Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Kitaplar

Kitap ile Sohbet’te Kitapların İçindeki Hayattır Konumuz

Orhan Pamuk’un Yeni Hayat kitabını bilir misiniz?

“Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti” diye başlar.

Bir kitap okudum hayatım değişti diyen insanlar var mı çevrenizde?

Ya da sizin fikriniz?

Ben kitap okuyup kendini bulanlardanım. Hayatım değişti mi? Evet. Hayatım istediğim yönde değişti. Kendini bulan birinin hayatı başka nasıl değişir ki?

Ben kitap okuyanlardanım. Yani aşağıdaki rakamları etkileyememiş olsam da!

“Uluslararası Yayıncılar Birliği 2016 verilerine göre, Türkiye’de kişi başına 8.4 kitap düştü. TÜİK verilerine göre, kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada. Kitap okumaya ayırdığımız süre günde ortalama sadece 1 dakika.”

Kişi başıma sahip olduğum kitap sayısı birkaç bini aştı. Okurum ben, iyi bir okur ve hem de hızlı okurum. İhtiyaç listemde ilk 3’te. Günde en az 1 saat ayırırım. Hızlı okuma egzersizlerim sayesinde okuma hızım da arttı. Dakikada 500 kelime civarında okurum. Okumayı seviyorum. Okumayı sevmek beni okuduğum kitaplar hakkında konuşmak isteğine yönlendirdi. Kitap kulübüm olsun istedim, katıldığım birkaç grupla istediğim gibi ilerlemedi. Aldığım eğitimler, farklı yerlerde karşılaştığım çalışmalar beni 9 yıldır Kitap ile Sohbet ismiyle yaptığım etkinlik akışını oluşturmaya yönlendirdi. Çok şükür 9. yılı gördük, bu sezon 305. hafta buluşmasıyla ara verdik.

19222851_10154987529533462_7738958927811638997_o
Okumaya devam et

Kitap ile Sohbet 9. Sezon ve Anlar

Bugün 305. toplantıyla dokuzuncu sezonu bitirdik Yasemin Sungur’la Kitap ile Sohbetde.

kis-305_merdiven_o
Ayrılık olmadan kavuşmak olmak deriz konuşurken. Kavuşmanın hayali bile ayrılığı katlanır kılar. Hepimizin kalbinde aynı duygu vardı bugün; yeni sezonda kitapdaşımız Oktay’a kavuşmak. Çok sevdiğimiz Oktay bizimle olamadı bir aydır. İstem dışı bu ayrılığın hüznü ile bir dönemi daha bitirmenin mutluluğu kol kola girdi bugün. Devre arkadaşımla konuşmuştuk geçen dönem, madalya takacaktık biz de seneye. Zamanı geldi, madalyalar hazırdı, hepimiz oradaydık ama O yoktu. İnanıyorum ki; sevgimiz ve enerjimiz O’na ulaşıyor.

“Kavuşma gününü bekliyoruz Oktay, tercihini bizden yana kullan lütfen. Yeni dönemde madalyanı coşkulu bir kutlamayla takalım boynuna, roman mutlu sonla bitsin.”

kis-oktay_n

Kitaplarıyla, yazar sohbetleri ve gezileriyle iz bırakan bir sezon oldu yine. Her sezonun sonunda aynı cümleleri kurmuyor muyuz? Demek ki anlardan oluşan hayatımızda yine çok özel anıları biriktirdik. Yanımızda oturan, karşımızda görmeye alıştığımız arkadaşımızın varlığı her an için çok değerli. Bir gün gelemeyeceğimi, gelsem de birinizi bulamayacağımı hiç düşünmedim. Ulaşmanın bu kadar zor olacağını hiç hayal etmedim. Bir tebessüm, bir selam, bir kaç sözcük belki; var olduğunu bilmek, yeterli…

Sezonlar boyunca gidiş gelişler çok oldu. Duygularıyla da var olanlar, sadece o masanın etrafındaki yerini almakla kalmadı, hayatlarına da dokundu arkadaşlarının. Birbirimizi tanımaya uzanan o yolculukta, kitap sayfalarından bize uzandı sözcükler. Kitap tutkusuyla başlayan arkadaşlıklar, dostluğa evrildi. Anlamaya, çözümlemeye, iletişim kurmaya çalıştık birbirimizle. Her birimiz farklı bir yönüyle tamamladı bütünü. Sevinçlerin coşkusunu, acıların kederini hissettik. Güzellikleri başkalarına da ulaştırmak için ortak projeler oluşturduk. Emeği ve hazzı birlikte paylaştık. Kısacası bizimki hayatın paylaşımı.

