Aslı’nın Dolabı: Bir Barınak Bağışı Projesi

Günlük hayatımızda nelere para harcamıyoruz ki diye düşünür müsünüz siz de? Bir anlık heyecanla aldığınız bir elbisenin, aslında hiç de tarzınız olmadığını, daha da önemlisi ona gelene kadar giymediğiniz pek çok kıyafetinizin de olduğunu eve geldiğinizde fark ettiğiniz de olmuştur eminim.

Eğer dolabınızda böyle kıyafetleriniz varsa bekleyen, bunları bağış karşılığında birilerine vererek, bir barınak çocuğunun tedavisine katkıda bulunmaya ne dersiniz? Veya bir miniğin karnını doyurmasına yardımcı olmaya? İllet barınak hastalıklarına kapılıp, hayatlarının ilk yılında melek olup gitmelerini önleyen aşılarına katkıda bulunmak desem pekiyi?

Eğer kulağınıza ilginç geldiyse, bir saniye bile olsa “neden olmasın?” dediyseniz, sizi Aslı ve Aslı’nın Dolabı Projesi ile tanıştırmama izin verin. Emin olun, bir şeyler yapabilirsiniz.

Merhaba Aslı. Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

1982, İstanbul doğumluyum. Koç Üniversitesi İşletme Bölümünden 2004 senesinde mezun oldum. Şu an uluslararası bir ilaç firmasında Pazar Araştırma Uzmanı olarak çalışıyorum. Bir yandan da Boğaziçi Üniversitesi’nde Executive MBA programına devam ediyorum. İstanbul’da ailem ve çok sevdiğim köpeğim Jackie ile birlikte yaşıyorum. Üç buçuk senedir hobi olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyorum. Özel ilgi alanım ise moda fotoğrafçılığı.  2009’da İstanbul Moda Akademisi’nde Moda Fotoğrafçılığı ve Styling Eğitimi aldım ve o tarihten bu yana bu konudaki her türlü workshopa katılmaya çalışıyorum.

Hayvanlarla aran nasıl diye de soralım? :)

6 yaşında Jackie isminde sevimli bir köpeğim var. Aslında ona köpek demeye dilim varmıyor o adeta bir insan, ailenin bir ferdi. Küçüklüğümden beri hayvanlara karşı büyük bir sevgim var. Kuş olsun, kedi olsun  ayırt etmeden her türlü canlıyı seviyorum aslında ben! Ama tabii köpeklerin yeri bende ayrı, onlar sadık birer can dostu.

Anladığım kadarıyla moda tutkun da var? Modayla aran nasıl?

Aslında sürekli modayı takip eden, moda neyse onu giyen bir insan değilim ama sanıyorum IMA’da katıldığım Moda Fotoğrafçılığı ve Styling Eğitimin’den sonra ister istemez algılarım bu alanda daha açık hale geldi. Moda Tarihinden tutun da mood-board yaratmaya kadar birçok farklı yönünü öğrenme şansım oldu moda dünyasının ama günün sonunda bir moda ikonu olduğum kesinlikle söylenemez. Ben işin fotoğraflama kısmıyla daha ilgiliyim.

Pekiyi, sokak hayvanları ve barınak hayvanları ile nasıl tanıştın? Neler gördün, öğrendin barınaklar hakkında?

Aslında bu girişimimin en büyük çıkış noktalarından biri bu konuda çektiğim vicdan azabı. Barınaklarda aktif olarak çalışacak vakit yaratamadım gündelik koşuşturmadan. Hep internetten takip ettim. Gördükçe , okudukça yüreğim burkuldu bir şey yapamadıkça kendimi sorguladım ve sonunda bu fikir çıktı. Aslı’nın Dolabı benim vicdan rahatlatma projem bir açıdan..

Aslının Dolabı adlı projen nasıl ortaya çıktı? Nereden aklına geldi bu fikir?

2006 senesinden beri güncel konular ve hayata dair fikirlerimi paylaştığım kişisel bloglarım oldu. “Aslı’nın Dolabı” ise Mayıs ayında hayata geçti. Aslında her şey annemin dolabımdaki kalabalıktan yakınmalarıyla başladı. Online alışveriş siteleri ve alışveriş festivalleri sayesinde dolabımda yepyeni yeni fakat doğru düzgün giyilmemiş onlarca kıyafet biriktiğini fark ettim. Bir anda aklıma bir blog oluşturup bu kıyafetleri barınaklara bağış karşılığı dağıtma fikri geldi ve hiç beklemeden uygulamaya koyuldum! Hem giyilmeyen kıyafetlerden kurtulur hem de her gördüğümde içimi burkan sahipsiz sokak hayvanlarına yardım etmiş olurum dedim. Sonrasında işin rengi hızlıca değişti ve Aslı’nın Dolabı annemin yakınmalarına çare olamadı ama gönüllülerce desteklenen küçük bir internet hareketi haline geldi.

