Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Kültür Sanat

Kadınım, Hepsi Bu

Sevgi Çağal’ın “Kadınım, Hepsi Bu ” adlı sergisi

19 Nisan- 10 Mayıs 2017 tarihleri arasında

Galeri Selvin’de gezilebilir.

“Kadınım, hepsi bu…”

Eserlerim beni yansıtır, kadın hallerimi-

Kendi içsel yolculuğumu, duygularımı yansıtır.

Hepsinde ben varım:

çocuğum; aşığım; anneyim; melankoliğim…

Bir de varoluşla ilgili meselemi simgeleyen kargalarım var…

Hepsi bu.

yalnızmelankoliyük

 

SEVGİ ÇAĞAL

“Kadınım hepsi bu”

Heykel Sergisi

19 Nisan- 10 Mayıs 2017

GALERİ SELVİN   

Arnavutköy Dere Sok.  No:3  Arnavutköy Beşiktaş İstanbul

Tel: 212.263 74 81

*Galerilerimiz Pazar günleri hariç 11:00 – 18:00 saatleri arasında açıktır.

kadinim-hepsi-bu

Oscar’lar 89. Kez Sahiplerini Buldu

 

Sinema dünyasının bir yıl boyunca beklediği en önemli ödül töreni 26 Şubat’ta gerçekleşti. Hem de Oscar tarihine geçen bir organizasyonla. Töreni unutulmaz kılan anlar gecenin en sonunda yaşandı ama gelin biz en baştan başlayalım…

89. Oscar Ödül Töreni, kırmızı halı seromonisi biter bitmez hemen Justin Timberlake’in enerjik performansıyla başladı. Justin Timberlake kırmızı halıdan salona ilerleyen kameralarla birlikte, şarkısını söyleyip dans ederek salona giriş yaptı ve sahneye çıktı. En İyi Özgün Şarkı kategorisinde aday olan ve Troller filmi için yaptığı “Can’t Stop The Feeling”i, Bill Withers’ın  1978 yılı hiti “Lovely Day” ile mash up yaparak seslendirdi. O ve dansçıları hem sahnede hem izleyiciler arasında dans ederken, bütün salon da ayakta onlara eşlik ediyordu. Bu coşkulu açılışın ardından, töreni ilk kez sunan Jimmy Kimmel heyecanla sahneye çıktığında gecenin sonunda olacaklardan habersizdi.

oscarlar-89-kez-sahiplerini-buldu

Okumaya devam et

Tiyatro Kumpanyası “Can” ve “Ben Orhan Veli” oyunlarıyla İstanbullu tiyatro tutkunlarını bekliyor!

“Ben Orhan Veli” İstanbullularla buluşmaya devam ediyor

Orhan Veli Kanık’ın kısıtlı yaşamına sığdırdığı unutulmaz şiirlere, dünya görüşüne, yazılarına, öykülerine, aşklarına, dostluklarına ve çile dolu hayatına bir ağıt niteliğinde olan “Ben Orhan Veli” Şubat, Mart ve Nisan aylarında Afife Jale Sahnesi ve CKM Büyük Salon’da  seyirciyle buluşacak.

Orhan Veli’nin hiç bilinmeyen yanlarını ortaya çıkaran “Ben Orhan Veli”, şairin fikirlerinin bugünü nasıl kucakladığını gözler önüne seriyor. Oyun, Orhan Veli’nin ne kadar ileri görüşlü biri olduğunu anlatırken, geçen zamanın ülkemiz değerlerinden, kültüründen ve insanından neler çaldığını da gösterecek. “Ben Orhan Veli”, 4 Mart Cumartesi günü, Ortaköy Afife Jale Sahnesi’nde, saat: 20.30’da sanatseverlerle buluşacak.

can_1

Okumaya devam et

Kızını Bilgiyle Emziren Anne

Adı Derya Topçu, yani Nam-ı diğer Hadi Anne…

36 yaşında genç bir kadın…

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu…

10 yıllık evli ve 5 yaşında Asya adında bir kızı var…

Asya’ya hamile olduğu dönemde yeni bir yaşama yürümek üzere, başarıyla yürüttüğü özel sektördeki işini bırakıp, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ‘kültür yönetimi ‘masterına kaydoldu…

İşini bırakmasının ve bambaşka bir işe atılmak isteyişinin nedeni, işiyle arasında duygusal bir bağın olmaması…

Heyecan dolu, insanlarla iletişimi çok seven ve öğrenmeye açık bir insan…

Bir yandan işten ayrılıp, gemilerini yakmış olmasının hafifliği diğer yandan Asya’yı içinde büyütmenin heyecanıyla yeni bir hayata başlamış.

