Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Eğitim

1 2 3 9

Gümüşlük Akademi’de Yaz(ı) Kampı Var!

Yasemin Sungur’la Yaz(ı) Kampı, Konumuz Hayat; Edebiyat, Sohbet, Yazı Atölyesi

Yaz (ı) Kampımız Eylül ayında  Gümüşlük Akademi, Bodrum’da 18 – 24 Eylül tarihlerinde, 7 gün, 6 gece, toplam 36 Saat olarak gerçekleşecek. 

Buluşalım, söyleşelim, paylaşalım. Lâkin söz uçuyor bilirsiniz; yazı kalıyor bâki. O halde dedik bu sefer sohbetin yanına yazı ekleyelim.

Bu yıl konumuz  hayat;  hayatın içinde edebiyat ile, sohbet, yazı atölyesi deneyimi yaşayacağız hep birlikte. Edebiyatın gücünü, keyfini hep yanımızda hissedecek, hayatımızın adımlarını konuşurken okumanın, okuduklarımız hakkında konuşmanın ve yazmanın sihrini de hissedeceğiz.

Atölye süresince yazmakla ilişkimiz: duyusal, düşünsel, duygusal, görsel farkındalık ile kelimelerimiz buluşacak.

ys-yazi-kampi

Ben Yasemin Sungur; kırk yıldır “gelişim” başlığı altında kurumsal ve bireysel tarafta eğitim çalışmaları yapıyorum. Edebiyat, kitaplar ve yazı hayatımın merkezinde… 10 yıldır Kitap ile Sohbet adıyla bir etkinlik yönetiyorum. Yazar ile Sohbet, Şiir ile Sohbet yapıyorum. Hayat ile Sohbet başlığı ile derin bir sohbet programım var. Harekete Geç! isimli aktif bir online gelişim projesi yönetiyorum. 7 yıldır çok yazarlı online bir dergi yayınlıyorum. 3 yıldır Yazı Kampı yapıyorum. Kariyerim Gelecek mi? isimli bir kitabım var. Yenisi yolda…

Hayatımız; çevremizde başlayan, süren, olup biten, duygularımız, dert edip mesele çıkardıklarımız, deneyimlerimiz hem anlatılsın masal olsun, hem yazılsın bizim hikayemiz, denememiz olsun. Okuyalım, ilham alalım, daha iyi nasıl yazarız, yazmak bize hangi yeni yolları açar farkına varalım. Yazmak iyileştirir derler, neden acaba? Keşfedelim…

Siz neden yazmak istiyorsunuz?

Hayatı edebiyatla buluşturmak, yaratıcı bir okur olmak, yazılarınızla iz bırakmak, hikaye yazmak.

Hayatım roman olur mu diyorsunuz yoksa?

Ya da ben de bir blog tutsam diyorsunuz.

Ya da başka?

Gelin bu atölyede bırakalım kendimizi kelimelere…

Konuk Yazarlar

  • Latife Tekin
  • Mine Söğüt
  • Hakan Akdoğan

Ve belki başka konuklarımız da olur… Sürprizlere açık mısınız?

eylu%cc%88l-2017-yaz-i-kampi

Hangi KİTAPlar ile SOHBET edeceğiz?

  • Sevgili Arsız Ölüm -Latife Tekin, İletişim Yayıncılık
  • Deli Kadın Hikayeleri -Mine Söğüt, Yapı Kredi Yayınları
  • Büyü Dükkanı -Yeşim Türköz, Epsilon
  • Kürk Mantolu Madonna -Sabahattin Ali, Yapı Kredi Yayınları
  • Nü Peride -Hakan Akdoğan
  • Seçme Şiirler -Emily Dickinson, T.İş Bankası

Kitaplarınızı şimdiden alın, yayınevi seçimine dikkat edin, hemen okumaya başlayın, sizi etkileyen satırların altını çizin, birlikte paylaşalım, konuşalım.

FİLM ile SOHBET de yapacağız.