Bu projenin amacı nedir? Nasıl bir yol planın var?

Fikir çok güzel tepkiler aldı ve kendi kıyafetlerini de bloga ekleyerek projeye destek vermek isteyen hiç görmediğim tanımadığım yeni dostlar edindim. Onlara “Dolap Perileri” ismini verdim. Artık Aslı’nın Dolabı nedir diye sorulduğunda şöyle cevaplıyorum; önceliği barınaklar olmak üzere, hayır kurumlarına bağışın gönüllüler tarafından ödüllendirildiği,içine sürüklendiğimiz tüketim çılgınlığına tepkili,bağımsız ve kar amacı gütmeyen küçük bir sosyal sorumluluk hareketidir. Amacına gelince ;Aslı’nın Dolabı’nın  üstlenmek istediği iki misyon var; ilki toplumdaki yardım bilincini güçlendirmek, insanları yardıma teşvik etmek. İkincisi hızla büyüyen private shopping konsepti ve ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen diğer bazı girişimlerin bizleri içine sürüklediği tüketim çılgınlığına tepki vermek.

Şimdilik küçük bir sosyal sorumluluk hareketi ama benim amacım mümkün olduğu kadar çok kişinin projeyi sahiplenmesini sağlayarak sadece kişileri değil kurumları da bu sürece dahil ederek kimsesiz dostlarımıza gözle görülür, dişe dokunur bir katkıda bulunmak.

Projenin detaylarını öğrenebilir miyiz?

Aslında proje slots oldukça basit işliyor. Bana gelen kıyafetlerden seçtiklerimi evde fotoğraflayarak bloga ekliyorum. Kıyafetlerin bir kısmı destekçilerin kendi tasarımları, bir kısmı çok az giyilmiş bir kısmının hala etiketleri üstünde! Yani pek çoğu tüketim çılgınlığının mal fazlaları!

Genelde 9, 19, 29, 39 TL bantlarında fiyatlandırıyorum kıyafetleri ki her keseye uygun bir şey olsun. Doğrusunu söylemek gerekirse fiyatların kıyafetlerin değeriyle çok da ilgisi yok, insanların alışveriş yapma değil yardım etme güdüsüyle bir şeyler almalarını istiyorum çünkü. Kıyafetleri bloga ekledikten sonra Twitter ve Facebook sayfalarında anons ediyorum kim vermiş, fiyatı ,markası ne. Eğer bir kişi kıyafet satın almak isterse önce bağış yapmak istediği belirli bir kurum olup olmadığını soruyorum eğer yoksa bağışı bana gelen isteklere göre yönlendiriyorum. Kişi doğrudan kurumun bağış hesabına ödemesini yapıyor ve bana bunu belgeleyen dekontu iletiyor, bende siparişini alıcı ödemeli olarak kargoyla yolluyorum. Yani benim parayla hiçbir temasım olmuyor.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Projem ilk etapta kişisel networkümle yayıldı. Sonrasında hiç tanımadığım insanlardan teşekkür ve tebrik mesajları almaya başladım. Sanırım en büyük yardımcım Twitter oldu, popüler Twitter kullanıcılarına ve hayvan severlere RT istekleri gönderdim. Mesajlarım RT’lendikçe daha çok kişiye ulaştım ve Aslı’nın Dolabı’nın destekçileri artmaya başladı.Projen nasıl duyuldu? Neler yaptın bu aşamada?

Projenin yayılması için ünlülerle de iletişime geçtin. Nasıl geri dönüşler alıyorsun? Kimlerden destek aldın?

Ünlülerle yine Twitter üzerinden iletişime geçtim. Buket Uzuner, Neslihan online casino Yargıcı, Lara Sayılgan, Serra Yılmaz, Kanat Atkaya, Seray Sever, Saba Tümer ve daha pek çok ünlü isim RT’lerle projeye destek verdi. Elele Genel Yayın Yönetmeni  Zehra Elif Taş’ın websitesi Zelfist ve Milliyet gazetesinin Cadde ekinde blog hakkında güzel yazılar yayınladı. Tabii moda bloggerlarının ve hayvan severlerin büyük desteğinden bahsetmeye hiç gerek bile yok!