kis-305_-kolaj-n

Onuncu yıla girerken kalemimden grubumuzun duygusal bütünlüğü döküldü. Zor bir süreçten geçiyoruz. Kulağımız gelecek iyi bir haberde, yazılacak olumlu bir gelişmede. Umutluyuz; biz kimseden vazgeçmeyiz, bir çözüm olacağına inanırız her zaman.

kis-ilknur_n

Kutlamanın tüm detayları özenle düşünülmüş ve emekle hazırlanmıştı sevgili Yasemin Sungur ve komite arkadaşlarım tarafından. Kırmızı kurdelalar, belgeler, biz kıdemlilere madalyalar ve Sunay Akın imzalı kitaplar, bereket sofrası, hediyeler… En güzel hediyemiz “Kitap Kahramanları Canlanıyor” kitabımız oldu. Artık bizimde bir kitabımız var. Otuz sekiz edebiyat eserinden kahramanların canlandırıldığı ve analiz edildiği “nadir” bir kitap. Anlatılmaz, okunması gerek.

Sevgili Arzu Savaş “zihin haritaları” metotu ile okuduğumuz kitapları değerlendirmede iz bırakıcı pratik yolu anlattı ve etkinlik ile örnekledi bizlere.

Artık grubumuzun bir üyesi kabul ettiğimiz sevgili yazarımız Hasan Saraç yalnız bırakmadı bizleri. Sohbeti ile katıldı aramıza. Oyuncak Müzesi çalışanları her zamanki güler yüz ve titizlilikle koşturdular her şeyi mükemmel kılmak için.

Sevgili Taner Atilla Berk yine fotoğraf karelerinde ölümsüzleştirdi bu anları.
Her birine tüm arkadaşlarım adına gönül dolusu teşekkürler, ellerine emeklerine sağlık. kis-305_komite_n

Sevgili Yasemin Sungur; enerjisi ve coşkusuyla, dokuz sezonu yaşamanın mutluluğuna bizleri de ortak etti. Gelecek yılların, yeni projelerin heyecanıyla sarmaladı hepimizi. Daha okuyacak çok kitabımız, gerçekleşecek hayallerimiz var derken hepimizin ortak hedeflerini de belirlemişti. Tüm hissettirdikleri, emeği ve dostluğu için teşekkür ederim.

10-sezon-kitap-listesi

Bol okumalı, güzelliklerin paylaşıldığı bir yaz diliyorum tüm arkadaşlarıma. Hayat sizlerle güzel.

Bu Salı günü mutluluğun fotoğrafını çizdik. Ama buruk bir mutluluk vardı havada.

Sevgiyle, umutla kalın…

İlknur Kayhan Karapolat 

kis-305_n

#kitapilesohbet9sezonbitti
#305hafta
#kitapkahramanlarıcanlanıyor
#istanbuloyuncakmüzesi

Okurun Gözünden: Bir Türkiye Hayali, Selçuk Şirin

Selçuk Şirin hoca bir Türkiye sevdalısı. Bir eğitmen arkadaşımız söylemişti: “Söylediği sende kalana hoca denir.” Selçuk Şirin’e de hem akademik unvanından hem de bu yazdıkları bende iz bıraktığından dolayı büyük bir mutlulukla hoca diyebiliyorum. Hürriyet Gazetesi’nde düzenli yazılarını takip ettiğim Şirin’in ikinci kitabı “Bir Türkiye Hayali”. Doğan Yayınlarından çıkan ve 238 sayfadan oluşan bu bilgi ve fikir küpü kitap bir nefeste okunuyor.

Son yıllarda hepimiz, ülke meseleleri ile çok ilgiliyiz. Hepimiz, çocuklarımız, yakınlarımız, kendimiz için daha yaşanabilir şartlar istiyoruz, insan olmanın en doğal hali bu. Selçuk Şirin, New York Üniversitesi’nde kürsü profesörü olmasına, Amerika’da ikamet etmesine rağmen, uzaklık ve zamansızlığı bahane edip ilgisini vatanından hiç esirgememiş. Düşünmüş, üretmiş, katkı sağlamış. Eğitim ve psikoloji alanında yüze yakın bilimsel yayına imza atmış olan Şirin 2015 yılında da ABD Bilimler Akademisi Komisyonu’na seçilmiş.

okurun-gozunden-bir-turkiye-hayali-selcuk-sirin

Okumaya devam et

Kitap ile Sohbet 300. Haftasını Kutladı

Tam üç yüz hafta, dile kolay, #yaseminsungurlakitapilesohbet devam ediyor.