Şimdilik seçtiğim filmler sürpriz olsun. Her akşam ay ışığında bir film seyredeceğiz ve çevresinde sohbet edeceğiz.

Katılım için

Bu çalışmada yer almak isterseniz, neden katılmak istediğinizi anlatan bir e-mail yazmanızı rica ediyoruz. Dilediğiniz kadar sözcükle kendinizi ifade edin ve şu adrese gönderin lütfen: ben@yaseminsungur.com

Sorularınız için lütfen arayın. Telefon 0216 449 65 94 – 0532 275 79 46 

Katılım İçin Son Kayıt Tarihi: 11 Eylül 2017’dir.

Konaklama Gümüşlük Akademisi Vakfı’nda, Gümüşlük Akademisi hakkında bilgi için  http://www.gumuslukakademisi.org/

Yasemin Sungur hakkında bilgi için http://www.yaseminsungur.com/

http://www.martidergisi.com/ 

Sevgiyle gelin, hissedin…

Yasemin Sungur

Eğitmen, Yazar,

Sohbetçi, Hayat Öğrencisi, Harekete Geçiren, 

 

Dokunmak veya Dokunmamak

Yaz diyor Yasemin* Hanım Mülteciler Günü** için yaptığın konuşmayı…

İnanılmaz bir kadın, konu başlıklarını, gönlümün kaydığı noktaları nasıl da bir çırpıda görüveriyor.

20 Haziran’da davetliydim, kalabalık bir mülteci grubuna konuşma yapacağım, maksat mültecileri yasal yollardan iş dünyasına kazandırmak, yani “sosyal entegrasyon.”

Ne söyleyeyim? Kafam karışık, salona vardığımda hazırlamış olduğum bilgi gözüme hayli itici görünmeye başlıyor. Tam o noktada, sahneye çıkmaya dakikalar kalmışken yüreğimin sesini dinlemeye karar veriyorum. Hazırlamış olduğum sunumu bir kenara bırakıyorum ve spontane konuşmaya başlıyorum. Öyle ya bilgi her yerde var, ya o bilgilerin bize hissettirdikleri?

Dünyada mülteci sayısının 60 milyon civarında olduğu düşünülmekte (resmi rakamlara göre). Bence gerçekte çok daha fazla; içlerine girince anlıyorsunuz, çok farklı bir dünya, kaydı olmayan-kaydı silinen-hiçbir yerde görünmeyen hayli kişi mevcut. Mülteci ülkesini zorla terk eden veya istenmeyen koşullar (savaş, her türlü baskı…) neticesinde terk etmek zorunda kalan kişiyken; göçmen eğitim, daha iyi haklar için gönüllü olarak başka yere yerleşen kişiye deniyor. Türkiye’de mülteci sayının son yıllarda 4 milyonu aştığı sanılmakta.

Söylediklerim

“İtiraf edeyim, sizler benim için öncelikle sayıdan ibarettiniz, her gün gazetede okuduğum veya haberlerde hüzünlenerek izlediğim. Dünyada filler kapışırken çimler ezilirmiş sözünü hatırlatan. Ne zaman sınıfıma gelmeye başladınız, yüz yüze  geldik, sizleri tanıdım, sayıdan öte ete kemiğe büründünüz, hepinizin hikayesi vardı. Karısını bombardımanda kaybedeni de, günlerce yürüyerek sınırı aşmaya çalışanı da, kurşunların kimden geldiği bilinmeyen silah çatışmaları arasında ailesini ziyarete etmeye gitmeye çalışanı da sınıfımda tam karşımdaydı. Onca travmatik öyküye rağmen güçlü duruşunuzla bana ilham oldunuz. Bazen ben mi size öğretiyorum, siz mi bana öğretiyorsunuz bilemiyorum. Kısa sürede inanılmaz şeyler kattınız hayatıma.

seyda-bodur

Biliyorum, beni şanslı kesimden görüyorsunuz, sizleri anlamayacağımı düşünüyorsunuz. Oysa bir insanın acısını anlamak sadece onun gözlerine kalp gözünüzle bakmak yeterli, aynı veya benzer acıdan geçmek şart değil.