Bunların yanı sıra Facebook üzerinden genç ve başarılı tasarımcılarla da iletişime geçmeye çalışıyorum. Bana olumlu cevap veren ilk isim Moda Tasarımcısı Bahar Kanık oldu. Şuan sitede onun tarafından bağışlanmış üç orijinal tasarım var. Buradan ona değerli desteğinden ötürü tekrar teşekkür etmek isterim. Blogta temel olarak az kullanılmış ikinci el kıyafetleri dağıtmayı hedeflesem de ara ara bu tarz sürprizler yaparak takipçileri şaşırtmak istiyorum.

Bu ülkede hayvanlar için pek çok kişinin yapmadığı bir şeyi yapıp, elini taşın altına soktun. Engel olmaya çalışanlar veya olumsuz yaklaşanlar oldu mu?

Şimdiye kadar projeye engel olmaya çalışan kimse olmadı aksine çok çok güzel tepkiler aldım ve almaya devam ediyorum. Blogu iyice okumadan insanlardan para topladığımı sanarak tepki veren, güvensizlik duyan kişiler oldu ve oluyor ancak kendimi ve blogu tanıtarak bununda da üstesinden gelmeye çalışıyorum. Bütün bunlara ilaveten şöyle bir gözlemim oldu ; insanlar bu tarz girişimleri çok beğeniyor ve destekliyorlar ama konu gerçekten yardım etmeye gelince pek çoğu üçüncü şahıslardan  bekliyor bunu. Hep güvendiğimiz ve  görevi yardım etmek olan görünmez yardım perileri var sanki.. insanlar yardım kısmını onlara bırakıyor! Aslında bu periler bizim içimizde keşke bunu görebilsek ve daha aktif davranabilsek.

Genel olarak projene ne tür yorumlar geliyor? Neyi merak ediyor insanlar?

Yukarıda da belirttiğim gibi tepkiler çok güzel. Kimse bir insanın herhangi bir çıkarı olmadan böyle bir işe soyunacağına inanamıyor önce sonrasında gerçekten bir çıkarım olmadığını görünce nasıl yardım edebiliriz diye soruyorlar. Çok seviniyorum böyle mailler, mesajlar alınca. Projeye olan inancım daha da çok artıyor. En çok fotoğrafları nasıl çektiğimi merak ediyorlar. Evde bu iş için aldığım bir prova mankeni var, fotoğrafları bunun üzerinde çekiyorum profesyonel makinemle. Aslında Moda Fotoğrafçılığı eğitimimi de işin içine katmak için canlı modelle outdoor çekimler yapmak hayalim ama ne yazık ki iş, okul derken buna vakit bulamıyorum şimdilik.

Eminim, insana yardım et diyenler de olmuştur. Bu konuya bakış açın nasıl? Nasıl cevaplıyorsun bu soruları?

Evet insanlara neden yardım etmiyorsun diyenler oluyor. Aslında bunun cevabını blogta çok açık veriyorum ama yinede neden barınaklar diye soranlara ; “çünkü Aslı’nın Dolabı buradaki kıyafetleri alamayacak kişilerin asıl ihtiyaçlarının bu kıyafetler olmadığını düşünüyor. O yüzden de ihtiyacı olan kişilere ihtiyacı olmayan kıyafetler vermek yerine bu kıyafetleri barınaklara yapacağınız küçük bağışlar karşılığında sizlere hediye ediyor. Dilerseniz bağış karşılığı size gönderilen bu kıyafetleri bunlara ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz kişilere siz dağıtabilirsiniz. Böylelikle hem kurumlara hem de kişilere yardım etmiş olursunuz.” diyerek cevap veriyorum. Blogumda bir “Barınaklardan Haberler” bölümü var, bu soruyu soran kişilerden bu sayfaya göz atmalarını rica ediyorum ve hala barınaklara bağış yapmak istemiyorlarsa alternatif kurum olarak belirlediğim Çağdaş Yaşamı Destekleme derneğine bağışta bulunabiliyorlar. Aslı’nın Dolabı yardım edebileceği her canlıya yardıma hazır.

Bu yazıyı okuyan pek çok hayvansever olacak. Projene nasıl destek verilebilirler? Neler yapabilirler?