Bir hayal ile başlayan bu yolculuk kararlılığın, disiplinin ve ortak hayalleri paylaşmanın sonucu ulaştı bugüne.

Ülkemizde hobiler arasında sayılan kitap okuma alışkanlığı, bir amaç olmuştur grubumuz için. Boş zamanları doldurmak için değil; dünyaya bakış açımızı zenginleştirmek, algımızı farklılaştırmak, toplumsal bilincimizi geliştirmek için okuruz bizler.

Seçtiğimiz kitaplar ile Türk ve dünya edebiyatında iz bırakmış yazarların penceresinden dönemlerini, yaşamlarını, olaylara bakışlarını irdelerken hem bilgilenir hem de edebiyatın hayaller dünyasında dolaşırız. Tek bir cümle bile her birimizde farklı algılar yaratır. Çünkü kendi hayatlarımızın süzgecinde kalanlarla bakarız olaylara. Bizler sohbet ederken her kitapdaşın görüşünü saygıyla dinler, değerlendirir ve kendi payımıza çıkarımlar yaparız. Bu müthiş bir zenginleşmedir. Bir kitap için onlarca farklı yoruma ulaşmak…

kitap-ile-sohbet-300-haftasini-kutladi

Okumaya devam et

Diğerleri

İnsanlar arasındaki kavgalar, anlaşmazlıklar, hasetlikler, insanların birbirlerine yaptıkları veya yapmadıkları karşısında yaşadığı üzüntüler, yanlış anlaşılmalar, yargılamalar ve bunların sonuçları olarak yaşanan mutsuzlukların büyük bir bölümünün sebebi kendimiz dışında gördüğümüz – tanıdığımız, tanımadığımız –  kişilerle ilgili yaşadığımız duygusal durumlara istinaden verdiğimiz tepkiler sonucu meydana geliyor. Bir şekilde hayatımızda bulunan kişiler, bu kişilere veya bu kişiler ile yaşanılan durumlara verdiğimiz tepkiler, onlara karşı davranışlarımız vs. gerçekte bizim ne olduğumuzu gösterirken, biz karşımızdakilere odaklanıp, onların ne olduğu konusuna önem veriyoruz. Oysa karşılaştığımız her bir kişi, ‘bize bizi’ göstermek için hayatımıza girerler, bizim kendimizi gözlemlememiz, kendimizin farkına varmamız ve düzeltmemiz için… Gerçek bir insan için diğerleri ile olan karşılaşmalar, kendini tanıma, kendi tamamlanmamışlığını keşfetme ve onu iyileştirme amacı güden bir taktik oyunundan ibarettir. 

Sevgili Stefano D’Anna’nın otobiyografisi olan gerek Tanrılar Okulu kitabında, gerekse vermiş olduğu yüzlerce seminer ve konferanslarında çok net bir şekilde anlatmak istediği ‘diğerleri’ ile ilgili okuyacağınız bu makalesi; bizlere zorla aktarılmaya çalışılan ikinci el bilgileri ve bildiğimizi sandığımız inanışları ters düz edecektir. Bu yazıdan sonra odağınız iletişimde olduğunuz kişilerden çok, onların karşısında bulunan kendinize olacaktır ve bu farkındalıktan dolayı zaman zaman zor durumlarda kalsanız da, eminim kendinizi tanıdıkça keyif alacağınız çok kıymetli ve keyifli zamanlar da yaşayacaksınız.

