Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Kayıt Olun:
43793
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
E-Dergi & Son Sayı

Araştırma

Spinoza: Otoriteye Boyun Eğmeyen Filozof

 “Nefret, karşılık gördükçe artar, oysa sevgiyle yok edilebilir. Sevginin tamamen yenilgiye uğrattığı nefret, sevginin içine girer ve böylece sevgi, öncesinde nefretin var olmadığı sevgiden daha da büyük olur.”

 Spinoza Otoriteye Boyun Eğmeyen Filozof

On beşinci yüzyıl sonlarında Cizvit papazlarının İspanyol ve Portekiz krallarından aldıkları güçle kurdukları engizisyon mahkemeleri oralarda yaşayan Yahudi cemaatine yaşam hakkı tanımayınca, Sefarad adı verilen bu Yahudilerin büyük çoğunluğu Osmanlı topraklarına, bir kısmı da İtalya’ya sığınmıştı. Küçük bir azınlık da yaşamını şimdiki Hollanda topraklarında devam ettirmeye karar vermişti. Bu sığınmacılar bir süre sonra ortama ayak uydurmuşlar, kendi sinagoglarını Amsterdam’da kurmuşlardı.

Okumaya devam et

Sakıncalı Beş Adam, Beş Yazar, Beş Hayat

 “Bazen parlak bir şair ya da yazar olmanın bedeli, ömür boyu ‘sakıncalı’ damgasını taşımaktır.”

Onlar beş, on, on beş yıl gibi kısa aralıklarla doğmuştur. Yaşam çizgileri yer yer örtüşür ya da tuhaf tesadüflerle kesişir. Yazma tutkuları ortaktır, yetenekleri tartışılmaz, eserleri kitleleri büyüler. Ama kaderleri de ortaktır. Yazmanın bedelini kimi özgürlüğüyle kimi de hayatıyla ödemiştir. Edebiyatımızın beş usta kalemidir onlar. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal ve Attila İlhan. 

Sakıncalı Beş Adam Beş Yazar Beş Hayat

Okumaya devam et

Umberto Eco: İtalyan Felsefe ve Edebiyatının Ezber Bozan Entelektüeli

“O zamana kadar her bir kitabın, ister beşeri ister ilahi olsun, diğer kitapların ötesindeki şeylerden söz ettiğini düşünürdüm. Ama artık kitapların çoğu kez başka kitaplardan söz ettiğini fark ediyordum. Bu, sanki kitaplar kendi aralarında konuşuyormuş gibi bir şeydi. Bu düşüncenin ışığında kütüphane bana daha da rahatsız edici bir yer gibi görünüyordu. O artık uzun, yüzlerce yıllık bir mırıltının, bir parşömenle bir diğeri arasındaki belli belirsiz bir diyalogun duyulduğu bir yerdi, yaşayan bir şeydi, birçok akıldan yayılan sırlardan oluşan bir hazineydi, insan zihninin yönetemeyeceği güçleri ihtiva eden ve o güçleri üretmiş ya da iletmiş olanların ölümünden sonra ayakta kalmış olan bir kap niteliğindeydi.”

umberto_eco

Okumaya devam et

Şaman Türkler ve Osmanlı’da Müzikle Tedavi, Müziğin Sağlığımıza Etkisi

Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde yaşamış, Türkçenin farklı lehçelerini konuşan Türk kökenli topluluklar, çok eski dönemlerden beri müzikle iç içe bir yaşam sürmüşlerdir. Altay Dağları civarındaki kazılarda, en az 4000 yıllık olduğu bilinen mezarlardan ve kazı alanlarından flütler, çengler, kavallar ve çeşitli yaylı çalgılar çıkarılmıştır.

Baksılar, Türklerde Müzikle Tedavi

Okumaya devam et

Türk Gençleri Girişimcilikte İlk Sırada

Universum’un 55 ülkede gerçekleştirdiği, Türkiye’nin en kapsamlı gençlik araştırması olan ideal işveren araştırmasında Türk gençleri ilk sıralarda yer aldı. Sonuçlara göre, Y kuşağı kendisini sorumluluk sahibi ve sadık buluyor. Holdingler ve ”okul şirket” özelliğine sahip, gençlerin gelişimlerine  katkıda bulunan şirketler öne çıkıyor. Mezun olduktan sonra kendi işini kurmak isteyenlerin oranı ise yüzde 18.

