünyaya bir yanıt verebilmen için sen kendin çözüm olmalısın. Oluşun parlak ışığı içinde samimiyete, sadeliğe ve hafifliğe ulaş.

Eğer yukarıdan ‘oyun’a bakabilirsen, hattın diğer ucunda dünyanın sana tüm şükranlarını ve sadakatini sunduğunu keşfedeceksin. Sonra bir gün bir insanın gerçek işinin, hatta tek işinin dünyayı onarmak olduğunu bulacaksın.”

Bugün olduğu gibi yarın da sadece senin nelere emek verip çoğaltıp, paylaşacağınla ilgili güzel insan, kendini kullan, hayatının sorumluluğunu al ve neler yaşamak istiyorsan onlara odaklan.

Fark et, merak et, öğren, yap, geliştir, hisset ve paylaş. Sonra kaldığın yerden tekrar başla…

Güzel bir dünya düşlüyorum, adil, özgür, sevgiyi paylaşan, iyi niyetle harekete geçen, birbirine saygılı, farklı olanı farkıyla kabul eden insanların olduğu bir dünya. Bir düşünsenize tüm insanların bu düşü düşlediğini? İşte o zaman güzel bir dünyada yaşayacağız hep birlikte.

Düşleyelim her birlikte… Sevgiyle,

Yazarların isimlerine tıklayarak dergimizde yayınlanan tüm yazılarını okuyabilirsiniz…

Memleket İsterim, Çorbada Tuzu Olsun…

Kimi mimar, kimi şirket yöneticisi, kimi ev hanımı…

Gündüz çalışıyorlar, gece evsizler için gönüllü olarak çorba dağıtıyorlar.

2 yıldır hiçbir gece boş geçmiyor, işi olanın yeri hemen başka bir gönüllü ile doluyor.

Birkaç gönüllü ile başlayan bu projeye şimdi Türkiye’nin dört bir yanından küçük de olsa destekler geliyor. Yeterli mi, değil elbette. Daha fazla gönüllü, daha fazla destek ile sokakta yaşamaya mecbur kalmış dostlarımıza yardım eli uzatılmalı…

Gönüllüler ufak kanat çırpışlarıyla kelebek etkisi yaratıyorlar ve evsizlere destek olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Gündüz çalışıyor, gece çorba dağıtımı için bir araya geliyorlar.

Memleket İsterim, Çorbada Tuzu Olsun…

Okumaya devam et

Çiçek Pasajı Meyhaneleri

Tatil günleri geride kaldı!

Bu ay sizi başka bir dünyada hayâl kurmaya davet ediyorum!

Gönüllerimizi ve düşünce dünyamızı coşku ile dolduran güzel İstanbul’un Çiçek Pasajı meyhanelerinde her gün ve her gece başka bir âlem yaşanır… Sofraları süsleyen meze çeşitleri, içki içenlerin göz ve damak zevklerine yeni ufuklar açar…

Hele, rakılarını yudumlayarak hayal âlemine dalanların sofralarında durmadan yeni dünyalar doğar!..

Ve, arkadaşlarla paylaşılan rakı sofralarında, insanların şairlikleri ortaya çıkar… Kendi iç dünyaları ile buluşan meyhane ozanları, şövalyeler gibi cesur, mecnunlar gibi âşık olurlar…

Çiçekpasajı Meyhaneleri

Okumaya devam et

Kampa Gidelim mi Baba?

Son iki yıldır düzenli olarak doğada kamp yapmanın çadırda yatmanın nasıl olacağını düşünüp duruyorum. Araştırıyorum, evdeki ahaliyi yokluyorum. Nelerden vazgeçemeyiz?  Sınırımız nedir? Yaşamadan bilemeyiz deyip 9 yaşındaki oğlum ve ben yola çıktık. Çok hazırız biz bu kampa! Tüm hayal gücüm, oyunlarım, masallarım cebimde kamptaki çocuklarla eğleneceğiz, ben çok hazırım. Aylar öncesinden hazırım hatta.

“Hayat sen plan yaparken başına gelenlerdir.”

Kamptan iki gün önce gelecek korkularım endişelerim hortladı yeniden.  Bu kampa gelirken duyduğum heyecanımın yerini aldılar. İçi boşaltılmış gibi zoraki gittim kampa. Planladıklarımı yapamadım ama içimdeki fırtınaları dindirip doğanın beni iyileştirmesine tanık oldum.

kampa gidelim mi baba

Okumaya devam et

Taner Özdeş Otizmli Çocuklar İçin Yüzecek

InfoNet Bilgi Teknolojileri’nin Genel Müdürlüğünü yürüten, Ali Taner Özdeş, bu sene otizmli çocuklar için yüzecek. Özdeş, maddi yetersizliği bulunan ailelerin otizmli çocuklarına spor ve yaşam eğitimi bursu sağlamayı amaçlıyor.