Her gün yepyeni bir dünyayı keşfetmenin, yeniden o amatör ruhu yakalamanın mutluluğu içerisinde öğrencilik hayatına geri dönmüş. Aslında onun için hayat bir okul ve kendisi de daimi bir öğrenci. İşte bu öğrencilik döneminde kızı Asya dünyaya gelmiş…

Yüksek lisansında klasik müzeciliğin yanı sıra büyük sermaye gruplarının kültür kurumları açması, çağdaş sanat müzelerine yatırım yapmaları, dünyada bu müzelerin artık kamusal alanın bir parçası haline gelmesi, çocuk alt değiştirme ünitelerinin  müzelerin içinde yer edinmesi,tüm müzelerin çocuklar ve hatta bebekler için programlar hazırlamalarını gözlemleme imkanı bulmuş.

Anne olduktan sonra hem kendisine hem de çocuğuna faydalı olabilecek alternatif yollar aramaya başlamış ve işte bu farkındalıkla  ‘hadi anne!’ projesi doğmuş.

En iyi eğitimin görerek, duyarak ve hissederek yaşanabileceğini düşünen ve bu nedenle de her bahaneye çelme takarak, şartlar, koşullar, havalar nasıl olursa olsun kızını pusetine koyarak, kucağına alarak ve sonra da elinden tutarak müze, sanat merkezi, edebiyat dünyası ile tanıştırmayı ilke edinmiş bir annenin hikayesi var bu bölümümüzde.

Kızını bilgiyle emziren ve bu beslenmeyi keyif, aşk haline getiren, hem çocuğunun iç dünyasını  zenginleştirebilecek hem de onu besleyecek yeni bir yol olarak ‘yaratıcı mekanları’ kendisine güzergah edinen bir anne ile sohbetimizi okuyacaksınız.

kizini-bilgiyle-emziren-anne

Okumaya devam et

Marifet Hikaye(siz)de mi?

Son yıllarda sanatın hızla değişen tanımı, hatta zaman zaman ortak bir tanımının yapılamaması, sadece izleyicide değil sanatçıda da kafa karışıklığına yol açmakta ve sonucunda her sanatçı kendi sanat tanımını yapmaktadır. Kendi sanat tanımını yapanlar, çoğunlukla ürettikleri üzerinden bir hikaye yaratmakta ve hikayesini sözcüklere sığınarak adeta bir “alt yazı/dublaj” gibi sunarak eserinin kolay algılanır ve kabullenilir olmasına çaba sarfederler… Oysa eser üzerinden hikaye yaratmak yerine, bir hikayeden yola çıkılarak eser üretmelidir. Yoksa öz ve biçim üzerindeki çelişkiler ortaya çıkar.

marifet-hikayesizde-mi
Okumaya devam et

Rahmi M. Koç Müzesi’ni Google Street View’le Gezin

Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen 14 binin üzerinde objeyi görmek ve koridorlarında dolaşmak için artık internete bağlanmak yeterli olacak. Rahmi M. Koç Müzesi, Google Street View özelliğiyle sanal ortamda da gezilebilecek.

Kapılarını açtığı 1994 yılından bugüne Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul’da kültürü ve endüstri tarihini bir arada sunabilen tek adres olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. 

Nostaljik tren turu, denizaltı gezisi, atlıkarınca ve oyun parkı, uçaklar, klasik otomobiller ve çok daha fazlası Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçileri bekliyor. 14 binin üzerinde objeden oluşan koleksiyonlarıyla geçmişten günümüze endüstri, ulaşım ve iletişim tarihine ışık tutan Rahmi M. Koç Müzesi’nde hem çocuklar hem de büyükler tarihin evrimini gözlemleme şansı buluyor. 

rahmi-m-koc-muzesini-google-street-viewle-gezin

Okumaya devam et

Hayatımıza simle işlenmiş bir imza: Nahide Küçük Sergisi 19-25 Ocak’ta Art 212 Nişantaşı’nda

2007 yılında kaybettiğimiz Geleneksel Türk Elişi Nakış Sanatçısı Nahide Küçük’ün eserleri, ressam Şahin Paksoy’un küratörlüğünde10. Yıl Anısına Nahide Küçük’e  Saygı’ adını taşıyan bir sergi ile korunduğu sandıklardan gün ışığına çıkıyor.