Mülteci olmadım, ancak bilirim işsizlik nasıl hissettirir, ‘işe yaramaz’. Herkesin yapacak birşeyi varken hiçbir şey yapmıyor olmak…Yıllarca kapımda, işten dönüşü saatlerinde diğer servis araçları durduğunda, onlardan inen biri olmamanın verdiği suçluluk duygusunu yaşadım.

Bilirim yabancı bir ülkede işsiz olmak ne hissettirir, ‘köksüz’. Herkesin gidecek bir kapısı, ait olduğu bir yeri varken, öylesine unutulmak, sokaklarda boş boş dolanmak, ne yapacağını bilememek. Bu eylemlere sürekli eşlik eden kasvetli bir can sıkıntısı da cabası.

Maalesef ne ülkemde, ne de yâd ellerde bana uzanan yardım eli oldu. Umarım sizler daha şanslı olursunuz veya karşınıza çıkan fırsatları iyi değerlendirirsiniz.

Biliyorum güveniniz kırıldı, biliyorum çokça hırpalandınız, yine de sizlere bizler gibi dostça kapısını açan bir yer varsa es geçmeyin derim. Hayat ertelenmeyecek kadar güzel, her daim ve her zaman yeniden kaldığınız yerden başlayabilirsiniz. Nerden mi biliyorum? Kendimden. Unutmayın işsizliğin önündeki en büyük engel ne bambaşka bir ülkede gözlerini açmak ne de yabancı dil… Çaresizlik duygusu. Vazgeçmek, sadece kendinden ve geleceğinden ümidi kesmek. Yaranıza merhemi sürecek olan sizlersiniz, bense sadece merhemi veya ilacı uzatan olabilirim.”

foto-seyda

Söyleyemediklerim

Çok özel ve güzel insanlar tanıdım. Bir panelde “Bizler dilenci değiliz, iş istiyoruz” diyen ve böylelikle ülkemizin hatrı sayılır patronlarından birinin ilgisini çekip bizzat ayağına tanışmaya gelenini bildim. Ne mi oldu? Şu an o holdingden iş teklifini aldı bile.

Öyle anlar yaşadık ki beraber… Günü geldi onların yaşam koçu, günü geldi sırdaşı oldum. İlk kız arkadaşını çekinerek bana danışanı, yurdunda arayacak kimsesi kalmadığından evlenme haberini ilk bana muştulayanı… Aziz Nesin okuyanı ile beraber İngilizce espriler eşliğinde karnımızı tuta tuta güldük. Bazen coştuk, birinin diplomasını kutladık. Cibran şiirleri okuduk, duygulanıp ağlaştık. Kendi arkadaşlarım bilmedi ve görmedi, “Sende çocuk kalbi ve yüzü var” dediler. Bazen birikmiş tüm öfkelerini bana kustular, kişisel almadım, ısrarla aynayı onlara tuttum. Kimi satır arasında ‘özür’ diledi, kimi herkesin ortasında. Beklemiyordum da. Tek dileğim onlara bir nebze olsun dokunabilmekti; kalpten kalbe bir temas…

Ya işte böyle…

Şeyda Bodur 

* Baş Martı diyor kendisine, öyledir elbette. Martı dergisinin fikir annesi, kurucusu Yasemin Sungur
** 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü

 

Eylem Yoksa İstediğin Sonuç Yok! Harekete Geç!

Eylem Yoksa İstediğin Sonuç Yok! Harekete Geç! Online Gelişim Programı

 

harekete-gec%cc%a7-gelis%cc%a7im-projesi-duyurusu-2

2o yıl önce şirketimi kurduğumda şirketin mottosu Harekete Geç! Pek çok projede Daha İyi Bir Gelecek için Harekete Geçin! diyoruz. 3 yıl önce bu konuda yazmaya başladım, eğitim programı ve kitaba gidecek düşü ile yazıyorum. İlk yolculukta istediğim, planladığım sürede ilerleyemedim, yazamadım. İkinci yolculukta tam istediğim gibi giderken, fiziksel engeller oluştu/rdum. Yaşadığım her şeyi düşleyen ve gözleyen ben, göremediğim, anlamadığım şeyler olduğunu fark ettim. Bu konuyu ayrıca anlatacağım. 