Image of two young businessmen using touchpad at meeting Okumaya devam et

Özel okul mu devlet okulu mu?

Eşimle ben bu konuyu çok fazla düşünmeden karar verebildik. Her şeyden önce hem fikiriz. Bu da karar vermemizi tabi ki kolaylaştırdı. Bizim için en iyi okul, çocuklarımızın mutlu bir yaşam sürmesine neden olacak okuldur. Lütfen dikkat edin, mutlu oldukları okul demiyorum. Bana göre her çocuk okulunu kısmen sever ve kısmen sevmez. Bizim için önemli olan, çocuklarımızın hayatlarını mutlu yaşamaları. Tercihimizi bu yana kullanıyoruz. Okumaya devam et

Madde Bağımlısı Olmayın!

tree-66464_1920Bir eşya sizi ne kadar mutlu edebilir ki? Cevabı çok basit onu kaybedene dek…

Ama yapmak isteyip de yapabildikleriniz; ömür boyu…

Sonuç eşyaları sadece araç olarak kullanmalı…

Her insanın çocukluğundan beri yapmak istediği, olmak istediği bir şey vardır. Resim yapmak, müzikle uğraşmak, gezmek, pilot olmak, doktor olmak, ne bileyim işte öğretmen olmak falan. Bunları olabilmek veya yapabilmek için gereken tek şeyse azim ve kararlılıktır.
Okumaya devam et

Bitkisel Yalanlar

herbal-medicine46189kKendimi kısaca tanıtmak gerekirse kısa ve net olarak 30 yıllık bir Aktarım diyebilirim. Aileden aktar olmam ve babamdan bu mesleği devralmış bir kişi olmam; sektörün içindeki her şeyi görebilmemi ve anlayabilmemi sağladı. İnsana hizmet edenler kadar, kendine hizmet eden sözde şifacıların da var olduğu bir sektörün içindeyiz. Dünyada olduğu gibi, her sektörde de bir iyi bir de kötü var. Ancak bu sektörde sadece rant peşinde koşmak, insan sağlığı ile de oynamakla eş anlamlı olunca ister istemez bitkisel yalanların peşine düşen bir dedektif gibi çalışmayı hedef edindim. Bu biraz iç dünyanızla ilgili bir mevhum. Ben, yanlış bilgiyi veren başkası da olsa, gece yatağında huzurla uyuyamayan bir yapıyım. Bu nedenle halkımıza yanlış bilgiler veren ve sağlığı ile oynayan, can havliyle koşanları avuçlarını ovalayarak davet edenleri, para kazanmayı öncelikleri arasına alıp, her yol mubahtır diyenleri yani bitkisel yalanlara dikkat çekmeyi misyon edindim.

15 yıldır gerek yazılı gerekse de görsel medyada oldukça sık yer almamın sebebini sektöre hâkim olmam ve işime ciddiyetle bakıp saygı duymamdan kaynaklanıyor. Martı dergisindeki köşemize başlarken her projemde olduğu gibi siz tüketicileri önce aydınlatmak, karşı karşıya olduğunuz tehlikeler noktasında uyarmak sadece bir uzman olarak değil, insan olarak da benim bir görevim.

Okumaya devam et

Toplum olarak zor bir dönem geçiriyoruz -Özcan Köknel

Toplum olarak zor bir dönem geçiriyoruz. Türkiye’de son zamanlarda yaşanan son olaylar hepimizi derinden sarstı ve yediden yetmiş yediye etkisinde kaldığımız ve belki de çoğumuzun hala atlatamadığı ruhsal – zihinsel yorgunluklarımız oluştu. Son zamanlarda yakın çevremden de duyduğum ve haftalardır benim de şikayetlerim arasında yer alan zihin karışıklığı, halsizlik ve yorgunluğun nedenlerinden birinin de Soma ile birlikte yaşadığımız yas olduğunu düşünüyorum.  Ayrıca son zamanlarda artan kadına yönelik şiddet, çocuk kaçırılmaları ve çocuk istismarı haberleri de zaten yıpranmış olan sinirlerimizi daha da yıprattı…

Özcan Köknel 3

Okumaya devam et