Projeye destek olmak isteyen hayvanseverler öncelikle blogtan alışveriş yapıp bağış yaparak katkıda bulunabilirler. Eğer bunu yapamıyorlarsa giymedikleri yeni durumdaki kıyafetlerinden bir parça Aslı’nın Dolabı’na gönderebilir yada sosyal medyada Aslı’nın Dolabı’nı hakkında konuşup, word of mouth yaratarak bile katkıda bulunabilirler.

Sana ait iletişim bilgisi paylaşabilir misin?

Benimle iletişime geçmek için bana aslinindolabi@gmail.com adresinden mail atabilirler.

Fikrimühim’in mühim blogları arasına giren Aslı’nın Dolabı Projesine ulaşabileceğiniz adres: http://aslinindolabi.blogspot.com

Twitter Adresi: http://twitter.com/AslininDolabi

Facebook Sayfası: http://on.fb.me/AslininDolabi

Yuva Arayanlar

Kola Kutusu

İsmi Kola kutusu çünkü onu klinikten aldığımızda kola kutusu ağırlığındaydı. Koca bir kızdı ama gözle görünen kemikleri dikkati çekiyordu. Veteriner kliniğine getirilmiş ama yememek için direnmiş bu kız. Geçici yuvaya teslim edildi. Geçici yuvada gördüğü ilgi ve sevgiyle artık kola kutusu ondan hafif :) Kalıcı yuvasına gitmeye hazır kızımız cok kibar, cok cici yemeğini yiyor, suyunu içiyor. tuvaletin yeri değişse de buluyor. biraz geveze =) sürekli mırıl mırıl. enteresan sesler çıkarıyor. Kucakta uyumayı seviyor, yatakta da yanınızda yatmayı. Hala hassas kızımız ona çok iyi bakacak ömürlük ailesini arıyoruz. İletişim :0530 222 03 48

 

 

Çöp Bebekleri

Onlar bir kutu içinde çöpe atıldılar. Anneleri, tekmelenmesine rağmen bırakmadı yavrularını. Bırakamadı. Kendisini siper etti kutuya, gördüğü şiddete rağmen kaçmadı. Sonunda bir abla uzattı elini ona ve yavrularına. Güvenli bir yerde büyüdü bebekler. Ama artık yuvalanma zamanları geldi de geçiyor. Bu bebekler yeniden çöp bebeği olmasın, onlara yuvanızı açın. İletişim: finduilase@gmail.com

 


 

Kahve, Tuzla Rehabilitasyon Merkezi”nde kalan 3 bacaklı bir kurt köpeği. Geçirdiği kaza sonrası 3 bacaklı kalan Kahve geçen yıl sahiplendirildi. Ancak, sahipleri geçtiğimiz Mart ayında ‘apartmanda istenmediği’ gibi gerçekçi olmayan bir bahane ile geri getirdiler. Çocuklarla arası iyi olan, sağlık sorunu olmayan 3 bacaklı Kahve”nin sevileceği bir eve ihtiyacı var. İletişim: Deniz Hanım – 0532 627 02 38

 

 

 

3 Bacaklı Kızımız da TRM”de kalıyor. Ancak şartlar onun için hiç de uygun değil. Onun düzenli ve rahat bir ortama, en önemlisi sevgiye ihtiyacı var. 1,5 yaşındaki dişi kızımız tam 1 senedir barınakta yaşamaya çalışıyor. Normal bir köpekten hiç bir farkı yok. Koşuyor, zıplıyor o da. Güvenli bir eve ihtiyacı var. İletişim: Deniz Hanım – 0532 627 02 38

 

 

 

Casper ve Ice bir televizyon kanalının önünde bulunan bulunduklarında 20-30 günlüklerdi. Yuvalandılar hemen. Çocuk düşünen aile onları geri verdi 3 ay sonra. 4 aylıklarken Tekrar yuvalanan ikisi de erkek pisilerimiz bugün 8 aylıklar ve yeniden yuvalarından ayrılmak zorundalar. Sahiplenen arkadaşımızın ailesinin kedileri istememesinden bütün gün bir odada kapalı kalıyorlar. Bu şanssız dünya güzelleri yeni yuvalarını arıyorlar. Kısırlaştırma şartı ile yuvalandırılacaklar. Casper ve İce ikiside erkek 8 aylık aşılı, karneli, tuvalet eğitimli. İletişim : 0530 222 03 48, saat 18:30 dan sonra arayınız

 

Burcu Tüzün


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here