Durdum, gözledim, anladım, yaptım. Farkındayım.

Kitabı yazmaya devam ediyorum. Gelişim, eğitim çalışmalarımızda kullanıyoruz. Çok iyi sonuçlar aldık, almaya devam ediyoruz.

harekete-gec%cc%a7-gelis%cc%a7im-projesi-duyurusu-2-2

Çok sevdiğim #benimkitabım dediğim bir kitap var. Martı Jonathan Livingston. Çok etkilendim. Bugün yaptığım pek çok çalışmamın ilham kaynağıdır. Kariyerim Gelecek mi kitabımı yazarken de yararlandım.

“Bir kanat ucunuzdan diğerine kadar tüm bedeniniz, düşündüklerinizden başka bir şey değil. Düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın. İstediğimiz yere gitmekte, istediğimiz yerde bulunmakta özgürüz.”

Eylem Yoksa, Sonuç Yok! Harekete Geçin! 

Yıllardır kurumsal ve bireysel yaptığım çalışmayı grup çalışması ile teknolojiyi, sosyal medyayı kullanarak çoğaltmak isteğimle Online Gelişim Programı’na başladık 1 Temmuz’da. Kitap çıkmadan önce bir ekip ile çalışarak yazım sürecinde aktif örnekler yaşamak/yaşatmak fikri beni çok heyecanlandırdı. Kitaba özel örnekler olsun, özellikle bu yolculukta yol arkadaşlarım ile uygulamalar yaparak yazmak, #HareketeGeç grup çalışmasını yürekli bir ekiple yapmak isteğiyle başladık. İstedim ki yol arkadaşlarım da kendi hikayelerini yazıp, yaşasınlar. İstedim ki her gün çok vakit geçirdiğimiz sosyal medya üzerinde bir sınıfımız olsun ve bu mecrayı iyiyi düşünmek, güzeli düşlemek ve düşlerimizi gerçekleştirmek için kullanalım.

harekete-gec%cc%a7-gelis%cc%a7im-projesi-duyurusu-2-3

Genel olarak çalışmamız şu şekilde oluyor:

Her ayın birinde başlayacak.

Her gün Günde 7 dakika, 7 gün,

Hiç ara vermeden 3 hafta, 21 gün,

Her gün saat 7’de sınıfta 21 dakika online buluşma.

21 gün, her gün birlikte çalıştıktan sonra, 4 hafta, yani 28 gün daha devam ediyoruz haftada bir kez online çalışma ve günlük akış ile. Çalışmamızın toplam süresi 7 hafta sonra sürprizlerim var.

Sorularınız varsa lütfen yazın, zihninizde biriktirmeyin konuları. Hatırlatırım sorular cevaplardır.

Şimdi bu çalışmaya katılmak isterseniz, katılma nedeninizi, duygularınızı da ekleyerek, hayatınızda hangi konularda harekete geçmek istediğinizi detaylı anlatarak bana yazın.

Sevgiyle,

Yasemin Sungur ben@yaseminsungur.com

#HayatÖğrencisi

 

Nefes

Sadece Nefesinle,
Hayatın Tüm Renklerini,
Doya Doya Yaşaman Mümkün!

Nefes…

Yaşamdaki en büyük hediyemiz,

Hayatla ve özümüzle bağlantımız…

Varsa varız, yoksa yokuz.

Hey, Sen, 

Dürüst ol kendine! 

Nefesin yaşamındaki öneminin farkında mısın?

Nasıl nefes alıyorsan öyle yaşadığını biliyor musun?

Yaşamımız kendi seçimlerimizi yansıtır. 
Peki, sen, nasıl bir yaşamı seçiyorsun? 