Nehir Ötgür,

Sinedie Yayınları 

 digerleri

  Okumaya devam et

Okurun Gözünden: Acele Sinek Süte Düşer

Sevgili Gökhan Okçu profesyonel bir eğitmen ve yönetici koçu. Bugüne kadar yüz bine yakın kişiye eğitimleri ve seminerleri ile ulaşan Okçu ile tanışmamız, firmamız adına eğitimler vermesiyle oldu. İlk önce bize “Müzakere ve İkna” başlıklı bir eğitim verdi. Eğitimin sonunda hepimiz günün nasıl geçtiğini anlamamış ancak aklımızda, cebimizde bir sürü şeyle evimize yola çıkmıştık.

okurun-gozunden-acele-sinek-sute-duser

 

Okumaya devam et

Okurun Gözünden: Edebiyat Eserlerinde Çeviri Sorunu

Bugünlerde Dostoyevski’nin bir kitabını okuyorum. Öncelikle belirtmeliyim ki, bahsedeceğim konuların yayınevi ve çevirmeni işaret etmemesi için kitabın ismini baştan paylaşmıyorum. Kitabı okurken ilk yirmi sayfasında anlatım diline alışmak için biraz zorlandığımı söylemeliyim. Belki günün yoğunluğuna bağlı olarak adapte olamadığımı düşünerek kitabı bir iki gün rafa kaldırdım ve araya başka bir okuma aldım. Onca farklı yazım ve anlatım üslubunu okumaya hevesli olan bir okuyucu olarak bu okuma tıkanıklığını yaşamak inanın çok zor oldu. Elimde artık klasikleşmiş değerli bir eser var ve içinde anlatılan harika bir hikâye ve kurgu saklı, gelgelelim ben konuya bir türlü adapte olamıyorum.

okurun-gozunden-edebiyat-eserlerinde-ceviri-sorunu

Okumaya devam et

Richard Branson’dan Takılma, Yap Gitsin

Humanist Kitap Yayıncılık’ın kurucusu ve 4CEO’nun değerli eğitmeni, sevgili arkadaşım Menekşe Polatcan Serbest’in en son yayınladığı Richard Branson’un “Takılma, Yap Gitsin” isimi kitabını ancak bitirebildim.

Eğer bir şeyin iyi bir fikir olduğunu düşünüyorsanız veya özel hayatınızda yapmak istediğiniz bir şey varsa ama tam olarak hedefinize nasıl ulaşacağınızı bilmiyorsanız, o önemsiz “yapamam” kelimesinin sizi durdurması gerektiğine inanmıyorum. Eğer hedeflerinize ulaşmak için gereken deneyime sahip değilseniz başka bir yöne doğru gidin, oraya ulaşmak için başka bir yol bulmaya çalışın. En karmaşık sorunların bile her zaman bir çözümü vardır.

richard-bransondan-takilma-yap-gitsin

Okumaya devam et

Okurun Gözünden: Kadının Işığı

Yasemin Sungur’la Kitap ile Sohbet programında bu ay Roman Gary’nin Everest Yayınlarından yayınlanan Kadının Işığı kitabını okuduk ve üzerinde sohbet ettik.

Pilot Michel ve Lidya’nın çarpışmasıyla başlayan hikayesini anlatıyor kitap. Michel hastalık sonucu yitirdiği karısı Yannik’i Lidya ile bir ilişki kurmaya çalışarak unutmak istiyor. Yannik’in başka bir kadında vücut bulup yaşamaya devam etmesini hayal ediyor. Aslında Yannik’e neredeyse ilahi bir aşk ile bağlı.

okurun-gozunden-kadinin-isigi

Okumaya devam et

Yazar ile Sohbet’te Sedef Kabaş ve Muazzez İlmiye Çığ Hakkındaki Kitabı

7 Şubat 2017 tarihi bir Salı günü, Kitap ile Sohbet günüydü. 15 günlük yarı yıl tatilinden sonra ilkokul çocuğu heyecanı ile birbirini özlemiş kitapdaşların bir araya geldiği gün. Üstelik bir de konuk var. Sedef Kabaş. Spiker, yazar, akademisyen, eğitimci ve en önemlisi çok güzel bir anne.

 

Cumhuriyet tarihinin ilk Hititoloğu ve Sümeroloğu, bugün 104 yaşında olan Muazzez Ilmiye Çığ ile röportajını “Muazzam Muazzez” ismi ile kitap yapmış Sedef Kabaş. Sevgiyle, heyecanla okuduk. Liderimiz Yasemin Sungur moderatörlüğünde hem Muazzez İlmiye Çığ’ı hem de Sedef Kabaş’ı derinlemesine tanıdık bugün.

 

yazar-ile-sohbette-sedef-kabas-ve-muazzez-ilmiye-cig-hakkindaki-kitabi

Okumaya devam et