Ali Taner Özdeş, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin ‘Herkes İçin Spor’ teması etkinlikleri arasında yer alan ve 24 Temmuz 2016 tarihinde yapılacak olan “28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı”nda otizmli çocukların spor ve yaşam eğitimleri için burs sağlamak üzere yüzmeye karar verdi.

????????????????????????????????????

Okumaya devam et

Nazım Hikmet Büyükada Yaz Kampı Sona Erdi

Nazım Hikmet Büyükada Yaz Kampı’nın sertifika töreni 30 Haziran Perşembe akşamı yapıldı. 18.30’da başlayan sertifika törenine Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu, Adalar Kent Konseyi Genel Sekreteri Abdurrahman Küçüksarı, Kartal Belediyesi üst düzey yöneticileri, Adalar Kent Konseyi çalışma gurubu başkan ve üyeleri, Adalar ve İstanbul’dan katılan kampçıların bir bölümünün aileleri ve basın mensupları katıldı.
nazim_hikmet_yaz_kampi_4
Kampın Eğitim koordinatörü Çiğdem Odabaşı’nın kısa konuşmasının ardından, 12 günlük kampa dair 10 dakikalık bir video gösterimi yapıldı. Ardından organizasyonu gerçekleştiren kurumlar adına Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu ve Gündüz Vassaf konuştular. Her iki konuşmacı da bir hayal olarak başlayan kamp düşüncesinin bu kadar kısa zamanda ve başarılı bir biçimde gerçekleşmiş olmasından duydukları mutluluğu dile getirdiler ve Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’e, belediye ile Ada-Kartal tesisi yönetici ve çalışanlarına, kampta görev alan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ettiler.
Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, kampı düzenleyen kişi ve kurumlarla birlikte, güvenlerinden ötürü kampçıların ailelerine de teşekkür etti. Kampın başarılı biçimde tamamlanmasından duyduğu mutluluğu gizlemeyen Öz, bundan sonra da ellerinden gelen desteği vermeyi sürdüreceklerini dile getirdi. Belediye Başkanı Öz ile Bulutoğlu, Küçüksarı ve Vassaf arasında plaket alışverişinden sonra sıra, en heyecanlı bölüme, sertifikaların dağıtımına geldi. Mavi Gözlü Dev sınıfının kampçılarına eğitmenleri Nehir Sevimli eşliğinde Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Yaşamaya Dair Grubuna, eğitmenleri Begüm Ayangil eşliğinde Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu ve Adalar Kent Konseyi Genel Sekreteri Abdurrahman Küçüksarı, Ceviz Ağacı grubuna da eğitmenleri Deniz Kurtdere eşliğinde Gündüz Vassaf sertifikalarını verdi. Kampa destekleri dolayısıyla hazırlanan teşekkür belgeleri ise, toplu fotoğraf için bahçeye çıkıldıktan sonra yine Kartal belediye Başkanı Öz tarafından dağıtıldı. Kısa bir aranın ardından, sıra kampçıların performanslarına geldi.
Kampçılar performanslarını sergiledi
Nazım Hikmet Draması, Çiğdem Odabaşı tarafından bir grup kampçı ile birlikte hazırlanmıştı ve bu kısa performans, izleyicilere çok başarılı bir biçimde aktarıldı ve beğeni topladı. Nehir Sevimli yönetimindeki okuma grubu ise, Nazım Hikmet’in Sevdalı Bulut masal kitabından seçilmişti ve seçilen bölüm sırasıyla altı kampçı tarafından aktarıldı.
Sıra ritm ve orff grubuna geldiğinde sahne üç sınıf tarafından dolduruldu. Önce beden ritm çalışması, ardından bardak show ve sonra da darbuka ritm grubu, çalışmalarının sonuçlarını çok başarılı şekilde izleyicilerle paylaştılar. Özellikle bardak ve darbuka grubu performansları çok etkileyiciydi. Resim gurubu çalışmaları ise bilindiği üzere, 26 Haziran Pazar günü, Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi sergi alanında görücüye çıkmıştı ve sergi sürüyordu. Grup asıl büyük çalışmasını ise Adalar Müzesi dış duvarındaki panoda gerçekleştirmişler ve eserlerini ölümsüzleştirmişlerdi.

Okumaya devam et

Geri Dönüşüm Çok Önemli, Bilinçlenelim!

Geri dönüştürebildiklerimizden mi yoksa geri dönüştüremediklerimizden misiniz?