Nefesin yaşamındaki mucizelerini öğrenmeye hazırsan, doğru yerdesin. 

nefes Okumaya devam et

Sıra Dışı, Pratik ve Ücretsiz LYS Edebiyat Zihin Haritaları Mobil Uygulaması

Üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler, onları hazırlayan öğretmenler ya da edebiyata gönül verenler için benzersiz bir mobil uygulama geliştirildi. Bilgi yoğunluğu içinde, kafa karışıklığı yaşamadan öğrenmeyi hedefleyen LYS Edebiyat Zihin Haritaları Mobil Uygulaması; bir ilke imza atan sıra dışı ve pratik bir çözüm. Uluslararası Sertifikalı Zihin Haritaları Eğitmeni Arzu Savaş tarafından geliştirilen aplikasyon, 4 yıllık bir çalışmanın ürünü. Az zamanda, çok ve kalıcı bilgi sağlamayı hedefleyen mobil uygulama, ücretsiz olarak indirilip kullanılabiliyor.

  sira-disi-pratik-ve-ucretsiz-lys-edebiyat-zihin-haritalari-mobil-uygulamasi 

Öğrenciler için büyük önem taşıyan LYS, hem sınava girenler hem onları sınava hazırlayan öğretmenleri hem de aileleri için zorlu bir süreç. Bu yükü ve stresi azaltmak için; öğrenmeyi pratik hale getiren, kısa zamanda çok ve kalıcı bilgi sağlayan Zihin Haritaları tekniği kullanılarak bir mobil uygulama hayata geçirildi. LYS Edebiyat Zihin Haritaları Mobil Uygulaması, öğrenciler ve öğretmenlerin yanı sıra edebiyata gönül veren herkes için muhteşem bir kaynak. LYS Edebiyata hazırlanmanın en sıra dışı ve pratik yolu olan uygulama, Zihin Haritaları Eğitmeni Arzu Savaş tarafından geliştirildi. Türkiye’de bir ilk imza atan uygulama ile; İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı’ndan günümüze kadar tüm LYS Edebiyat haritalandı. Projede haritaları hazırlayan ise üniversite öğrencisi ve aynı zamanda profesyonel haritacı olan Burak Savaş. Herkesin kullanması için tasarlanan aplikasyon, Google Play Store’dan ücretsiz indirebiliyor.

 

Okumaya devam et

Kitapdaşlar Oyuncak Müzesi’nde Yaratıcı Drama Derslerinde

Yasemin Sungur’la Kitap ile Sohbet grubumuzda kitaplar okuyoruz, yorumlayıp tartışıyoruz, kitapların peşinde gezilere gidiyoruz. Yazar ile buluşmalar, şair ile buluşmalar, tiyatrolar, konserler derken ardından “Onur Caymaz’la Yaratıcı Okurluk” dersleri geldi. Şimdi de “Mehmet Erbil ile Yaratıcı Drama” yani oyunculuk derslerimiz başlıyor.

kitapdaslar-oyuncak-muzesinde-yaratici-drama-derslerinde

Okumaya devam et

İlham Veren Bir Kariyer Sohbeti: Koray Akten ve Fotoğrafçılık

Fotoğraf çekmeyi seviyorum. Aynen kitap okumak gibi beni anda tutan ve farkındalığımı geliştiren bir eylem. Aynen kitap okumak gibi eylem bitince de izlerini bırakıyor. İşte bu fotoğraf çekme merakım beni sevgili Koray Akten ile buluşturdu. İstanbul sokaklarında yürüyerek fotoğraf çektiğimiz günleri pek sevdim ve hocamızın sabrına, hayata meraklı bakış açısına hayran oldum. Siz de tanıyın istiyorum. Buyrunuz satırlara…

Şu anda yaptığın işi kısaca tanımlar mısın?

Daha önce 20 yıldır bilişim ve telekomünikasyon sektörlerinde satış yöneticiliği üzerine süren profesyonel hayatımın yanında, her fırsatta zaman ayırdığım, tutku derecesinde sevdiğim fotoğrafçılığı Nisan 2015’den bu yana profesyonel olarak yapıyorum. Serbest fotoğrafçı ve fotoğrafçılık eğitmeni olarak çalışıyorum.