Kızları Gülden Küçük Çelebi ve Zeynep Küçük Willems’in öncülüğünde hazırlanan ‘10. Yıl Anısına Nahide Küçük’e Saygı’ sergisi 19 Ocak’ta  Art 212’de Nahide Küçük’ü ve eserlerini sanatseverlere tanıtacak.

Fransız moda tasarımcısı Jean Paul Gaultier’ye yaptığı işleme ceket, Japon tasarımcı Yumi Katsura’ya işlediği gelinlik, Eyüp Sultan Camii minber kapısı için işlediği örtü, Katar Emiri Al-Thani’nin sarayları için işlediği Ayet-el Kürsi ve duvar panoları, Alexander de Paris’e işlediği taçlar, İran Şahı Rıza Pehlevi’ye  ve İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’e yaptığı özel işleme… Bütün bu eserlerin altındaki imza,  gönül verdiği bu sanata onu teşvik eden hocasının,  renklendirme yeteneğine hayran olduğu, Anadolu nakış ve işleme kültürünün değerli elçisi Nahide Küçük’e ait.

hayatimiza-simle-islenmis-bir-imza-nahide-kucuk-sergisi-19-25-ocakta-art-212-nisantasinda

Okumaya devam et

Kanun Virtüözü Ahmet Baran: Kanun, Tanrı’nın Bana Verdiği Bir Çift Kanat

Ankaralı. Müziğe çocuk yaşta TRT Ankara Radyosu Çocuk Korosu ile başladı.

Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda yüksek lisans yaptı.

Henüz 18 yaşında iken Senfoni Orkestraları ile çalışmaya başladı.

Senfoni Orkestralarının En Genç Solist Kanunisi” oldu. Caz müziğe ve doğaçlamaya olan tutkusu dünya çapında starlarla aynı sahneyi paylaşmasını ve albümler kaydetmesini sağladı.

Kanun icrasına Türk Müziği Tarihinde kendi adı ile anılacak yeni bir teknik kazandırdı.

İngiltere Kraliçesi’nden Rusya Devlet Başkanı’na Papa’dan Norveç Kralı’na kadar elli beş devlet adamı onuruna Türk Musikisini tanıtıcı dinletiler sundu.

Kültür Sanat Yüksek Ödülü, Yılın Sanat Girişimi ve Uluslararası yarışmalarda birincilikler biriktirip, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından Devlet Nişanı ile onurlandırıldı. Altı kıtada bini aşkın konser verdi. 2016 yılında yayınladığı Kanun Namına albümü çok satanlar listelerinde yerini alarak müzik eleştirmenleri tarafından tam not aldı. Kanun yapım ustaları tarafından kendi imzasını taşıyan özel enstrüman serileri üretiliyor. Bu enstrümanlar tüm dünyada satışta.

 kanun-virtuozu-ahmet-baran-kanun-tanrinin-bana-verdigi-bir-cift-kanat

Okumaya devam et

Şair Behçet Necatigil, Kızının Okuduğu Şiirlerle Anıldı

Yasemin Sungur’la Şiir ile Sohbet etkinliğinin 6. buluşması Türk Edebiyatı’nın önde gelen şairlerinden Behçet Necatigil anısına kızı Ayşe Sarısayın ile gerçekleştirildi Oyuncak Müzesi’nde. Edebiyat dünyasına adımını babasını anlattığı “Çok Şey Yarım Hâlâ” kitabı ile atan Ayşe Sarısayın niçin yirmi iki yıl beklediğini şöyle anlattı:

Babamdan bende kalanlara kendi yaşamımla, yaşanmışlıkla gerçeklik kazandırmayı beklemiştim galiba. Onu daha iyi anlayabilmek için, yaşamın farklı evrelerinden geçmeyi, sağlam dostlukları, sevgileri, hüzünleri, acıları yaşamayı beklemiştim. Babamın evde çok söylediği gibi : “Yirmisinde erken, otuzunda belki !” ya da “ Çünkü asıl şiirler bekler bazı yaşları.”

sair-behcet-necatigil-kizinin-okudugu-siirlerle-anildi

Okumaya devam et