-Anne biliyor musun?  Ben büyüğünce çöp kamyonu kullanacağım…

-Hem çok havalı arabaları var hem de o çöpleri nereye götürüyorlar çok merak ediyorum.

Adına ne derseniz deyin, ortak adı ÇÖP. Geri dönüştürülebilir, imha edilebilir, organik yada inorganik, evsel, kimyasal, endüstriyel yada tıbbi ve hatta tehlikeli…

İşte, bundan yıllar önce  bizim çöp maceramız böyle başladı. Aslında çöplerin gittiği yerde imha edilmelerinden çok geri dönüştürülebilir olanlar daha çok ilgisini çekti 3 yaşındaki oğlumun. Ortak araştırma yaparken yıllar içinde sorumluluk  bilinci yüksek, kuralcı, takıntılı, deli bir kadın olarak  projeyi en ince ayrıntısına kadar detaylandırdım. Bu konuda hem fikir olduğumuz birlikte araştırma yaptığımız,  en az benim kadar sorumluluk  bilinci yüksek  benden daha çılgın  bir kız kardeşim var.

Önce kendi evlerimizde ki çöpün bekçisi olduk.

-Yine birileri dondurma yemiş poşetleri ayrı, tahta çubuğu ayrı atması gerekiyordu. İkisini de  aynı kutuya atmış. Kim acaba?

Sonunda bizim evdekiler birden fazla oluşan çöp kutularımıza alıştılar. Bizde  yakın akraba eş dost ve arkadaşın evine terfi ettik.

Geri Dönüşüm Çok Önemli Bilinçlenelim

Okumaya devam et

Eski Bir Masal: Thumbelina Aslında Bir “Çocuk Gelin”di

Ülkemizde Parmak Kız olarak bilinen Andersen masalı fantastiktir, macera doludur, acıklıdır; sonu bile tam mutlu değil, parçalı bulutludur. Disney, Thumbelina’dan bir doğa savaşçısı yaratmıştır. Gözünü hırs bürümüş, bir parkı yok etmeye çalışan kapitalistlere (çizgi filmden bahsediyorum yoksa sizin aklınıza başka bir şey mi geldi) karşı mücadele eden, yaşam alanını savunmaya çalışan bir kızdır Thumbelina. Masalda ise fakir bir kızın, çocuk yaşta evlendirilmek hatta kuma olarak verilmek istenmesiyle karşılaşırız. Asıl dikkat çekici noktaysa toplum kodları açısından olağan kabullenişlerdir. Andersen buna karşı çıkmışsa da, günümüzde dahi nice çocuk sek sek oynadığı, ip atladığı, salıncakta sallandığı çocuk bahçelerinden kopartılarak, kendinden büyük adamların koynuna aileleri tarafından itilmektedir. Oyuncak bebeği elinden alınan kızın karnına kısa zamanda canlısı yerleştirilmektedir. Devlet de Andersen kadar şefkatli olmayıp, karşı çıkar gibi gözükse de, aslında idare etmektedir. Çocuk gelin diyerek, tecavüzü, pedofiliyi yumuşatmakta, üstü örtülü ‘olur’ vermektedir. Kız çocuklarının erken yaşlarda zorla evlendirilmesinin son bulmasını dileyerek, masalımıza geçelim.

Thumbelina 3

Okumaya devam et

Ben bir #HayatÖğrencisi’yim

Hayat okulunda öğrenci olmak işte bütün mesele bu.
Hayat üzerine düşünmeye devam ediyorum. Var oluşumuz buna neden zaten. Öğrenci olmak, bilgiye açık olmak demek, sürekli öğrenmeyi seçmek demek. Hayallerimizle, isteklerimizle yaşıyoruz. Ben seçmedim! dediğimiz zaman bile seçmemeyi seçtiğimiz, başkasının bizim için seçmesini kabul ettiğimiz zaman, ne yapıyorsak ya da yapmıyorsak o’nu seçtiğimiz zaman. O zaman bilinçle, duyguyla seçerek yaşayalım bu hayatı.
Bir liste yapmaya başladım. Adını ne koysam diye düşündüm epeyce.
#HayatÖğrencisi’nin “Not Defteri” mi olsa? “Hayatı Kullanma Rehberi” mi olsa? Bitirelim de ismine de karar veririm. 
Benim inandıklarım, doğrularım dedim ve yazmaya başladım. 
İnançlarımız ve değerlerimiz hayata bakış açımızı oluşturuyor. Bunlar benimkiler… İlham versin tüm okuyanlara, siz de kendi rehberinizi yazın ve paylaşım benimle…

Okumaya devam et