İlham Veren Bir Kariyer Öyküsü Koray Akten ve Fotoğrafçılık

Okumaya devam et

Üniversite Seçimi ve Meslek Sahibi Olmak

İnsan hayatındaki en zorlu ve kritik kararlar alma dönemi ilk ne zaman diye sorsalardı, benim vereceğim cevap kesinlikle üniversiteye başlama dönemi derdim.

Peki bu soruyu meslek sahibi olduktan sonra sorsalardı, işte o zaman cevabım değişirdi. Çünkü yaşamda mutlu olan insanlara baktığımda kendi yapısına uygun mesleklerde çalışan kişiler olduğunu şimdi görebiliyorum. Bu yüzden bu zorlu dönemde kendinizi ne kadar iyi tanıyorsanız, seçeceğiniz meslek ve üniversite tercihleri de o bir kadar kolay olacaktır.

Peki doğru tercih yapmak için hangi noktaları analiz etmemiz doğru olur?

Üniversite Seçimi ve Meslek Sahibi Olmak

Okumaya devam et

Ayla Kutlu’dan Kadın Destanı

Daha 17 yaşındayken tanıdığım bir yazarın çok özel bir kitabını “Kitap ile Sohbet” listemize aldık ve okuyup hep birlikte sohbet ettik. İş hayatıma ilk başladığımda yanında çalıştığım sekreterliğini yaptığım kadın Ayla Kutlu ve kitabı Kadın Destanı. Çok şanslıydım daha o yaşta çok değerli bir rol modelim oldu bu sayede. Yıllardır görmediğim Ayla Kutlu’yu Kitap ile Sohbet’e davet ettim. Yazıştık, gelemeyeceğini bildirerek şu notu yazdı.

Sen temsilcim ol. Dikkatli oku ve kadın bölünmüşlüğünün ne kadar yıkıcı olduğunu, ona yönelik şiddetin kendisiyle değil, baskıcı ataerkil düzenle ilgili olduğunu vurguladığını anlat. Metin beş bin yıl öncesinin değil, aynı zamanda günümüz için de kadının öyküsüdür. Bunu da atlama.”

Benim için çok değerli bu not ile büyük bir sorumlulukla başladı Kadın Destanı sohbeti.

Ayla Kutlu’yu yakından tanımak için bu videoda onu dinlemenizi öneririm.

Okumaya devam et

PERYÖN 23. İnsan Yönetimi Kongresi’nden notlar

Türkiye İnsan Yönetimi Derneğinin düzenlediği PERYÖN 23. İnsan Yönetimi Kongresi 16-17 Kasım tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Biz Yasemin Sungur ile birlikte takip ettik.

2 gün ve farklı konuşmacılar değer yaratan konular ile gerçekleşen kongreyi sempatik ve rahat sunumu ile yine Gezgin Fatih Türkmenoğlu sundu.  1447848172_AHMET_NA___FAT__H_T__RKMENO__LU

Kongrenin sürpriz bir konuğu oldu. Öğrenci ve velilerle el ele verip sıradan bir sınıfta mucizeler yaratan öğretmen Ahmet Naç, Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşın ortasında, imkansızlıklara rağmen eğitim çalışmalarını devam ettirdiğine dikkat çekti “Öğretmenlere bu kadar değer veren bir insanın kurduğu cumhuriyetin öğretmeni, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün bir öğretmeni olarak hiçbir zaman zorlukları bahane etmem” diyerek tüm salon tarafından ayakta alkışlandı.

Kongrede bizi çok mutlu eden bir konu da Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin  Evlat Edinin adlı olağanüstü projesine destek amacı ile her konuşmacı için bir hayvan evlat edinilmişti ve konuşma sonunda o hayvanın peluş oyuncağı hediye edildi.

Aşağıda Sayın İlber Ortaylı hediye edilen aslan ile konuşurken:)

1447845727_ilber_ortayl____2_

Okumaya devam et

1 2 3 9